Manisa’nın Kula İlçesi’nde, Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO tescilli jeoparkı olan Kula-Salihli UNESCO Global Jeoparkı ile doğa harikası Sandal Divlit Volkan Konisi’nin sınırına sadece bir kilometre mesafede olan iki sahanın ihale kapsamında yer aldığı belirtildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), Resmî Gazete’de yayımladığı ilanla ülke genelinde 115 maden sahasını kapalı teklif ve ardından açık artırma usulüyle ihaleye açacağını duyurdu. İhaleye çıkarılacak alanlardan iki tanesi, Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO tescilli jeoparkı olan Kula-Salihli Unesco Global Jeoparkı ile bir doğa harikası olan Sandal Divlit Volkan Konisi’nin sınırına sadece bir kilometre mesafede bulunuyor. Bölgedeki vatandaşların tepkisini çeken bu ihaleler doğal alanların tahrip olması tehlikesini de gündeme taşıdı.

PROJE JEOPARKA ÇOK YAKIN
Kula’da yer alan UNESCO tescilli Türkiye’nin İlk ve Tek Global Jeoparkı’nın sınırlarında ve farklı noktalarda kurulması planan maden ocağı projelerinin iptal edildiğini aktaran Alan Rehberi Sabahattin Argaç, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), Resmî Gazete’de yayımladığı ilanla ülke genelinde 115 maden sahasının kapalı teklif ve ardından açık artırma usulüyle ihaleye açacağını duyurdu. İhaleye çıkarılacak alanlardan iki tanesi, Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO tescilli jeoparkı olan Kula-Salihli Unesco Global Jeoparkı ile bir doğa harikası olan Sandal Divlit Volkan Konisi’nin sınırlarında yer alıyor. Uydu ve harita verilerine bakıldığında, ihale kapsamına alınan 77 hektar büyüklüğündeki iki maden sahası, bölgenin simge jeolojik oluşumlarından Sandal Divlit Volkan Konisi’ne yaklaşık 1 kilometre mesafede yer aldığı görülüyor” dedi.

“JEOLOJİK YAPIYI DOĞRUDAN TEHDİT EDİYOR”
Gerçekleştirilmesi beklenen projenin bölge halkına ve jeolojik yapıyı doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Argaç, “Yasa gereği Mahalleye dönüştürülen Sandal Köyü, Gökçeören ve Saraçlar hattının hemen ortasında kalan bu sahalar; hem volkanik lav akıntılarının (bazalt örtüsü) bittiği hassas ekolojik eşikte yer alıyor hem de köylülerin aktif olarak işlediği tarım arazileriyle iç içe konumlanıyor. Söz konusu sahalar için ihale şartnamesinde belirlenen arama ruhsatı türü dördüncü olarak açıklandı. Maden Kanunu’nun en kapsamlı ve çevresel etki alanı en yüksek kategorisi olan IV. Grup; endüstriyel minerallerin (feldspat, kuvars, bentonit vb.) yanı sıra altın, gümüş, bakır, demir, kurşun, çinko, krom gibi ağır metalik madenleri ve linyit/kömür gibi enerji hammaddelerini kapsıyor. Arama ve olası işletme aşamasında sondajlar, kırma-eleme tesisleri, açık ocak işletmeciliği ve hatta kimyasal ayrıştırma yöntemlerinin gündeme gelebildiği IV. Grup madencilik faaliyetleri, bölgedeki jeolojik yapıyı doğrudan tehdit etme potansiyeline sahip” diye konuştu.
SÜLEYMAN ARASAN/MİNE BADAN



