TÜKENMEDEN SONSUZLUK İÇİN TÜKETMEK

YAYINLAMA:

İsraf: Bir şeyi ihtiyaç dışında ve fazla kullanmaktır.
Müsrif: Hal ve davranışlarda sınırı aşan, aşırılık yapan, dengesiz harcama yapan kimseye de müsrif denir.
İsrafın zıddı ise iktisattır.
Harcamada; en aşağı dereceye cimrilik, ortası dereceye iktisat, aşırısı tüketim ise israftır.

Meşhur iktisatçı Samuel SONAN konuyla ilgili güzel bir söz söylemiştir: “Zenginler puro içerler fakat puro içerek zengin olunmaz.”
İslâm Ekonomisi: Mecellenin 26. maddesinde şöyle bir kaide vardır: “Umumi zararı gidermek için hususi zarar tercih edilir.”
İslam da fert, toplumun üzerinde olmayıp, fertlerin eğitilerek topluma hizmeti hedeflenmektedir. 
İsrafa kimler düşer? 
Ya yokluk görmeyen her şeyi hazır bulan hazırcılar, 
Ya avantajdan gelir elde eden veya mevcut imkânların kıymetini bilmeyip özenti ve taklit içerisinde olan 
veyahut kendisine göre lüks sayılacak bir harcama içerisine düşmekten kaynaklanmaktadı

İsraf Çeşitleri: 
1-Yeme-içmede, 
2-Giyim-kuşamda, 3-Zamanı kullanmada,
4-Kamu malı ve milli ekonomide olmak üzere, kısımlara ayrılır. En çok bu sahalarda israf yapılmaktadır

İsraf edilmemesi gereken en önemli değer ömrümüzdür; Ömür sınırlı olduğundan dolayı, hayırlı işler yapmak için ömrümüzü iyi değerlendirmemiz gerekir. Bizlere sunulan milli ve manevi değerlerimizin tümünü iyi değerlendirmek gerekir.
Cenab-ı Hakk, helâlından kazanç temin etmemizi ve meşru yollarda harcamamızı emretmektedir. Bu ölçünün dışına çıktığımız zaman hem kendimize hem de diğer insanlara zararımız dokunur. 
Yemede, içmede ve diğer ihtiyaçlarda ölçünün dışına çıkıldığında sıkıntı ve hastalıklar başlar. 
Bir şeyi israf ederken, bir başkasının o şey için sıkıntı çekmekte olduğunu unutmamamız gerekir.

Tüketim Çağı: Hemen hemen her şeyin tüketilmek amacıyla üretildiği bir çağda yaşıyoruz. 
Hayatın her anı faydasız bir şekilde geçerse boşuna heba olur, önemli vazifeler yapılırsa kazancı bol olur. 
Geleneğimizin özü olan kalıcılık artık ortadan kalkma tehdidi ile baş başadır. 
Her şey kullanılıp atılan bir nesne hâline dönüşmekte ve insan da aynı şekilde maddeler dünyasında soğuk bir nesne haline dönüşmektedir.
Bir zamanlar var olan oyalı mendiller, kullanılıp atılan kâğıt mendiller haline dönmüştür. 
İnsanlar kalıcı olanlarını yitirdiğinden beri, hatırasını kaybetmektedir.

Bu dünyada pişman olmayacak ve sonunda bahtiyar olacağımız bir hayat yaşamalıyız, yaşadığımız dünya bir imtihan dünyasıdır. Önemli olan kaybetmek değil kazanabilmek. Yaşadığımız bu çağda bizi oyalayıp gerçeklerden uzaklaştıran çok meşgaleler vardır, önemli olan bizi iki cihanda da mutlu edecek  amellerle meşgul olabilmektir. Dönüşü olmayan bu hayatın sonunda pişman olmayacak bir hayat yaşamaktır.

Yapılan araştırmalarda ülkemizde 58 milyonun üzerinde insanımız sosyal medya kullanıyor ve günde ortalama  3 saata yakın zamanını bu mecrada harcıyor. TÜİK verilerine göre 16-74 yaş arasındaki bireylerin yarıdan fazlası da internetten alış veriş yapıyor. Yani vitrin artık çarşıda değil, elimizin altında. İnsanlar bir malı ihtiyaçları olduğu için değil gösteriş için satın almaktadırlar. Pahalı saat, görkemli marka elbise gibi ihtiyaç dışında gösteriş için satın alınan eşyalar ihtiyaç dışı  tükenmişlik ve souç israf, İhtiyaç dan ziyade imaj peşinde olmak. Eskiden ancak mahallesinde gösteriş yapabilirken bugün sosyal medyada silinmeyen bir arşivle bütün dünya çapında gösteriş yapılabilmektedir. Ticaret Bakanlığının verilerine göre ülkemizde e-ticaret hacmi yüzde 61 artarak 3 trilyonun üzerine çıkmış. Dikkat çekici olanı bu alış verilerin dörtte üçünden fazlası ayakkabı, elbise gibi aksesuar satın almak olmuş, daha doğrusu, ihtiyaçdan ziyade gösteriş için zaman ve para hatcanmaktadır. Madalyanın öteki yüzünde borç gözüküyor. Ülkemizde kredi kartı sayısı 142 milyonu aşmış, bu kartların yükünü taşımakta olanların bir çoğu borcunu ödeyemediği için yasal takibe düşen borç batağında.

İsraf had safhada Türkiye İsrafı önleme Vakfının verilerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık olarak 23 milyon gıda çöpe gidiyor. Günde yaklaşık olarak 12 milyon ekmek de çöpe gidiyor. Giyim kuşam tarafında durum bundan farklı değil. Sosyal Psikolog Leon Festinger araştırmasında "insan kendi değerini ölçmek için surekli başkalarına baktığını ve kendisinden daha iyi gördüğü kişilerle kendisini kıyaslamaktafır." Diyor. Bu kıyas sosyal medyada hiç bitmek tükenmek bilmez.
Yüce Rabbimiz tekasür suresinde: "Çoklukla övünmek sizi, kabirleri varıncaya kadar oyaladı" (Tekasur 102,1)
Peygamber efenmiz (s.a.v.) de bir hadis-i şerşfinde: " Zenginlik mal çokluğu değildir; asıl zenginlik gönül tokluğudur." (Buhârî, Rikak, 15)
Araf süresinde Rabbimiz: "Yiyin, için fakat israf etmeyin." emriyle ölçülü tüketimi emrediyor.

Furkan suresinde de Rabbimiz ölçülü kulu: "Harcadığında ne saçıp savuran, nede cimrilik eden kişi değil, ikisi arasında dengeli olan" diye tarif etmektedir. Elimizdeki nimet bir şükür vesilesi mi oluyor yoksa başkasına üstünlük taslama aracımı oluyor?

Önemli olan neyi nerde nasıl israf etmeden tüketebilmektir. Aile hayatında, yakın akraba dost çevresinde; birlikte kurulan sofralar, sosyal medyadan uzak faydalı sohbetler, çocuklara vakit ayırıp onlarla ilgilenmek oynamak, elenmek eğitmek. Çocuklar değerlerini büyüklerinden alır öğrenirler.

Rakamlar bize çok acı bir şeyi söylüyor. Ülke nüfusundan fazla kredi kartı, günde milyonlarca israf edilen ekmek, ekranlarda kaybolan saatler, boşa geçirilen ve israf edilen her şeyin hesabı sorulacak, önemli olan; kendimizden   başlayarak akraba, eş, dost, arkadaş çevremizi ahirette Yaradana hesap verilebilecek bir şekilde yaşayıp sonunda pişman olmamaktır.

Hulasa olarak başta biz Müslümanlara ve bütün insanlara tarifnamemiz olarak gönderilen kuran -i kerimde ki emirleri bilip yaparsak, yasaklarını da bilip onlardanda uzak olursak,  Peygamberimizin sünnetini rol model olarak alıp uygularsak iki cihan saadetine ulaşmış oluruz. Dünya üzerinde hiç bir akıl sahibi bugüne kadar kitabımız kuran-i Kerimde ki oku, çalış, sevgi ile merhametli ol, temiz ol vb. Allahın emirlerine kötü diyememiş veya içki, kumar, zina, yalan, hırsızlık gibi yasaklarada hiç bir akıl sahibi iyi diyememiş.
Yüce Rabbimiz, dinimize göre bir hayat yaşatıp iki cihan saadetine cümlemizi dahil eylesin inşaAllah.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız