Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Manisa'nın zemini korkutuyor

Manisa'nın zemini korkutuyor

Manisa'nın zemini korkutuyor

Manisa'nın zemini korkutuyor
Okunma Süresi: 3 dk

 

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Manisa Şubesi, 6 Şubat depreminin yıldönümünde yaptığı açıklamada, Manisa’daki deprem riskine ve alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Şube Başkanı Dilek Yeltin, Manisa’nın zemininin depreme karşı dayanıksız olduğunu ancak doğru proje ile depreme dayanıklı binalar yapılabileceğini söyledi.


11 ilde büyük yıkıma neden olan ve Türkiye’yi yasa boğan 6 Şubat depreminin üzerinden 1 yıl geçti. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Manisa Şube Yönetim Kurulu, basın açıklaması ile depremlere karşı alınması gereken önlemleri bir kez daha kamuoyu ile paylaştı. Şube Başkanı Dilek Yeltin, Manisa genelinde birçok önemli fay hattı geçtiğine işaret ederek, “Bunlardan Gediz grabeni üzerinde yer alan Manisa Fayı 40 km uzunluğunda olup Yunusemre, Şehzadeler ve Turgutlu ilçelerinden geçmektedir. Ayrıca Manisa zemini çoğunlukla alüvyon zemindir. Yani deprem dalgaları bu tür zeminler tarafından büyütülerek binalara iletir. Bu tür zeminlerdeki her bina depremde yıkılmaya mahkum değildir. Aksine zemine göre doğru projelendirilmiş, kaliteli malzeme ve işçilikle yapılmış binalar depreme dayanıklı hale gelir” dedi.

“ÇARPIK İŞLEYİŞ DÜZELTİLMELİ”


Can ve mal güvenliği için herkesin ilgili kurum ve kuruluşlardan Manisa’nın depreme dirençli bir kent haline getirecek projeleri hayata geçirmelerini talep etmesi gerektiğini anlatan Yeltin, siyasi kaygılar göz ardı edilerek imar barışına son verilmesi gerektiği vurguladı. Deprem felaketlerinin verdiği zararı en aza indirgemek adına sistemin çarpık işleyişinin düzeltilmesi gerektiğini söyleyen Yeltin, “Ülkemizde mevcut yapı stoğunun depreme dayanıklılığı hakkında yeterli bir veri ve bilgi yoktur. Risk değerlendirmesi ve önceliklendirmesi yapılamamasının asıl nedeni budur. Vakit kaybetmeden ülkedeki mevcut yapıların deprem performanslarının belirlenmesi gerekmektedir. Çıkan sonuca göre risklerin derecelendirilerek önceliklendirilmesi, dönüşüm veya güçlendirme yöntemlerinin başlatılması gerekmektedir. Bu dönüşüm veya güçlendirme yöntemlerinin uygulayabilmesi için de devlet teşvikleri gerçekçi ve piyasa değerinde olmalı. Vatandaşın ünündeki en büyük engel olan ekonomik sıkıntıyı en aza indirgeyecek politikalar yürütülmelidir.” ifadelerini kullandı.

“USTA VE İŞÇİLERE DİPLOMA ZORUNLULUĞU OLMALI”

Siyasi kaygılar ile imar barışına son verilmesi gerektiğini dile getiren Dilek Yeltin, sözlerine şöyle devam etti: “Eğitim sistemi düzenlenmeli ve inşaatlarda işgücünü sağlayan usta ve işçilere meslek diploması zorunluluğu getirmeli. Her şantiyede sadece tam zamanlı bir şantiye şefi olmalıdır. Denetleyenin denetlenenden para aldığı bir sistemde denetimin olmayacağı bilinmeli. Bir an önce rantsal değil kentsel dönüşümler hayata geçirilmelidir. İmar planları depreme dirençli kentler oluşturacak şekilde revize edilmelidir. İnşaat mühendisleri mezun olur olmaz sınırsız imza yetkisine sahip olmamalı. Yetkin mühendislik yasası getirilmelidir. Yapı müteahhitleri sınıflandırmasının her grubunda en az 1 teknik personel gücü iş gücü aranmalıdır. Mevcut yapılara vize sistemi getirilmeli. İskan ruhsatı alındıktan sonra yıllar içerisinde binaya yapısal hasar verilip verilmediği düzenli periyotlarla kontrol edilmelidir.”

AYŞE NUR BÜYÜK

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız