Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Şaşılıkta erken tanı yaşam kalitesini artırır

Şaşılıkta erken tanı yaşam kalitesini artırır

Manisa Özel Grandmedical Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Sami İlker, şaşılıkta erken teşhis ve doğru tedaviyle hem görme kaybının önlenebileceğini hem de yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. Özellikle çocukluk çağında fark edilen şaşılığın gecikmeden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan İlker, “Şaşılık yalnızca gözlerin farklı yönlere bakması değildir. Tedavi edilmediğinde kalıcı görme tembelliğine kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabilir.” dedi.

Şaşılıkta erken tanı yaşam kalitesini artırır
KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 3 dk

Şaşılığın, iki gözün aynı hedefe birlikte odaklanamaması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Manisa Özel Grandmedical Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Sami İlker, “Normalde iki göz aynı noktaya bakar ve beyin bu iki görüntüyü tek bir görüntü haline getirir. Şaşılıkta ise gözlerden biri farklı yöne kaydığı için bu uyum bozulur. Kayma sürekli olabileceği gibi zaman zaman da ortaya çıkabilir” diye konuştu. Şaşılığın içe, dışa, yukarı ya da aşağı kayma şeklinde görülebileceğini belirten İlker, bazı hastalarda yalnızca yorgunluk sırasında veya dalgın anlarda kaymanın belirginleşebildiğini söyledi.

ÇOCUKLARDA ERKEN TEŞHİS BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Şaşılığın en sık çocukluk döneminde görüldüğünü dile getiren İlker, ailelerin özellikle ilk yıllarda çocuklarını dikkatle gözlemlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuklarda ilk 6-7 yaş, görme sisteminin gelişimi açısından kritik dönemdir. Bu süreçte ortaya çıkan şaşılık tedavi edilmezse göz tembelliği gelişebilir. Göz tembelliği oluştuğunda ilerleyen yaşlarda tedavisi çok daha zor hale gelir. Bu nedenle aileler çocuklarının gözlerinde kayma fark ettiklerinde 'büyüyünce düzelir' düşüncesiyle beklememeli, mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurmalıdır” şeklinde konuştu.

ÇİFT GÖRME EN ÖNEMLİ BELİRTİLERDEN BİRİ

Şaşılığın yalnızca çocukluk hastalığı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. İlker, yetişkinlerde de çeşitli nedenlerle ortaya çıkabildiğini söyledi. Prof. Dr. İlker, “Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, beyin damar hastalıkları, kafa travmaları, tiroit hastalıkları ve bazı sinir sistemi rahatsızlıkları yetişkin yaşta şaşılığa neden olabilir. Böyle durumlarda altta yatan hastalığın araştırılması büyük önem taşır” ifadelerini kullandı. Şaşılığın belirtilerinin yaşa göre değişebildiğini de belirten Prof. Dr. İlker, özellikle yetişkinlerde çift görmenin en önemli şikâyetlerden biri olduğunu söyledi.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR

Şaşılık tedavisinin tek tip olmadığını belirten Prof. Dr. İlker, hastalığın nedenine göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini ifade etti. Prof. Dr. İlker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastaya göre gözlük tedavisi, kapama tedavisi, prizmatik camlar, ortoptik egzersizler veya cerrahi tedavi uygulanabiliyor. Özellikle çocuklarda gözlük kullanımı bazı şaşılık türlerinde kaymayı tamamen düzeltebilir. Cerrahi ise göz kaslarının dengesini yeniden sağlamak amacıyla uygulanıyor. Şaşılık ameliyatlarının amacı sadece gözleri düz göstermek değildir. İki gözün birlikte çalışmasını sağlamak, derinlik hissini geliştirmek, çift görmeyi ortadan kaldırmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak da tedavinin temel hedefleri arasındadır.”

DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ İHMAL EDİLMEMELİ

Özellikle okul öncesi dönemde tüm çocukların ayrıntılı göz muayenesinden geçirilmesini öneren Prof. Dr. Süleyman Sami İlker, “Her çocuk şaşılığı olmasa dahi; 0, 2, 4, 6 yaşlarında göz muayenesi olmalı. 7 yaşından sonra, gözde tembelliğin tedavisi mümkün olmuyor. Şaşılık ne kadar erken teşhis edilirse tedavi başarısı o kadar yükselir. Ailelerin çocuklarının göz sağlığını düzenli takip ettirmeleri, yetişkinlerin ise ani gelişen göz kaymalarını ve çift görmeyi önemsemeleri gerekir. Erken tanı, hem görmenin korunması hem de yaşam boyu oluşabilecek sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız