İzmir'de bir akaryakıt istasyonunda aracına hatalı yakıt doldurulan tüketici, aracında meydana gelen ağır motor arızasının ardından tamir masrafları için 59 bin 401 TL ödeme yaptı.
Mağduriyetinin giderilmesi adına Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuran araç sahibi haklı bulundu; ancak istasyonun bağlı olduğu ana akaryakıt dağıtım şirketi bu karara itiraz ederek davayı mahkemeye taşıdı.
Dosyayı inceleyen İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, dağıtıcı şirketin doğrudan kusuru bulunmadığı ve sorumluluğun yalnızca fiili dolumu yapan istasyon işletmesinde (bayi) olduğu gerekçesiyle Hakem Heyeti kararını iptal etti.
Yerel mahkemenin kararının ardından Adalet Bakanlığı devreye girerek hukuka aykırı bulunan hükmün bozulması talebiyle Yargıtay'a başvurdu.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, araca yanlış yakıt verilmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında araçtan beklenen faydayı sıfırlayan "ayıplı hizmet" niteliğinde olduğunu belirtti.
Yargıtay ilamında; bayilerin ana dağıtıcı şirketin kurumsal kimliği, tabelası ve denetimi altında hizmet sunduğuna dikkat çekilerek, sağlayıcı konumundaki dağıtıcı şirket ile bayinin ortaya çıkan tüm maddi zararlardan birlikte (müteselsilen) sorumlu tutulması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca dağıtıcı firmanın "hizmetin ayıplı verildiğinden haberdar olmaması" durumunun da yasal sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı açıkça kaydedildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebini haklı bularak İzmir 7. Tüketici Mahkemesi'nin kararını 1 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle bozdu.
Karar, sonuca etkili olmamakla birlikte bundan sonra benzer mağduriyet yaşayan tüm araç sahipleri ve tüketici mahkemeleri için bağlayıcı bir içtihat oluşturdu.