Ara
Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri MHP'li Erkan Akçay: İthal kömür ısrarı nedeniyle yerli madenler kapanıyor

MHP'li Erkan Akçay: İthal kömür ısrarı nedeniyle yerli madenler kapanıyor

MHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa’nın Soma ilçesinde parti teşkilatı ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya geldi. İthal kömürde ısrar edilmesinin yerli üretimi daralttığını ve maden ocaklarının kapanmasına neden olduğunu belirten Akçay, bunun yerine üreticiye destek olunmasını ve yerli üretimin artırılması gerektiğini söyledi.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Soma’daki program kapsamında ilk olarak MHP İlçe Teşkilatı’nda partililerle buluşan Akçay, ardından Soma TSO’da oda, kooperatif ve STK temsilcileriyle bir araya geldi. Sendika ziyaretleri, Ege Linyitleri İşletmesi ve Soma Termik Santrali temaslarının ardından teşkilat binasında açıklamalarda bulunan Akçay, Soma Termik Santralinin ülke için önemine vurgu yaptı. Akçay, “Ülkemizde enerji üretimi denilince akla gelen ilk yerlerden biri de Soma Termik Santralıdır. Soma Kömür Havzası, 600 milyon ton görünür rezerv ve yıllık 10 milyon ton üretim miktarı ile başta Soma olmak üzere Türkiye ekonomisine önemli miktarda katma değer yaratmaktadır” dedi. 

KÖMÜR İTHALATINA YILLIK 5 MİLYAR DOLAR HARCANIYOR

Konuşmasında ithal kömürün üretimi daralttığına, ocakların kapanma riski altında olduğuna ve sektördeki belirsizliklerin madenciler üzerinde ciddi stres yükü oluşturduğuna da değinen Erkan Akçay, “Her yıl ortalama kömür ithalatına 5 milyar dolar harcanmaktadır. Bunun yarısı ile yerli kömürcüyü sübvanse etseler istihdam genişleyecek, üretici rahatlayacak, dışarıya da döviz gitmeyecek. İthal kömür nedeniyle üretimin daralması, ocakların kapanma riski, vardiyaların azaltılması, üretici firmaların konkordato ilan etmesi, iş güvencesine dair belirsizlikler ve sürekli “yarın ne olacak” endişesi, madencinin üzerinde ciddi bir stres yükü oluşturmaktadır. İthal kömür sadece yerli kömürü değil, madencinin moralini, motivasyonunu ve can güvenliğini de tehdit etmektedir” diye konuştu.

“MADENCİLİĞE RANT OLARAK YAKLAŞMAK AHLAKİ DEĞİL”

Akçay, madenciliğin dünyanın en zor ve tehlikeli meslekleri arasında yer aldığına vurgu yaparak, “Madenciliğe rant olarak yaklaşmak insani ve ahlaki değildir. Madencilikte esas olan, çıkardığımız ürün miktarından önce iş sağlığı ve işçi güvenliğidir. Madencilerimizin güvenli bir çalışma ortamına kavuşması için bütün gayreti ve mesaimizi harcamamız gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Konuşmasında 2014 yılındaki Soma maden faciası sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) kurulan araştırma komisyonunun raporuna ve maden mevzuatındaki değişikliklere de değinen Akçay, konuşmasını şu şekilde devam ettirdi: “Bu rapor çerçevesinde madencilerimizle ilgili birçok düzenleme gerçekleştirdik. Cumhur İttifakı olarak madencilerle ilgili yaptığımız düzenlemeler. Yer altında madencilerimizin ücretini asgari ücretin iki katına çıkardık. Yeraltında çalışan madencilerimizin çalışma süresini ‘günlük en fazla yedi buçuk, haftalık en fazla otuz yedi buçuk saat’ olarak sınırlandırdık.

20 YIL ÇALIŞAN MADENCİ EMEKLİ OLACAK

Yeraltında en az 20 yıl çalışmış olanlar madencilerimizin emeklilik yaş sınırını 55 yaştan 50 yaşa indirdik. Madenlerde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini artırdık. · Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem aranma şartını kaldırarak işe iade davalarında yer altında çalışanların lehine düzenleme yaptık. İşverenlere; ‘alt işverenin işçilerin ücretini ödeyip ödemediğini kontrol etme, ödenmeyen ücretleri alt işverenin hak edişlerinden keserek işçilerin banka hesabına yatırma yükümlüğü’ getirdik. Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere, olağanüstü haller ve zorunlu nedenler dışında fazla çalışma yaptırılmasını engelledik. Olağanüstü haller ve zorunlu nedenlerle yaptırılan fazla çalışmalarda saat başına ödenecek ücretinin yüzde yüz artırılarak ödenmesine yönelik düzenleme yaptık. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin sürelerini artırdık.

ŞEHİT MADENCİLERİN BORÇLARI SİLİNDİ

Alt işverenler değişse de asıl işveren değişmediği sürece çalışanların yıllık izin sürelerinin aynı işyerinde çalıştıkları süre dikkate alınarak hesaplanmasına yönelik düzenleme yaptık. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda değişiklikler yapılarak madenlerde iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini artırdık. Rödövans sözleşmesiyle yeraltı maden işletmeciliği yapan şirketlere ait mallara TMSF tarafından el koyulması, gelirlerin öncelikle bu şirketlerde çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve diğer ücretlerinin ödenmesinde kullanılmasına yönelik düzenleme yaptık. 13 Mayıs 2014 tarihindeki Soma Maden kazasında hayatını kaybedenlerin kuruma olan tüm borçlarını sildik. 

AİLELERE MAAŞ BAĞLANDI

Şehit madencilerimizin anne ve babasına maaş bağladık, aileden bir kişiye kamuda istihdam hakkı verdik. Soma Kömür İşletmesi tarafından işletilen Eynez Maden Ocağı’nda çalışanların ihbar ve kıdem tazminatlarının Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik düzenleme yaptık. 23 Temmuz 2020’de çıkardığımız 7252 sayılı Kanunun ile, 4857 Sayılı İş Kanunu’na geçici 11. maddeyi ekleyerek Soma Kömür İşletmeleri tarafından rödövans yöntemiyle işletilen Işıklar, Geventepe ve Atabacası’nda çalışan madencilerimizin kıdem ve ihbar tazminatlarını ödedik. Uyar Madencilik tarafından rödovans usulü ile işletilen Darkale Ocağında çalışmakta iken, işten çıkarılan ve tazminatlarını alamayan yaklaşık 840 madencimizin, kıdem ve ihbar tazminatları 18 Kasım 2021 tarihinde Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından ödenmiştir.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *