Ege bölgesinde tarımsal sulama ve balıkçılık yönünden önemli bir yere sahip olan Marmara Gölü, iklim değişikliği ve kuraklık, vahşi sulama ve sulama sezonlarında yapılan yanlış planlama nedeniyle üç yıl önce tamamen kurudu ancak gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.
Ege bölgesinde tarımsal sulama ve balıkçılık yönünden önemli bir yere sahip olan Marmara Gölü, iklim değişikliği ve kuraklık, vahşi sulama ve sulama sezonlarında yapılan yanlış planlama nedeniyle üç yıl önce tamamen kurudu ancak gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.
Gema vakfı Genel Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu ve Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşan Araştırma Geliştirme gurubu önceki gün Tekelioğlu Köyü sakinleriyle buluştular. Bu buluşmada İngiltere La Times Gazetesi muhabiri Hannah Smith ile Hürışık Gazetesi Muhabiri Süleyman Arasan ’da yer aldı.
“Gördes Barajı hizmete girdi göl kurudu”
Köy sakinleri ,”Marmara Gölü’nün ana su kaynağı olan Gördes Çayı’nın üzerine bölgedeki arazileri sulama ve İzmir'e içme suyu temini amacıyla Baraj inşa edildi. Barajın hizmete girmesiyle birlikte göle su verilmesi kesildi. Belirli zamanlarda verilen su yetersiz kaldı. 2015 yılından sonra Göl’ün suları çekilmeye başladı. Üç yıl öncede göl tamamen kurudu. Aslında Baraj yapılmadan önce yapılan incelemelerde kömür madeni yatağı olduğunu ve su tutmaz raporu verdi. Diğer mühendis olumlu rapor verdi. Baraj yapıldı. Gelinen noktada barajın kendine faydası olmadığı gibi hiç kimseye de faydası yok. Baraj yapılmadan önce Gördes Çayı’ndan göle çok su geliyordu. Günümüzde ise tarım alanına dönüştürüldü. Yetkiler iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle Marmara Gölü’nün kuruduğunu belirtiyorlar. Bize göre iklim değişikliği ve kuraklık bahane, vahşi sulama ve DSİ yetkililerinin sulama sezonlarında yaptıkları yanlış planlama gölün tamamen kurumasına neden oldu. Bugün için tarım arazisine dönüştürülen Marmara Gölü'nü kurtarmak için Devlet Su İşleri 2'nci Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan planlama ve proje çalışmaları tamamlandığı ve Aralık ayında ihaleye çıkacağı, proje kapsamında yapılacak olan 5 regülatör aracılığıyla göle, 25 milyon metreküp su getirilmesi hedeflendiği belirtiliyor. Kuraklık sebebiyle kuruyan ve uzun süredir akıbetine karar verilemeyen Marmara gölü dört kurum arasında yapılan protokolle TİGEM’e devredilmesiyle gölün tekrar eski günlerine dönmesi söylemine inanmıyoruz.”dediler.
“Köyden büyük şehirlere göç başladı”
Göl havzasında balıkçılığın önemli geçim kaynağı olduğunu belirten Tekelioğlu Köyü muhtarı Selim selvioğlu , " Marmara Gölü, tarımsal sulamada ve balıkçık yönünden önemli bir yere sahipti. Göl çevresinde yer alan kamışlık- sazlık alanlar insanların kullanım amaçlı kaynaklarıydı. Marmara Gölü, doğal doğal halindeyken balıkçı tekneleriyle yılda yaklaşık 100 ton balık avlanmaktaydı. Gölün kuruması bizlerde pisikolojik etki yarattı. Köyden büyük şehirlere göç başladı. Özellikle genç nüfus köyü terk etti. Eski balıkçılar olarak Kazım Eresen, Cem Eresen, erkân Kerse, Rafet kerse, Ahmet Pekkara, selim selvioğlu ve Burhan Çetin kaldı. Balıkçılık yaptığımız tekneleri ve malzemeleri yok pahasına sattık. Göl olmaksızın bu insanların normal yaşamlarına devam etmesi neredeyse olanaksızdır. Göller, sağladığı çeşitli ekonomik etkinlikler yolu ile insanların günlük yaşamlarına adeta damgasını vurmuş durumdadır. Gölü çevreleyen alüvyal topraklar çok verimliydi ve adeta bölgenin tarım merkeziydi" dedi.
Balıkçılık ise tamamen bitti
İki yıl öncesine kadar köyde don olayı nedir bilmediklerinin bilmediklerini belirten Selvioğlu, gölün kurumasının ardından gerçekleşen don olayı çiftçiye büyük zarar vermekte olduğunu söyledi.
Kendilerine üzüldükleri kadar bölgedeki hayvanlara da üzüldüklerini belirten Selvioğlu, su kaplumbağalarının su içmek için gölden köy çeşmesine kadar gittiklerini dile getirdi.
Marmara Gölü’nün kuruması ile geriye yürek burkan manzaranın kaldığını belirten Selvioğlu, “Bizim gibi çevredeki 6 köyün de geçim kaynağı olan Marmara Gölü kurudu. Ne bağlarımızı ne de zeytinlerimizi sulaya biliyoruz. Balıkçılık ise tamamen bitti. Kuşlar, kanatları olduğu için uçup gittiler. Malesef su kaplumbağaları köyün sokaklarına sığındılar. Birkaç ay önce bir sürü kaplumbağa izine rastladım. Takip ettim köyün meydanındaki çeşmeye doğru gidiyorlardı. Baktığımızda çeşmenin etrafındaki su birikintilerinin içerisi su kaplumbağaları ile dolmuştu. Yaşamlarını küçücük su birikintileri içerisinde devan ettirmeye çalışıyorlar. Komşularla beraber bizde sebze parçaları atarak yiyecek ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz” dedi.
“ Sorumluları Mahkemelerde hesabını verecekler “
Gema Vakfı Genel Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu, ”Ege bölgesinde tarımsal sulama ve balıkçılık yönünden önemli bir yere sahip olan Marmara Gölü, iklim değişikliği ve kuraklık, vahşi sulama ve sulama sezonlarında yapılan yanlış planlama nedeniyle üç yıl önce tamamen kurudu. Ancak gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Gördes Barajı yapılırken ne yazık ki Marmara Gölü düşünülmemiş. Dönemin Tarım ve orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin talimatı ile Marmara Gölü’nden Manisa ve Menemen’e su bırakılarak tamamen kurumasına neden oldu. Kaderine terk edilen Marmara Gölü üç yıl içeresinde tamamen kurudu. Oysa Protokole göre Gördes Barajı’ndaki suyun yüzde 60’ı İzmir Büyükşehir Belediyesine içme suyu olarak verilmesi, yüzde 40’ı Marmara Gölüne verilmesi gerekiyor. Maalesef Gördes Barajı’ndan Marmara Gölü’ne hiç su gelmiyor. Kuruması ile birlikte Marmara Gölü kenarındaki Tekelioğlu hariç diğer köylerde yaşamını çiftçilik yaparak yaşamını sürdüren çiftçiler tarafından tarım arazisine dönüştürüldü. Manisa Valiliği, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokol gereği 2023 yılının başından itibaren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Marmara Golü çöl oldu. DSİ Genel Müdürlüğü, DSİ 2’nci Bölge Müdürlüğü Marmara golünü yok ettiler. Kuşları, sazan balıklarını, kaplumbağaları bitirdiler. Tüm canlıları yok ettiler. Balıkçılar aç ve işsiz kaldılar. TİGEM Genel Müdürlüğü şu an Buğday ekiyorlar. Dava açtık. Sorumluları Mahkemelerde hesabını verecekler ”dedi.
“Tahlil sonuçları bizi haklı çıkaracaktır”
Gema Vakfı Başkanı Şener Kilimcigöldelioğlu, ”Vakıf olarak biz bu projenin hayata geçirilmesi için mücadele ettik. Sonuç olarak bizim dediğimiz oluyor. Yeşilkavak’tan Turgutlu’ya kadar olan kısımda Kış aylarında Bozdağ’dan gelen yandere ve çayların Ahmetli Regülatörüne oradan da Kendirlik Marmara gölü İletim Kanalına otopomp sistemi ile göle su verilmesini talep ettik. Akan suların kirli olduğunu öne sürerek sadece Salihli’de akan Gümüş, Çakallar, Kurşunlu ve Sart olmak üzere 5 çaydan 25 milyon metreküp su basılması için proje hazırlanıyor. Temennimiz projenin hayata geçirilmesi. Biz O bölgeden gelen yan derelerin yaz ve kış sularından numune alıp özel laboratuvarda analiz yaptıracağız. Tahlil sonuçları bizi haklı çıkaracaktır ”dedi.
HABER MERKEZİ