Yaz aylarının o cıvıl cıvıl düğün sezonu kapıya dayandı. Evlilik hazırlığındaki çiftler bütçelerini denkleştirip İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerin o meşhur moda evlerinin yolunu tutmaya başladı. Ancak hayatlarının en anlamlı günü için kusursuz modeli arayan gelin adaylarını vitrinlerin ardında çok tatsız bir sürpriz bekliyor. Eskiden müşteriyi içeri çekmek için ikram üstüne ikram yapan mağazalar, şimdilerde sadece kıyafeti kabinde denetmek için bile akıllara durgunluk veren ücretler talep ediyor. Nasıl mı? Düpedüz "Deneme Tarifesi" adı altında bir sistem kurularak.
İnanılır gibi değil ama durum tam olarak bu. Bir mağazaya girip "Şu modeli üzerimde görebilir miyim?" dediğiniz an önünüze bir fiyat listesi konuluyor.
Semtine, caddesine ve moda evinin sözde 'prestijine' göre değişen bu akılalmaz tarife 500 liradan başlayıp tam 5.000 TL'ye kadar tırmanabiliyor. Üstelik bu tuhaf sistem sadece o kabarık beyaz gelinliklerle sınırlı kalmamış. Söz ve nişan törenleri için abiye kıyafet arayan vatandaşlar da aynı duvarla karşılaşıyor. Denemek istediğiniz kıyafetin ağırlığına ve işlemesine göre fiyat çeken esnaflar, "3 modele kadar ücretsiz, sonrası parayla" gibi kendi içlerinde garip kurallar bile uydurmuş durumda.
Elbette mağaza yetkilileri bu durumu "Siparişi verirseniz deneme ücretini toplam fiyattan düşüyoruz" diyerek savunmaya çalışıyor. Fakat asgari ücretli bir çalışanın maaşının dörtte birini sırf bir elbiseyi 5 dakika giyip çıkarmak için ödemesi fikri neresinden tutarsanız tutun elde kalıyor.
Meselenin bir de ana maliyet boyutu var. Zaten deneme ücretiyle morali bozulan çiftler, gelinliğin asıl fiyatını duyduğunda ikinci bir şok dalgası yaşıyor.
Piyasada en sıradan gelinliklerin satış fiyatı 30 bin liralardan başlayıp özel tasarımlarda 200 bin liraya kadar çıkıyor. "Ben satın almayayım, bir gece giyip iade edeceğim" derseniz de pek bir şey değişmiyor; kiralama bedelleri 25.000 liradan kapı açıyor.
Sektördeki bu başıbozukluğa hukukçulardan ve tüketici derneklerinden çok sert tepkiler yükselmeye başladı. Tüketiciler Birliği Federasyonu Başkanı Av. Bülent Deniz'in o çarpıcı benzetmesi aslında konunun özetini veriyor. Herhangi bir mağazadan pantolon ya da ceket alırken kabine girmek için para ödemediğimizi hatırlatan Deniz, gelinlikteki bu uygulamanın ne ticari ahlaka ne de Tüketici Hakları Kanunu'na sığdığını üstüne basa basa vurguluyor.