Manisa, son yılların en önemli siyasi kırılmalarından birine tanıklık etti.
Bir günde 15 belediye başkanı parti değiştirdi.
Düne kadar Cumhuriyet Halk Partisi rozeti taşıyan belediye başkanları, bugün Yeni Parti rozetiyle yollarına devam ediyor.
Elbette bunun siyasi açıdan tarihi bir gelişme olduğu tartışılmaz. Çünkü sadece belediye başkanlarının rozetleri değişmedi; Manisa'daki siyasi denge de baştan aşağı yeniden şekillendi. Belki de en ilginç tablo CHP açısından ortaya çıkacak.
Çünkü Manisa'da CHP'nin yönettiği tek bir belediye kalmadı.
Peki CHP bundan sonra kimi eleştirecek?
Yıllarca aynı teşkilatta siyaset yaptığı, birlikte seçim kazandığı belediye başkanlarını mı?
Yoksa sessiz kalmayı mı tercih edecek?
Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.
Çünkü siyaset sadece ayrılıklardan değil, ayrılıktan sonra kurulan ilişkilerden de beslenir.
Bugüne kadar aynı siyasi hareketin içinde bulunan isimlerin bundan sonra birbirlerine nasıl muhalefet edecekleri, Manisa siyasetinin en dikkat çekici başlıklarından biri olacak.
------------
Ancak asıl soru bundan sonra başlıyor.
Rozet değişince Manisa'nın sorunları da değişecek mi?
Yaklaşık bir buçuk yıldır Manisa'yı yöneten belediye başkanları aynı isimler.
Değişen ne başkanlar ne belediye meclisleri ne de belediyelerin hizmet alanları...
Değişen yalnızca siyasi tabela.
Vatandaş açısından bakıldığında ise günlük hayatın temel sorunları hâlâ yerinde duruyor.
Bozuk yollar...
Altyapı eksiklikleri...
Toplu ulaşım...
Su sorunu...
Çevre yatırımları...
Kentsel dönüşüm...
İstihdam...
Bir belediyeyi başarılı ya da başarısız yapan da zaten taşıdığı rozet değil, ürettiği hizmettir.
Bugün Manisalı vatandaşın beklentisi yeni bir parti tabelası görmek değil; yaşadığı sorunların çözümünü görmek.
Yeni Parti'nin önünde ise kolay olmayan bir süreç bulunuyor.
Çünkü artık eleştiren değil, yöneten konumundalar.
Düne kadar CHP'nin belediyeleri olarak değerlendirilen hizmetler, bundan sonra Yeni Parti belediyeleri olarak değerlendirilecek.
Bu da siyasi sorumluluğun tamamen yeni parti yönetimine geçtiği anlamına geliyor.
Artık yapılan her hizmet de, yaşanan her aksaklık da doğrudan Yeni Parti'nin hanesine yazılacak.
Belki de en ilginç tablo CHP açısından ortaya çıkacak.
Çünkü Manisa'da CHP'nin yönettiği tek bir belediye kalmadı.
Peki CHP bundan sonra kimi eleştirecek?
Yıllarca aynı teşkilatta siyaset yaptığı, birlikte seçim kazandığı belediye başkanlarını mı?
Yoksa sessiz kalmayı mı tercih edecek?
Bu sorunun cevabını zaman gösterecek.
Çünkü siyaset sadece ayrılıklardan değil, ayrılıktan sonra kurulan ilişkilerden de beslenir.
Bugüne kadar aynı siyasi hareketin içinde bulunan isimlerin bundan sonra birbirlerine nasıl muhalefet edecekleri, Manisa siyasetinin en dikkat çekici başlıklarından biri olacak.
Bir başka önemli başlık ise parti teşkilatları.
Belediye başkanlarının Yeni Parti'ye geçmesi işin görünen kısmı.
Asıl mesele bundan sonra başlayacak.
İlçe örgütleri...
Mahalle temsilcilikleri...
Kadın ve gençlik kolları...
Belediye meclis grupları...
Parti içindeki görev dağılımları...
Farklı siyasi anlayışlardan gelen isimlerin aynı çatı altında nasıl bir uyum yakalayacağı, Yeni Parti'nin geleceğini belirleyecek en önemli sınavlardan biri olacak.
Yeni bir parti kurmak zor olabilir.
Ancak asıl zorluk, o partiyi uzun yıllar ayakta tutacak kurumsal yapıyı oluşturabilmektir.
Manisa, Türkiye siyasetinde yine öncü bir rol üstlendi.
Geçmişte değişimin başlangıç noktası olarak gösterilen şehir, bugün de yeni bir siyasi hareketin en güçlü merkezi hâline geldi.
Ancak siyasi tarih bize şunu defalarca gösterdi:
Bir partiyi iktidara ya da başarıya taşıyan şey, ilk günkü coşku değildir.
Asıl belirleyici olan; ilk heyecan geçtikten sonra ortaya konulan hizmet, üretilen çözüm ve verilen sözlerin ne kadarının yerine getirildiğidir.
Bugün Manisa'da konuşulan rozetler...
Yarın ise yollar, parklar, ulaşım, altyapı, çevre yatırımları ve belediyecilik konuşulacak.
Çünkü vatandaşın hafızasında siyasi sloganlardan çok, yaşadığı şehrin değişip değişmediği kalır.
Yeni Parti için de gerçek sınav bugün değil; yarın başlayacak.
Ve o sınavın sonucunu, siyasetçiler değil, yine Manisalılar verecek.
ÖZCAN ÖZKAN