Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Milliyetçi Kongre Derneği’nden üzüm raporu: Üreticinin yükü her geçen gün ağırlaşıyor

Milliyetçi Kongre Derneği’nden üzüm raporu: Üreticinin yükü her geçen gün ağırlaşıyor

Milliyetçi Kongre Derneği Manisa İl Temsilciliği Tarım Komisyonu, Manisa’da üzüm üreticilerinin 2026 sezonunda yaşadığı sorunlara ilişkin saha aktörlerinden derlenen verilerle çalışma raporu hazırladı. Hazırlanan çalışmada piyasa yapıcı ve dengeleyici kurumlar ve meslek kuruluşlarının sürece zamanında etkin biçimde müdahale edememesinin de 2026 yılı felaketinin derinleşmesinde belirleyici bir diğer temel etken olduğu belirtilirken konuya ilişkin uzmanlar tarafından detaylı çalışmaların yapılması gerektiği aktarıldı.

Milliyetçi Kongre Derneği’nden üzüm raporu: Üreticinin yükü her geçen gün ağırlaşıyor
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

Milliyetçi Kongre Derneği Manisa İl Temsilciliği Tarım Komisyonu, Manisa’nın en önemli tarım ürünlerinden biri olan üzümün üretiminde üreticinin karşı karşıya kaldığı sorunları gündeme taşıdı. Saha aktörlerinden elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan iki ayrı çalışmada artan üretim maliyetleri, düşen üzüm fiyatları, fire kesintileri, alım süreçleri ve sektörde yaşanan yapısal sorunlar ele alındı. İl temsilciliği tarafından hazırlanan çalışmada yüksek enflasyon, artan maliyetler ve sabit kur politikası gibi sebeplerden dolayı çiftçilerin uzun yıllardır zorluk yaşadığı belirtilerek “Ekonomik şartlar her sene daha da zorlaşsa da umut ve beklentiler ile üzüm üretimi yapılmaya devam etti. Ancak 2026 yılı itibariyle Manisa’daki üzüm üreticilerinin beli kırıldı. Burada yaşanan şey, her sene etkili olan ekonomik zorluklarının şiddetini arttırması değil; üreticinin son umutlarını kıran bir felaketin meydana gelmesidir. Geçen sene kilogramı 110 -120 TL olarak satılan üzümün fiyatı bu sene piyasada 50 – 60 TL seviyelerine kadar inmiştir. Yani 2025 yılından 2026 yılına gelene kadar maliyetlerin fahiş oranlarda artmasına rağmen üzüm fiyatları önceki seneye göre büyük bir düşüş yaşamıştır. Bu hesaba göre çiftçi mutlak surette zarar etmiştir. Üstelik bu zarar, üretim maliyetlerini hemen hemen hiç karşılayamadığı içim çiftçiler tam bir yıkım ile karşı karşıya kalmışlardır. Sektör tarihinde ilk defa kuru üzüm alımında “fire kesintisi” uygulanmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

“ÜRETİCİNİN YÜKÜ HER GEÇEN GÜN AĞIRLAŞIYOR”

2026 sezonunda yaşanan sorunların temelinde mevsim ve tabiat şartları, işçilik, gübre, akaryakıt ve sair giderlerin bulunduğu aktarılarak “Üzüm üreticisinin maliyet yükü her geçen gün ağırlaşıyor. 2026 yazında yeterli sıcaklık ve güneşlenmenin yaşanmaması, gecelerin serin geçmesi nedeniyle üzümlerin beklenen olgunluğa ulaşamadığı belirtilirken, salkım ve tane sayısının fazla olması da ürünün yeterince beslenememesine neden oldu. Yağış riskinden çekinen üreticilerin hasada erken başlaması, kilo çekmeyen ve boyutu düşük ürün ortaya çıkmasına yol açtı. Öte yandan sezonun budama ve tel sarımıyla başlaması ve hasada kadar yoğun işçilik gerektirmesi, tarımda genç nüfusun azalmasıyla birlikte işçilik maliyetlerini de yükseltti. Günlük tarım işçisi yevmiyesinin 2 bin lira bandına ulaştığı ifade edilirken, azotlu gübre, akaryakıt, tarım ilacı, sulama ve tarım sigortası gibi temel girdilerde de ciddi fiyat artışları yaşandı. Özellikle enerji fiyatlarına bağlı olan azotlu gübre maliyetlerinin, İran-ABD-İsrail savaşı nedeniyle tedarik süreçlerinde yaşanan sıkıntılarla daha da yükseldiği belirtiliyor. Traktör ve motor kullanımının yoğun olduğu üzüm üretiminde yüksek mazot fiyatları da üreticinin yükünü artırırken, tüm bu maliyet kalemlerinin 2025 yılından bu yana ciddi oranda arttığı vurgulanıyor.” denildi.

“ÖZBEKİSTAN VE ÇİN TÜRKİYE’NİN ALTINDA FİYATLA SATIŞA BAŞLADI”

Türkiye’nin dünya kuru üzüm pazarındaki güçlü konumuna rağmen, artan küresel rekabet, ihracatı zorlaştıran ekonomik koşullar ve yurt içindeki tüketim eksikliğinin sektörün geleceğine ilişkin ciddi sorunlar yarattığının ifade edildiği çalışmada “Özbekistan ve Çin son yıllarda bağcılıkta ciddi kapasite kazanmış ve Türkiye'nin altında fiyatla satmaya başlamıştır.  Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nde kuru üzüm ithalatı yasak olmasına rağmen, İran ve Özbek üzümü pestil, hayvan yemi, reçellik ürün adı altında iç piyasaya girmektedir. Alkol sanayisi kanalıyla 40 bin tonluk bir ithalat hacminden söz edilmektedir. Ayrıca doların baskılanması sebebiyle tüccarlar tarafından yurtdışına yapılacak ihracat zora sokulmaktadır. Aşırı değerli Türk Lirası sebebiyle dolar basında çok pahalı hale gelen üzüm, Avrupa Birliği üyeleri tarafından Türkiye’den değil alternatif ülkelerden satın alınmaktadır. İç tüketimin yokluğu da bir başka etmendir. ABD'de 300 bin ton üretime karşılık 160 bin ton iç tüketim varken, Türkiye'de kuru üzüm neredeyse tamamen ihracata gitmektedir. Damak alışkanlığı oluşmamış, üzüm bazlı sanayi ürünü geliştirilmemiştir. Buna karşılık hazır gıda sanayisi, sağlık açısından tartışmalı olan mısır şurubunu yoğun biçimde kullanmaktadır.” ifadelerine yer verildi.

“TMO’NUN DEVREYE GİRMESİ SAHADA İŞE YARAMADI”

Piyasa yapıcı ve dengeleyici kurumlar ve meslek kuruluşlarının sürece zamanında etkin biçimde müdahale edememesinin de 2026 yılı felaketinin derinleşmesinde belirleyici bir diğer temel etken olduğunun iddia edildiği çalışmada “TMO’nun piyasaya geç girmesi üretici aleyhine ciddi bir boşluk doğurmuştur. Kurumun alımlara ancak 15 Eylül’de başlaması, sezonun en kritik haftalarında üreticileri tüccarla baş başa bırakırken; kota, ağırlaştırılan kalite kriterleri ve Ekim-Kasım aylarına verilen randevular alımı fiilen zorlaştırmıştır. TMO’nun satın aldığı ürünü işleyecek sanayi tesisine veya yeterli nihai tüketici pazarına sahip olmaması ve ürünü birkaç ay sonra ihracatçıya geri satması, piyasada fiyatların baskılanacağı beklentisini doğurmuştur. TARİŞ’in de alımlara geç başlaması ve alımları üreticinin borcu nispetinde sınırlandırması, üreticiyi koruma işlevinin sorgulanmasına neden olmuştur. Ziraat odalarının erken hasat ve TMO’nun devreye girmesine yönelik girişimleri ise sahada karşılık bulmamıştır.” ifadeleri kullanıldı.

“KONUYA YÖNELİK DETAYLI ÇALIŞMALAR YAPILMALI”

Konuya ilişkin detaylı çalışmaların yapılması gerektiğinin de belirtildiği çalışmada şu sözlere yer verildi: “Huzurdaki raporun amacı, durum tespiti yapmak ve kamuoyunu konuya ilişkin derli toplu bir şekilde bilgilendirmektir. Bu sebeple detaylı ve kapsamlı çözüm önerileri bu açıklama kapsamında ifade edilmemiştir. Nitekim bu denli girift sorunları içeren konuya yönelik detaylı çalışmaların yapılması; orta ve uzun vadeye sirayet edecek çözümlere sabırla başlanması gerekmektedir. Ancak her halükarda iç piyasada üzüm tüketimi alışkanlığını artırmak, piyasada rekabeti bozucu eylemleri denetlemek, çiftçiyi vaktinde ve önceden bilinçlendirmek, sigorta kapsamına fiyat bozulmalarını da riziko olarak eklemek, TMO ve TARİŞ gibi aktörlerin zamanında piyasaya müdahale etmelerini sağlamak, çiftçinin kamu ve banka borçlarını yapılandırmak hususları muhakkak dikkate alınmalıdır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız