Emeklilik planlamasında en sık yapılan hatalardan biri, daha fazla prim ödemenin otomatik olarak daha yüksek maaş getireceğini düşünmek. SGK Uzmanı Nergis Şimşek’e göre özellikle askerlik borçlanması gibi geçmiş dönemlere mal edilen sürelerde bu yaklaşım her zaman doğru sonuç vermiyor.
Şimşek, emekli aylığı hesabında yalnızca ödenen tutarın değil, borçlanılan sürenin hangi yıla ait sayıldığının ve o dönemin kazanç katsayılarının da belirleyici olduğunu vurguladı.
Emeklilik Statüsü Son 2520 Güne Göre Belirleniyor
SGK Uzmanı Nergis Şimşek, hem 4/a yani SSK hem de 4/b yani Bağ-Kur kapsamında çalışması bulunan sigortalıların emeklilik statüsünde 2829 sayılı Kanun’un esas alındığını hatırlattı.
Bu sistemde son 2520 gün içinde hangi statüde daha fazla prim ödendiğine bakılıyor. En az 1260 gün hangi sigortalılık türünde geçmişse, emeklilik hesabı o statü üzerinden yapılıyor. Bu nedenle emekliliğe yaklaşanların son yıllardaki prim dağılımını dikkatle takip etmesi gerekiyor.
Son 3,5 Yıl SSK’da Olanlar İçin Şartlar Değişiyor
15 Eylül 1998 sigorta başlangıcı bulunan kişiler için emeklilik koşulları, son 3,5 yılın hangi statüde geçtiğine göre farklılaşıyor.
Son 3,5 yılı 4/a yani SSK kapsamında olanlar için 25 yıl sigortalılık süresi ve en az 5900 prim günüyle yaş şartı olmadan emeklilik mümkün olabiliyor. Alternatif olarak 60 yaş, en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün şartı da gündeme gelebiliyor.
Bağ-Kur Statüsünde Gün Şartı Daha Yüksek
Son 3,5 yılı 4/b yani Bağ-Kur kapsamında olan sigortalılarda ise şartlar daha farklı hesaplanıyor.
Bu durumda yaş şartı aranmaksızın 9000 gün ya da 58 yaş ve en az 5400 gün şartı öne çıkıyor. Bu nedenle eksik primi olanlar için hangi statüden emekli olunacağı maaş ve emeklilik zamanı açısından kritik hale geliyor.
3600 Günle Emeklilikte Son 1260 Gün Detayı
Nergis Şimşek, eksik primi olan sigortalılar için en erken seçeneklerden birinin 4/a kapsamında 3600 gün üzerinden emeklilik olduğunu belirtiyor.
Ancak burada önemli bir koşul bulunuyor. Son 1260 günün 4/a kapsamında olması gerekiyor. Eksik sürelerin bir bölümü isteğe bağlı 4/b primi, askerlik borçlanması ve 4/a kapsamında çalışma ile tamamlanabiliyor.
Eksik Günler Toplu Prim Ödeyerek Kapatılamıyor
Uzman isim, emeklilik planı yapanların sık karıştırdığı bir konuya da dikkat çekti. Eksik günlerin tamamı yalnızca prim ödenerek hizmete dönüştürülemiyor.
Yani “eksik gün kadar parayı yatırıp hizmet kazanma” şeklinde genel bir uygulama bulunmuyor. Hizmet kazanımı ancak kanunda tanımlanan borçlanma hakları veya fiili çalışma üzerinden mümkün olabiliyor.
Askerlik Borçlanması Sigorta Başlangıcını Geri Çekebilir
İlk sigortalılık tarihinden önce yapılan askerlik süresi borçlanıldığında, sigorta başlangıç tarihi geriye çekilebiliyor.
Örneğin 540 gün askerlik borçlanması yapılması halinde sigorta başlangıcı 15 Mart 1997 tarihine kadar geri gidebiliyor. Bu durum hem prim gün şartını hem de emekli aylığı hesabında dikkate alınan dönemleri etkileyebiliyor.
Askerlik Borçlanmasını Yüksekten Yapmak Her Zaman Doğru Değil
Şimşek’in en dikkat çekici uyarısı askerlik borçlanmasının hangi tutardan yapılacağına ilişkin oldu. Uzman isme göre borçlanmayı tavan kazanç üzerinden yapmak bazı dosyalarda beklenen avantajı sağlamayabilir.
Çünkü askerlik borçlanması, borçlanılan döneme ait yıllara mal ediliyor. Eğer askerlik süresi 1997 veya 1998 gibi geçmiş yıllara işleniyorsa, aylık hesabında o yılların katsayıları esas alınıyor. Bu durumda yüksek ödeme, maaşa aynı oranda yansımayabilir.
Asgari Günlük Kazancın 1,6 Katı Öne Çıkıyor
Nergis Şimşek, örnek değerlendirmesinde askerlik borçlanmasının asgari günlük kazancın 1,6 katı üzerinden yapılmasının daha avantajlı olabileceğini belirtti.
Uzman isme göre, tavan kazanç üzerinden ödeme yapılsa bile borçlanılan süreler 1997 yılına mal edilirken en fazla o yıldaki asgari günlük kazancın 1,717 katı, 1998 yılı için ise 1,643 katı kadar kazanç hesabı dikkate alınabiliyor. Bu nedenle daha yüksek tutar ödemek, bazı durumlarda daha düşük verim sağlayabiliyor.
Borçlanma Yapmadan Önce Hesaplama Şart
Emeklilikte askerlik borçlanması, doğum borçlanması veya isteğe bağlı prim gibi adımlar maaş hesabını doğrudan etkileyebiliyor. Ancak her sigortalının çalışma geçmişi, prim günleri, statüsü ve kazanç bildirimi farklı olduğu için tek bir formül herkes için aynı sonucu vermiyor.
Bu nedenle borçlanma yapmadan önce SGK kayıtlarının, hizmet dökümünün, son 2520 gün dağılımının ve aylık bağlama hesabının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Emeklilikte Doğru Strateji Maaşı Etkileyebilir
Uzman değerlendirmesine göre emeklilikte doğru strateji yalnızca erken emekli olmayı değil, bağlanacak aylığın tutarını da etkiliyor. Özellikle SSK ve Bağ-Kur hizmeti birlikte bulunan kişilerde son 3,5 yıl hesabı hayati önem taşıyor.
Yanlış statüden emeklilik, eksik borçlanma veya gereğinden yüksek borçlanma ileride beklenenden daha düşük maaşla karşılaşmaya neden olabilir.
Sigortalılar Kendi Dosyasına Göre Hareket Etmeli
Emeklilik hesabı kişiye özel olduğu için genel bilgiler tek başına karar vermek için yeterli olmayabilir. Sigorta başlangıcı, askerlik tarihi, prim gün sayısı, hangi statüde çalışıldığı ve borçlanmanın hangi yıllara mal edileceği mutlaka birlikte incelenmeli.
SGK Uzmanı Nergis Şimşek’in uyarısı da bu noktada önem kazanıyor: Fazla prim ödemek her zaman daha yüksek maaş anlamına gelmeyebilir. Doğru hesaplama, bazı durumlarda daha az ödeme ile daha avantajlı emeklilik sonucuna kapı açabilir.