Saadet Partisi Manisa’da 6. Olağan İl Kongresini gerçekleştirdi. Mevcut Başkan Zekayi Yılmaz’ın tek aday gösterildiği seçim Ferdi Zeyrek Millet Çarşısında gerçekleştirildi. Partililerin yoğun ilgi gösterdiği kongreye Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da katılım gösterdi. Kongredeki konuşmasında Manisa’nın tarım kenti olduğunu dile getirerek son dönemlerde Manisalı çiftçinin çektiği zorluklara Arıkan, “Manisa tarih boyunca tarımın, bereketin şehri olan bir belde. Fakat bugün Manisa'mız tarımın can çekiştiği, çiftçinin ise tarlasını, traktörünü satma aşamasına geldiği bir dönem yaşıyor. Bakıyorsunuz Gediz, Bakırçay, Alaşehir, Salihli, Turgutlu gibi birçok şehirde çok kıymetli ovaları olan bir şehir. Ama dönüp Manisalı çiftçimize bakıyoruz. Tarlada kalan domatesi için sitem içinde. Üzülerek söylüyorum. Bugün Gediz Nehri'miz can çekişiyor. Bilim insanları yıllardır uyarıyor. Ancak bu tehlike karşısında kayda değeri bir önleminin alınmadığını üzülerek görüyoruz. İktidarı bir kez daha uyarıyorum! Sakın ha bu işi küresel ısınma diyerek sorunu sümen altı etmeye kalkışmayın. Çünkü Manisa demek Gediz Nehri demektir. Gediz'in ehli demek bereket demektir, bolluk demektir” diye konuştu.

ANKARA’NIN GÜNDEMİ ANADOLU İLE ÖRTÜŞMÜYOR
Konuşmasında Manisa’nın 7 farklı organize sanayisi ile üretim üstü haline geldiğini, Manisa’daki sanayinin Türkiye ve Avrupa için önemli bir yer edindiğini hatırlatan Arıkan, artan enflasyonun sanayi sektörünü olumsuz etkilediğini dile getirdi. Emekli ve asgari ücretlinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çeken Arıkan, Ankara’nın gündemi ile Anadolu’nun gerçek gündeminin örtüşmediğini söyledi. En düşük emekli maaşının asgari ücretle aynı seviyede olması gerektiğini dile getiren Genel Başkan Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anadolu'yu karış karış geziyoruz. Ankara'nın gündemiyle Anadolu'nun, Manisa'mızın gündeminin uzaktan yakından alakası yok. Ankara'da emekliye gariban diyenlerle Anadolu'da 3 kuruş maaşla geçinmeye çalışan emeklerin dertleri aynı değil maalesef. 23 yıl önce hiçbir siyasetçi emekliye gariban diyemezdi. Çünkü o emekli arabasını alırdı, evini alırdı, gül gibi geçinebilirdi. Şimdi üç kuruş zam muhtaç hale getirdiler emeklilerimizi. Biz mecliste söyledik. Kanun teklifimizi verdik. Buradan yine söylüyorum. En düşük emekli aylığı en azından asgari ücret seviyesine yükseltilmeli. Prim ödemelerine göre kademeli oranlarda tüm emeklilerimize zamlar yapılmalı. Bunun için imza kampanyası düzenledik.

CUMHURBAŞKANI DANIŞMANLARINI GÖZDEN GEÇİRMELİ
Yapılan zamdan dolayı tepkiler durmayınca Sayın Cumhurbaşkanı hafta içinde çıktı dedi ki: ‘Biz iktidara geldiğimizde en düşük emekli maaşı 66 liraydı.’ Biz bir şüphelendik. Burada bir yanlışlık var dedik. Arkadaşlarımız kısa bir araştırma yaptılar. Araştırma sonucunda 2002 yılında en düşük emekli maaşının 216 lira olduğu ortaya çıktı. Bunu araştırmak zor bir şey değil ki. Bu danışmanları da Sayın Cumhurbaşkanının gözden geçirmesi gerekiyor. İktidar göreve geldiğinde emeklilerimiz maaşı ile 8 tane çeyrek altın alabiliyorlardı. Bugün ise sadece 2 tane bile alamıyor. Asgari ücretlerimizin feryadını da duyuyoruz. Bu hükümet 2002 yılında işbaşına geldiğinde asgari ücret 184 liraydı. Asgari ücretle tam 7 tane çeyrek altın alınabiliyordu. Bugüne geldiğimizde ise zar zor 2 tane alabiliyor. Burada bir şey dikkatinizi çekti mi? Asgari ücret 184 emekli maaşı 226 lira. Yani emeklinin aldığı maaş asgari ücretten daha fazla indi. Bugün daha aşağıdaki bir rakamdan bahsediyoruz. 23 yılda milletimizin elinden bu beş altını kimler aldı?

“BU ÜLKEDE AHLAK PROBLEM VAR”
Geçtiğimiz hafta bu iktidar 20 milyar liralık borca tam 260 milyar lira faiz ödedi. Tam anaparanın 13 katı fazla faiz ödendi. 1062 lira yaptıkları emekli zammının maliyeti ise sadece 70 milyar. Faize para var fakat 40 yıl çalışmış, bu memleket için emek harcamış büyüklerimize para yok. İktidar emekliyi yük olarak görüyor. İşte biz bunun için diyoruz ki bu ülkede para sorunu yok. Bu ülkede faiz sorunu var. Bu ülkede kaynak sorunu yok. Bu ülkede ahlak problem var. Bir kez daha söylüyorum. Faize değil, alım terine yönelim. Ranta değil, üretime yönelim. Yolsuzluğa değil, adil bölüşme yönelim. Betona değil, toprağa yönelim. Lobilere değil, Milli üretime yönelin. Ve en önemlisi haram değil, helale yönelin” ifadelerini kullandı.

“SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İÇİN 100 GÜN YETER”
Konuşmasında iktidara geçmeye hazır olduklarını dile getiren Başkan Arıkan, seçilecekleri takdirde Türkiye için hazırladıkları 41 tane master projelerinin oldu



ğunu, bu projelerin her alanda reform yapabilecek yenilikler içerdiğini, 81 ilde güçlü sanayi kurulmasını sağlayacaklarını ve bunları yapmak için gerekli kaynakların hazır olduğunu söyledi. Arıkan, “Saadet Partisi iktidarında bahane üretenlerin değil, çözüm üretenlerin iktidar olacağız. Manisa'da hemşerilerden aldığım güçle söylüyorum ki iktidara geldiğimiz ilk 100 günde yıllardır halının altına sürülen ne varsa hepsini ortaya çıkaracağız” diye konuştu.