Ara

Görkemli bir iyiliğin etkileyici hikâyesi: Moris Şinasi

YAYINLAMA:

Manisa’da doğan ve önemli başarılara imza atan dünyaca ünlü iş insanı ve hayırsever Moris Şinasi’nin sıra dışı hayatı nihayet sanatsal bir projeye konu oldu. “Moris Şinasi Görkemli İyilik” adlı belgesel film projesi tamamlandı ve galası bugün Manisa’da gerçekleştirilecek.
Moris Şinasi adını Manisalı herkes bilir ancak hikayesi ne yazık ki pek bilinmez. 1855 yılında Manisa'da yoksul bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Moris Şinasi’nin asıl adı Musa Eskenazi. Henüz 14 yaşındayken çok ağır bir difteri rahatsızlığı geçiren küçük Musa, Manisalı Doktor Şinasi Bey sayesinde ölümden döner.
Aile ekonomisine destek olmak amacıyla küçük yaşta mezarlıkta bekçilik yapmaya başlar. Ancak okuma yazma bilmemektedir. Yahudi mezarlığına gelen bazı kişilere, yakınlarının nerede yattıklarını gösterememektedir. Bunun üzerine mezarlık bekçiliği işinden atılır, yerine okuma yazma bilen biri alınır.
İşsiz kalınca Manisa’da tütün ticareti yapan birinin yanına çırak olarak girer. İşleri öğrenince kardeşi Salamon ile birlikte Manisa'dan ayrılarak İskenderiye'ye doğru yola çıkan Moris, burada tütün ticareti yapan Yunan tüccar Garafollo'nun yanında çalışarak kendini bu alanda geliştirir. Aldığı borç ile Amerika'ya göç eden Moris, tütün endüstrisinde devrim niteliğinde bir yenilik yaparak bir sigara sarma makinesi icat etti. 1893 yılında bu makineyle üretilen sarılmış sigaraları Kolomb Dünya Fuarı'nda sergileyerek büyük ilgi gördü. Bu icat, o zamanlar için manuel sigara sarma işlemine modern bir çözüm sunuyordu.
Amerika’da Moris ve kardeşi Salamon, Broadway üzerinde "Schinasi Brothers Company" adında bir sigara fabrikası kurdu. Osmanlı İmparatorluğu'ndan ithal ettikleri tütünü işleyerek hazır sigara pazarında önemli bir yere sahip oldular. Moris Şinasi'nin elde ettiği başarı, onu American Tobacco Company gibi Amerika'nın önde gelen tütün şirketlerinden birinin dikkatini çekmeye yetti ve sonunda şirket haklarını bu büyük şirkete satarak zengin bir iş adamı olarak tarihe geçti.
1928 yılında vefat eden Moris Şinasi, doğduğu topraklar olan Manisa’ya büyük bir hediye bıraktı. Vefat ettiğinde ortaya çıktı ki, Moris Şinasi servetinin 1 milyon dolarını doğup büyüdüğü Manisa’ya bir çocuk hastanesi kurulması için bağışlamıştı. Hem Manisa’yı hem de çocukken ölümden kurtarıldığını unutmamıştı, Doktor Şinasi adını yaşatmak istiyordu. Vasiyetine göre 1 milyon doların 200 bin dolarıyla hastane inşa edilecek, geriye kalan 800 bin dolar Amerikan borsasına yatırılacak; devlet tahvili satın alınacak, her yıl borsadan elde edilen gelir yine hastaneye bağışlanacaktı.
1933 yılında Moris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesi yapıldı. Eşi ve çocuklarının da katılımıyla açılış töreni yapıldı. Hastane 40 yataklıydı. Yine vasiyeti gereği, Moris Şinasi’nin bedeni yakıldı ve külleri Manisa’ya getirildi. Hastanenin duvarına Moris Şinasi’nin doğduğu şehre hediyesi yazılı bir plaka takıldı, külleri o anı plakasının arkasına gömüldü.
Moris Şinasi’nin hayatında beni en çok etkileyen anekdot şöyledir: Amerika’da ünlü bir iş adamı olarak bir gazeteciye demeç verir. Gazeteci, onun okuryazar olmadığını bilir ve bunu biraz da müstehzi şekilde gündeme getirmek için, “Okur yazar olmadan bu kadar zenginsiniz, kim bilir okuma yazma bilseniz şimdi nerde olurdunuz?” diye bir soru sorar. Manisalı Moris’in cevabı kısa ve nettir: “Okuryazar olsam şu anda Manisa’da mezarlık bekçiliği yapıyor olurdum!”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *