Kiracı ve ev sahibi anlaşmazlıklarında yalnızca kira ödemesi değil, konutun nasıl kullanıldığı da belirleyici olabiliyor. Türk Borçlar Kanunu’na göre kiracının komşuları rahatsız etmesi, apartman düzenini bozması veya evi sözleşmeye aykırı şekilde kullanması tahliye sürecine yol açabiliyor.
Konut kiralamalarında tarafların hak ve yükümlülükleri yeniden gündeme gelirken, uzmanlar kiracıların “özen borcu”na dikkat çekiyor. Buna göre kiracı, taşınmazı sözleşmeye uygun kullanmak, komşuların huzurunu bozmamak ve apartman yaşamının gerektirdiği kurallara uymak zorunda. Aksi durumda ev sahibi, belirli şartların oluşması halinde hukuki süreç başlatabiliyor.
KİRACININ HANGİ DAVRANIŞLARI TAHLİYE SEBEBİ SAYILIR?
Kiracının sürekli gürültü yapması, apartman sakinlerini rahatsız etmesi, ortak yaşam kurallarına uymaması ve konutu amacı dışında kullanması tahliye gerekçesi oluşturabiliyor.
Özellikle mesken olarak kiralanan bir evin depo, iş yeri, günlük kiralık daire ya da farklı ticari amaçlarla kullanılması sözleşmeye aykırı davranış olarak değerlendirilebiliyor. Bu tür durumlarda ev sahibi, ihlalin niteliğine göre kiracıya karşı tahliye süreci başlatabiliyor.
KİRACININ ÖZEN BORCU NE ANLAMA GELİYOR?
Türk Borçlar Kanunu’na göre kiracı, kiralanan taşınmazı dikkatli ve sözleşmeye uygun şekilde kullanmakla yükümlü.
Bu yükümlülük yalnızca eve zarar vermemekle sınırlı değil. Kiracının apartman düzenine uyması, ortak alanları kurallara uygun kullanması, komşuları rahatsız edecek davranışlardan kaçınması ve taşınmazı kira sözleşmesinde belirtilen amaç dışında kullanmaması gerekiyor.
EV SAHİBİ ÖNCE YAZILI İHTAR GÖNDERMELİ
Tahliye sürecinin başlatılabilmesi için ev sahibinin genellikle kiracıya yazılı ihtar göndermesi gerekiyor.
Bu ihtarda kiracıya davranışını düzeltmesi için en az 30 gün süre tanınması şart. Kiracı bu süre içinde ihlali sona erdirmezse ev sahibi tahliye davası açabiliyor. Bu nedenle ihtarın yazılı ve ispatlanabilir şekilde yapılması hukuki süreç açısından önem taşıyor.
BAZI DURUMLARDA 30 GÜN BEKLENMEYEBİLİR
Kanunda bazı ağır ihlaller için istisna bulunuyor. Kiracının davranışları apartman sakinleri açısından yaşamı çekilmez hale getiriyorsa ya da taşınmaza kasten ağır zarar verilmişse, ev sahibi 30 günlük süreyi beklemeden dava açabiliyor.
Bu tür durumlarda mahkeme, olayın ağırlığını ve delilleri dikkate alarak tahliye talebini değerlendirebiliyor.
TAHLİYE DAVASINDA SOMUT DELİL ŞART
Uzmanlara göre tahliye için yalnızca sözlü şikayetler yeterli olmayabiliyor. Mahkemeler, iddiaların somut delillerle desteklenmesini bekliyor.
Polis veya jandarma tutanakları, apartman yönetim kararları, yazılı şikayetler, komşu tanık beyanları ve resmi kayıtlar bu süreçte önemli deliller arasında yer alıyor. Ev sahiplerinin yaşanan ihlalleri belgeleyerek hareket etmesi, dava sürecinde belirleyici olabiliyor.
KİRACILAR VE EV SAHİPLERİ İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTA
Kiracılar açısından düzenli kira ödemek tek başına yeterli görülmüyor. Konutun sözleşmeye uygun kullanılması ve komşuluk hukukuna aykırı davranışlardan kaçınılması gerekiyor.
Ev sahipleri açısından ise tahliye sürecinin usule uygun yürütülmesi büyük önem taşıyor. Yazılı ihtar, süre verilmesi ve delil toplanması gibi adımlar atılmadan başlatılan süreçlerde hak kaybı yaşanabiliyor.