Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Türkiye’de son dönemde yeniden gündeme gelen fay hatları ve olası deprem senaryolarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
YouTube kanalında açıklamalarda bulunan Üşümezsoy, özellikle Yedisu Fayı üzerinden yapılan bazı yorumların güncelliğini yitirmiş modellere dayandığını savundu. Deprem riskinin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için yeni verilerle yeniden analiz yapılması gerektiğini belirtti.
Kuzey Anadolu Fayı İçin Yeni Veri Vurgusu
Üşümezsoy, Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki risk hesaplamalarının güncel fay segmentleri ve stres transfer modelleriyle yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattındaki değerlendirmelerin yalnızca geçmiş kırılma tarihleri üzerinden yapılmasının yeterli olmayacağını ifade eden Üşümezsoy, “Yedisu Fayı 1784’ten beri kırılmadı” yaklaşımının tek başına bilimsel sonuç üretmek için yetersiz kaldığını dile getirdi.
1939 Erzincan Depremi Hatırlatması
Prof. Dr. Üşümezsoy, 1939 Erzincan depremi sonrasında oluşan stres değişimlerinin farklı fay segmentlerinde etkili olduğuna dikkat çekti.
Bu nedenle yalnızca tek bir fay parçası üzerinden yapılan yorumların yanıltıcı olabileceğini belirten Üşümezsoy, bölgesel fay sistemlerinin bütüncül biçimde incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Yedisu’da Hangi Bölgelere Dikkat Çekti?
Üşümezsoy, Yedisu Fayı için daha ayrıntılı saha ve veri analizlerine ihtiyaç olduğunu söyledi.
Özellikle 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasında kalan segmentlerin detaylı incelenmesi gerektiğini belirtti. Kırılmamış fay uzunluğu net biçimde ortaya konulmadan olası deprem büyüklüğüne ilişkin kesin yorum yapılmasının doğru olmayacağını ifade etti.
Marmara İçin Farklı Görüş
Üşümezsoy, Marmara Denizi içindeki fay hatlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Adalar Fayı hakkında kamuoyunda dile getirilen bazı yaygın görüşlere katılmadığını belirten Üşümezsoy, 1894 depremi sonrasında bölgede önemli ölçüde stres boşalımı yaşandığını savundu. Marmara’daki risk analizlerinde de eski kabuller yerine güncel jeolojik verilerin esas alınması gerektiğini söyledi.
Ovacık ve Yedisu Hattı Yeniden Hesaplanmalı
Kuzey Anadolu Fayı’nın Erzincan’dan başlayarak Tokat, Bolu, Sakarya ve Marmara’ya uzanan kırılma zincirine dikkat çeken Üşümezsoy, Ovacık ve Yedisu hattındaki stres birikiminin yeniden hesaplanması gerektiğini belirtti.
Üşümezsoy’a göre deprem değerlendirmelerinde genel senaryolar yerine fay segmentlerinin gerçek davranışı, geçmiş kırılmalar, stres aktarımı ve güncel jeolojik ölçümler birlikte dikkate alınmalı.
Genel Senaryolar Yerine Somut Veri Çağrısı
Prof. Dr. Üşümezsoy, deprem riskine ilişkin açıklamalarda genel kabullerin yeterli olmadığını ifade etti.
Mevcut analizlerin büyük bölümünün geçmişte geliştirilen stres transfer modellerine dayandığını belirten Üşümezsoy, bu modellerin yıllardır tekrarlandığını ancak yeni segment analizlerinin yeterince yapılmadığını savundu.
Deprem riskinin doğru anlaşılması için güncel, somut ve bölgesel verilerin öne çıkarılması gerektiğini söyledi.