Özel bir hastanede ambulans şoförü olarak çalışan işçinin açtığı alacak davası, 24 saatlik vardiyalarda fazla mesainin nasıl hesaplanacağı tartışmasını Yargıtay’a taşıdı. Yüksek Mahkeme, işçinin vardiyanın tamamında kesintisiz çalıştığının kabul edilemeyeceğine hükmetti.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre 24 saatlik çalışma düzeninde, uyku ve zorunlu ihtiyaçlar için ayrılan süreler dikkate alındığında işçinin fiilen en fazla 14 saat çalıştığı kabul edilmeli. Yasal günlük sınır olan 11 saati aşan 3 saat ise fazla çalışma hesabına eklenmeli.
Davacı işçi; fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini belirterek iş sözleşmesini feshetti. Kıdem tazminatı, ücret, prim, yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram ile genel tatil alacaklarının ödenmesini istedi.
İlk derece mahkemesi, ambulans şoförünün belirli bir dinlenme ve uyku saatinin bulunmadığı gerekçesiyle 24 saatlik vardiyadan yalnızca dört saat ara dinlenmesi düşürdü. Böylece günlük fiilî çalışma süresini 20 saat olarak kabul ederek davayı kısmen onayladı.
Bölge Adliye Mahkemesi de sağlık sektöründe her an acil görev çıkabileceğini ve işçinin uyuma imkânı bulunmadığını değerlendirerek hesaplamayı esas yönünden uygun buldu.
Yargıtay, ambulans şoförünün yaptığı işin niteliği gereği vardiya sırasında uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceğini belirtti. Dairenin yerleşik uygulaması doğrultusunda fiilî çalışma süresinin 14 saat kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldı.
Karar, 24 saatlik vardiyayla çalışan herkese koşulsuz olarak üç saat fazla mesai ödeneceği anlamına gelmiyor. Çalışma biçimi, dinlenme imkânı, görev yoğunluğu, işin niteliği, vardiya kayıtları ve ücret bordroları her davada ayrı değerlendiriliyor.
İşçinin vardiya boyunca kesintisiz çalıştığını gösteren somut kayıtlar bulunması halinde hesaplama değişebilir. Buna karşılık dinlenme ve uyku imkânının bulunduğu işlerde 24 saatin tamamının çalışma süresi sayılması mümkün değil.
Ücret bordroları neden önemli?
Yargıtay, dava dosyasında işçiye ait ücret bordroları bulunmasına rağmen bunların mahkeme tarafından incelenmediğini tespit etti. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bordrolarda tahakkuk ettirilip ettirilmediğinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Bordroda fazla mesai ödemesi görünüyorsa bu tutar hesaplamada dikkate alınmalı. Ancak belgenin imzalı olup olmadığı, işçinin ihtirazi kayıt koyup koymadığı ve ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenmeli.
Yıllık izin günleri hesaptan çıkarılacak
Bozma kararının ikinci önemli başlığı yıllık izin dönemleri oldu. Yargıtay, işçinin izinli bulunduğu günlerde fiilen çalışmadığı için bu günlerin fazla mesai hesabına katılamayacağını vurguladı.
Dosyada işçinin 28 gün yıllık izin kullandığı bilgisi yer aldı. Buna rağmen söz konusu günlerin fazla çalışma hesabından çıkarılmaması bozma nedeni sayıldı.
Karar tüm vardiyalı çalışanları nasıl etkiler?
Karar özellikle hastane, ambulans, güvenlik, bakım ve benzeri alanlarda 24 saatlik vardiyayla çalışan işçilerin alacak davaları açısından önem taşıyor. Bununla birlikte karar yeni bir kanun değişikliği değil; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin somut davada uyguladığı ve yerleşik olduğunu belirttiği hesaplama yaklaşımı.