
LENFOMA TANISI
Türkiye’de her yıl yaklaşık 7.300 kişiye lenfoma tanısı konulmaktadır. En sık görülen kanserler içerisinde erkeklerde 8., kadınlarda 9., çocukluk çağında ise 3. sırada yer almaktadır. Lenfoma nedir? Lenfatik sistem, bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır. Bu sistemde yer alan lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinden gelişen kötü huylu hastalıklara lenfoma denir. İki ana gruba ayrılır: Hodgkin Lenfoma (HL) Hodgkin Dışı Lenfoma (Non-Hodgkin Lenfoma / NHL) Lenfomanın risk faktörleri nelerdir? Yaş: Lenfoma riski yaşla birlikte artmakla birlikte, bazı alt tipler genç yaşlarda daha sıktır. Cinsiyet: Non-Hodgkin lenfomalar erkeklerde daha sık görülürken, bazı alt tipler kadınlarda daha sık görülebilir. Aile öyküsü: Birinci derece akrabalarında lenfoma bulunan kişilerde risk artabilir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması: HIV enfeksiyonu, doğuştan bağışıklık sistemi bozuklukları ve bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler. Otoimmün hastalıklar Bazı enfeksiyonlar Bazı kimyasal maddelere maruziyet: Benzen ve bazı tarım ilaçları gibi kimyasallar. Fazla kilo ve obezite: Non-Hodgkin lenfoma riskiyle ilişkili olabilmektedir. Lenfomanın belirtileri nelerdir? Lenfomanın en sık bulgusu; boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde genellikle ağrısız lenf bezi şişlikleridir. Bunun yanında açıklanamayan ateş, gece terlemesi, istemsiz kilo kaybı, halsizlik, kaşıntı ve bazı durumlarda öksürük veya nefes darlığı görülebilir. Lenfoma için kabul edilmiş bir tarama yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle; Vücudunuzda olağan dışı bir değişiklik fark ettiğinizde, beklemeyin! Süreklilik gösteren şikâyetleriniz varsa sağlık kuruluşuna başvurun! Fark ettiğiniz bulgular her zaman kanser olmayabilir; ancak değerlendirilmesi önemlidir! Lenfomanın erken tanı ve tedavisi, tedavi başarısını olumlu yönde etkileyebilir!

TÜRKİYE’DE YILDA 3 BİN 300 KİŞİ PROSTAT KANSERİNDEN HAYATINI KAYBEDİYOR
Prostat kanseri dünya genelinde ve ülkemizde erkeklerde en sık görülen kanserler arasında ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye'de bir yıl içerisinde yaklaşık 19 bin kişiye prostat kanseri tanısı konulmakta ve 3.300 kişi hayatını kaybetmektedir. Erkeklerin yaşamları boyunca prostat kanserine yakalanma riski yaklaşık her 18 kişiden 1'i düzeyindedir.
ERKEN TANI HAYAT KURTARIR
Prostat Nedir? Prostat, erkek üreme sisteminde bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir salgı bezidir. İçerisinden idrar kanalı (üretra) geçer ve erkek üreme organlarından atılan sıvının müretimine katkı sağlamaktır. Erkekler yaşlandıkça prostat bezi büyüyebilir. Bu büyüme idrar yapmayı zorlaştırabilir ve bazı idrar yolu yakınmalarına yol açabilir. Kanser hücresi içermiyorsa iyi huylu prostat büyümesi olarak adlandırılır. Prostat Kanseri İçin Risk Faktörleri Nelerdir? İleri yaş: 50 yaşından sonra risk artar. Aile öyküsü: Baba veya erkek kardeş gibi birinci derece akrabasında prostat kanseri bulunanlarda risk iki kat fazladır. Genetik faktörler. Beslenme alışkanlıkları: Aşırı kırmızı et, hayvansal yağ tüketimi, sebze ve meyve tüketiminin az olması riski artırabilir. Obezite ve hareketsiz yaşam: Sigara ve alkol kullanımı: Prostat Kanserinin Belirtileri Nelerdir? Sık idrara çıkma, özellikle gece idrara çıkma İdrar akışında zayıflama veya kesik kesik idrar yapma İdrar yaparken zorlanma veya ağrı. İdrarda veya menide kan görülmesi. Ereksiyon (sertleşme) sorunları. Bu belirtiler başka has hastalıklarda da olabilir o yüzden görüldüğünde mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır.
Erken Tanı Hayat Kurtarır! Prostat kanseri, erken evrede tespit edildiğinde başarıyla tedavi edilebilir ancak prostat kanseri erken evrelerde genellikle belirti vermeyebileceği için mutlaka 50 yaşından itibaren tüm erkekler, Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunanlar ise; 40 yaşından itibaren yılda en az bir kez Aile Hekimi’ ne başvurarak Prostat Kanseri açısından muayenesini yaptırmalıdır.



