
Türkiye’nin çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde yaklaşık yüzde 85’lik paya sahip olan Manisa, son dönemde ithal üzüm iddialarıyla gündemde. Ege Bölgesi’nden 1 Eylül 2025-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında 140 bin 565 ton kuru üzüm karşılığında 456 milyon 900 bin dolarlık ihracat gerçekleştirilirken, Türkiye genelinde kuru üzüm ihracatının değeri 462 milyon 800 bin dolara ulaştı. Manisa, kuru üzüm ihracatında Türkiye’nin lokomotif kenti olmayı sürdürürken son dönemde artan “Hayvan yemi olarak ucuza ithal ediliyor, Manisa Sultani üzümü diye ihraç ediliyor” söylentileri, somut verilere dayanmaya başladı.

“HAYVAN YEMİ” OLARAK MI GELİYOR?
Avustralya’da yaşayan bir Türk vatandaşının market rafında gördüğü, Türkiye’de paketlenmiş ancak menşei Özbekistan olarak belirtilen kuru üzüm paketini görüntüleyerek sosyal medyada paylaşması, bu yöndeki tartışmayı büyüttü. Söz konusu ürünün Türkiye’de paketlenerek Avustralya’ya ihraç edildiği belirtilirken, üreticiler bu durumun Türkiye’ye “hayvan yemi” adı altında getirildiği öne sürülen kuru üzümlerle bağlantısının araştırılmasını istiyor. Yeni Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Özbekistan’dan “hayvan yemi” amacıyla 20 bin ton kuru üzümün, kilosu 45 TL’den Türkiye’ye getirildiğini öne sürmüştü.
TİCARET BAKANLIĞI KONUYU ARAŞTIRMALI
Bu ürünlerin gerçekten hayvan yemi olarak kullanılıp kullanılmadığının, kalıntı içerip içermediğinin ve farklı sektörlerde değerlendirilip değerlendirilmediğinin denetlenmesi gerektiğini belirten Bakırlıoğlu; ithal edilen üzümlerin sirke, pekmez ve alkol sanayisine yönlendirildiği yönündeki iddiaları da gündeme getirerek, Ticaret Bakanlığı’na konuyu ilettiğini ancak aradan geçen sürede somut bir değişiklik yaşanmadığını ifade etmişti.
“ÜRETİCİ ZARAR ÜSTÜNE ZARAR EDİYOR”
İthal üzüm tartışmasına tepki gösteren üreticiler ise meselenin yalnızca Özbekistan’dan üzüm alınması olmadığını, asıl sorunun bu ürünlerin hangi kodla ithal edildiği ve Türkiye’de hangi amaçla kullanıldığının belirsiz olduğunu savunuyor. Üretici Murat Kocabiyikoğlu, sosyal medya paylaşımında, “Mesele Özbekistan üzümünü Türkiye’de paketleyip Avustralya’ya satmak değil. Mesele Özbekistan’dan sultaniye üzümü hayvan yemi olarak ithal edip sonrasında kuruyemiş olarak ihraç etmek” ifadelerini kullandı. Kocabiyikoğlu, geçen yıl 120 TL olan üzüm fiyatına karşılık bu yıl TMO’nun 95 TL alım fiyatı açıklamasına da dikkat çekerek, artan üretim maliyetleri karşısında çiftçinin zor durumda kaldığını belirtti.
“DENETİM VE ŞEFFAFLIK SAĞLANMALI”
Turgutlu’dan üretici Feraye Hocaoğlu ise hayvan yemi adı altında ithalat yapıldığı ve bu ürünlerin üretici aleyhine kullanıldığı yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini belirtti. Osman Çalışkan da yerli üreticinin ürünü dururken ithal ürünlerin iç piyasaya sunulmasının üreticiyi zor durumda bıraktığını savundu. Üreticilerin ortak talebi, ithal edilen kuru üzümlerin menşei, gümrük kodu, kullanım amacı ve Türkiye’de hangi sektörlere yönlendirildiğinin kamuoyuna açıklanması. Özellikle “hayvan yemi” olarak getirilen ürünlerin insan tüketimine sunulup sunulmadığının ve ihraç edilen ürünlerin etiket bilgilerinin mevzuata uygun olup olmadığının ilgili kurumlarca denetlenmesi isteniyor.