Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Manisa’da özel gereksinimli çocuklar için “ilk rehber” seferberliği

Manisa’da özel gereksinimli çocuklar için “ilk rehber” seferberliği

Yunusemre Kemal Neşen Dömekeli Bilim ve Sanat Merkezi ev sahipliğinde TÜBİTAK 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen “Çocuğumla Yolculuğumda İlk Rehberim: Ailelerin Güçlendirilerek Özel Gereksinimli Çocukların Toplumsal Yaşama Katılımının Desteklenmesi” projesinin açılış programı gerçekleştirildi.

Manisa’da özel gereksinimli çocuklar için “ilk rehber” seferberliği
KAYNAK: CÜNEYT HASÇELİK
KAYNAK: MİNE BADAN
Okunma Süresi: 6 dk

31 Ağustos–4 Eylül 2026 tarihleri arasında devam edecek proje; özel gereksinimli çocukların gelişimlerinin desteklenmesini, ailelerin sosyal, duygusal, eğitsel ve yasal alanlarda güçlendirilmesini ve çocukların toplumsal yaşama daha etkin katılımlarının sağlanmasını amaçlıyor.


ÖZEL YOLCULUKTA ÇOCUĞUN HAYATA TUTUNDUĞU İLK EL VE EN ÖNEMLİSİ "İLK REHBERİ" AİLESİDİR

Proje Yürütücüsü Dr. Ayşe Erkaya, “Bir çocuğun hayatındaki ilk beş yıl, yani erken çocukluk dönemi, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimin en hızlı olduğu, adeta bir ömrün temelinin atıldığı, telafisi olmayan altın bir çağdır. Bu dönemde özel gereksinimli bir evlâda sahip olmak ise, anne ve babalar için haritası önceden çizilmemiş, metanet ve büyük sorumluluk gerektiren yepyeni bir yolculuğun başlaması anlamına gelir. Bu özel yolculukta çocuğun hayata tutunduğu ilk el ve en önemlisi "ilk rehberi" ailesidir. Erken çocukluk döneminde aile ne kadar doğru bilgiyle donatılırsa, ne kadar güçlü ve dirençli kılınırsa, özel çocuklarımızın toplumsal yaşama katılımı da o denli hızlı, güçlü ve kalıcı olacaktır. İşte bu inançla yola çıkarak hazırladığımız projemizde; Akhisar, Şehzadeler, Turgutlu ve Yunusemre ilçelerimizden projemize katılan ebeveynlerimizi disiplinlerarası ve bilimsel yöntemlerle güçlendirmeyi, onlara bu kutsal rehberlik görevlerinde yalnız olmadıklarını hissettirmeyi ve en önemlisi çocuklarımızın sosyal yaşamın tam merkezinde, hak ettikleri yerde olmalarını sağlamayı hedefledik. Eğitimde feda edilecek tek bir fert olmadığı gibi, toplumda da dışarıda bırakılacak tek bir çocuk yoktur. Bilimin ve kapsayıcı eğitimin ışığında, sevgiyle örülen her bağın tüm engelleri aşacağına yürekten inanıyoruz. Bu bağlamda projenin hayata geçmesinde bizlere bu imkânı sunan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’na; Millî Eğitim Müdürlerimize; projeye katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve değerli idarecilerimize; projemize inanarak desteklerini esirgemeyen, teorik ve pratik birikimleriyle projemize can veren çok kıymetli akademisyen hocalarımıza ve projenin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli teknik desteği sunacak proje ekibimize şükranlarımı sunuyorum. Ve en büyük teşekkürü; çocuklarının geleceği için, gözlerindeki o umut ışığıyla projemize sarılan, her gün yeniden güçlenen değerli anne ve babalarımıza etmek istiyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu yolda bizimle yürüyorsunuz” dedi. 


ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİM VE GELİŞİM SÜREÇLERİNDE AİLELERİN GÜÇLENDİRİLMESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Yunusemre İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Emin Efe, her çocuğun farklılıkları, yetenekleri ve potansiyeliyle son derece kıymetli olduğunu belirterek, özel gereksinimli çocukların eğitim ve gelişim süreçlerinde ailelerin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Efe, “Aileyi güçlendirmek, çocuğu güçlendirmektir; çocuğu güçlendirmek ise daha kapsayıcı, daha güçlü ve daha duyarlı bir toplumun temellerini atmaktır.” dedi.
Projenin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bütüncül ve kapsayıcı eğitim anlayışıyla örtüştüğünü vurgulayan Efe, çalışmanın yalnızca birkaç günlük bir etkinlik programı olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ailelerin bilgi, farkındalık ve sosyal destek açısından güçlendirilmesinin, özel gereksinimli çocukların hayatına ve toplumsal yaşama katılımlarına uzun vadeli katkılar sağlayacağını belirtti.
Efe, projenin hayata geçirilmesine sağladığı destek dolayısıyla başta TÜBİTAK olmak üzere; projenin ev sahipliğini üstlenen Yunusemre Kemal Neşen Dömekeli Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Özgür Emeksiz nezdinde merkez yönetici ve idarecilerine, proje yürütücülerine, akademisyenlere, özveriyle görev alan öğretmenlere ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
Çocuklarının yolculuğunda sevgi, sabır ve fedakârlıkla yanlarında bulunan ailelere de ayrıca teşekkür eden Efe, “Burada atılan her adımın, kurulan her bağın ve paylaşılan her tecrübenin çocuklarımızın hayatına dokunan güzel sonuçlara dönüşeceğine inanıyorum. Güçlü aile, güçlü çocuk; güçlü çocuk, güçlü gelecek demektir.” ifadelerini kullandı. Efe, projenin çocuklara, ailelere, Yunusemre’ye ve eğitim camiasına hayırlı olması temennisinde bulundu.

Yunusemre Kemal Neşen Dömekeli Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Özgür Emeksiz, “Bilim ve Sanat Merkezi olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda çalışmalarımıza ve projelerimize devam ediyoruz. Kurumumuz için ilk olma özelliği taşıyan TÜBİTAK 4008 projemizi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün burada yalnızca bir projenin başlangıcını yapmak için değil, eğitimin ve sevginin hiçbir engel tanımadığını göstermek için bir araya geldik” dedi. 


HER ÇOCUĞUN  BİLİM VE TEKNOLOJİYLE BULUŞMASI ÇOK ÖNEMLİDİR

 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Nilay Kayhan, “Çocuklarımızın köyden şehre, kentten kasabaya bilim ve teknolojiyle buluşması çok önemlidir.  Tabii ki oyunlar nasıl ki çocuk seçmez, her çocuk oynar, temamız bizim için esas. Her çocuk da bilim ve teknolojiyle buluşmalı. Çünkü alabilecekleri noktasında ailelerimizin ve çocuklarımızın TÜBİTAK bu noktada özellikle kapsayıcı programlar, toplum uygulamaları şeklinde özel gereksinimli çocuklarımız için bu kapsamda 4008 projelerimizi hayata geçirdi.   Ayşe hocamız ve ekibiyle birlikte de özellikle çocuğumla yolculuğumda ilk rehberim teması bu projenin çıkış noktasında ailelerin güçlendirilmesi, asıl savunucu ve asıl yasal süreçlerin en temel takiplerinin ailelerimiz, ebeveynlerimiz olduğu temasını içeriyor. Tabii ki katılım önemli bir kavram. Katılım dediğimiz şey sadece orada bulunmak değil. Yani ben bugün projenin bir katılımcısı olarak buradaysam, buradan ne aldığım orada deneyimlediklerimle ilişkili. Dolayısıyla çocuklarımız da eğitim ortamlarında, erken çocukluk döneminde toplumsal katılımı nasıl sağlayacak? Bir örnekle açıklamak isterim. Örneğin bir çocuk parkına gidildiğinde, AVM'de annesi alışveriş yaparken ya da bir evlerinin bahçesindeki taşındıkları yeni sitenin oyunun, oyun alanlarının birine kendi başına inip, orada akranlarıyla göz etkileşimi kurup, binmek istediği oyuncağı gösterip ya da ona tek başına binmek için orada kumla oynayan, çakıl taşlarını karıştıran bir akranıyla göz etkileşimi kurduğunda, adın ne diye sorulan soruya yalnız yanıt vermesi gibi. Şimdi katılım boyutu bu noktada özellikle iki taraflı ve dolayısıyla ailelerimizin de bu yolculukta hiçbir zaman tek başlarına olmadığı gerçeğinden yola çıkan bir proje bu. Dolayısıyla aslında burada hem uzmandan uzmana hem de aileden aileye güçlenmeyi hedefliyoruz” dedi. Konuşmaların ardından atölye çalışmalarına geçildi. 

Manisa Öğretmenevi’nde gerçekleşen açılış törenine Manisa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Köseler, Yunusemre İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Emin Efe, Şehzadeler İlçe Millî Eğitim Müdürü Metin Gençay, Yunusemre Kemal Neşen Dömekeli Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Özgür Emeksiz, akademisyenler, proje yürütücüleri, eğitim yöneticileri, öğretmenler, aileler ve davetliler katıldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız