Yaşlılık, kronik hastalık veya engellilik nedeniyle günlük yaşamını tek başına sürdüremeyen kişilerin bakım giderleri için yeni bir finansman modeli gündemde. Uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının oluşturulması, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a alındı.
Planlanan sistemin evde bakım, kurumsal bakım, hemşirelik desteği ve gerekli tıbbi ekipman gibi uzun süreli hizmetlerin finansmanına katkı sağlaması hedefleniyor. Model, tedavi masraflarına odaklanan klasik sağlık sigortasından farklı olarak kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu bakımı esas alacak.
OVP’de yer alan düzenleme doğrudan uygulamanın başladığı anlamına gelmiyor. İlgili bakanlıkların yapacağı çalışmaların ardından finansman yöntemi, yararlanma şartları ve hizmet kapsamı belirlenecek.
TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfus, son beş yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı da yüzde 9,5’ten yüzde 11,1’e yükseldi.
Ancak bu rakam, 65 yaş üzerindeki herkesin yeni sigortadan otomatik olarak yararlanacağı anlamına gelmiyor. Sistemin yalnızca yaş kriterine mi dayanacağı, yoksa kişinin günlük faaliyetlerini yerine getirme kapasitesi ve sağlık durumunun da değerlendirilip değerlendirilmeyeceği henüz açıklanmadı.
Yaş sınırı, bakım ihtiyacını belirleyecek sağlık ölçütleri ve gelir kriteri bulunup bulunmayacağı yapılacak çalışmaların ardından netleşecek.
Bakım sigortası hangi hizmetleri kapsayabilir?
Üzerinde çalışılacak modelde şu hizmetlerin değerlendirilmesi bekleniyor:
- Evde bakım ve hemşirelik desteği
- Bakım merkezlerinde sunulan hizmetler
- Palyatif bakım
- Günlük yaşam faaliyetlerine yönelik destek
- Bakımda kullanılan tıbbi cihaz ve ekipman
- Uzaktan sağlık uygulamalarıyla takip
Bu hizmetlerin tamamının kesin olarak teminat kapsamına alındığına dair yayımlanmış bir mevzuat bulunmuyor. Hizmet sınırları ve ödeme koşulları hazırlık sürecinde belirlenecek.
Primleri kimin ödeyeceği belli mi?
Uzun dönemli bakım sigortasının prim oranı henüz açıklanmadı. Primin çalışan, işveren ve devlet arasında paylaştırılıp paylaştırılmayacağı da kesinleşmiş değil.
Aynı şekilde sistemin zorunlu veya isteğe bağlı olacağı, emeklilerden prim alınıp alınmayacağı ve düşük gelirli kişiler için devlet desteği sağlanıp sağlanmayacağı bilinmiyor. Bu aşamada vatandaşlardan tahsil edilecek kesinleşmiş bir prim veya ilan edilmiş bir başvuru bulunmuyor.
Özel sigorta şirketlerinin modelde üstleneceği rol de hazırlık çalışmalarının başlıkları arasında yer alıyor. Kamu güvencesi, özel sigorta desteği veya iki yapının birlikte kullanılacağı karma bir model üzerinde karar verilmesi bekleniyor.