Karaoğlanlı Mahallesi menşeli ‘Altınbaş Kavunu’ olarak bilinen kavunun ata tohumunu birkaç yıl önce tavan arasında bulduklarını anlatan kavun üreticilerinden Osman Karaböcek, “Kavunumuz bizim atalarımızdan, kalan atalık tohumumuzdan üretiliyor. Bu tohumu yıllar önce kaybetmiştik. Tohumumuzu geri bulduk. Tavan arasına abim saklamış, orada bulduk. Bu az bir şeydi. Bunu çoğaltarak bu hale getirdik. Toprağından mıdır bilmiyorum ama sadece Karaloğlanlı’da yetişiyor. Ballı şerbet gibi tadı, bunun gibi bir tat yok.” diye konuştu.

Ata tohumunu kaybetmemek için gözü baktıklarını anlatan Karaböcek, “Çekirdeği hokkaya koyuyorum, orada muhafaza ediyorum. İnsanlar buraya kavun almak için Manisa civarından, İzmir’den, Uşak’tan geliyorlar. Sürekli müşterilerimiz buraya gelir.
Yiyenler bir daha gelir almak için. Biz burada bunun pazarını yaptık.
Burada 3-5 kişi var yetiştiren, onlardan öğreniyoruz. Herkes bu işi beceremiyor.
Bu kavunun büyüklüğüne bak, her biri 6-7 kilo, tadını başka kavunda bulamazsın.” diye konuştu.

Mahallede Altınbaş kavununu en iyi yetiştiren üreticilerden Serkan Küçük, Karaoğlanlı Altınbaş kavununun başka kavunlara benzemediğini ve raf ömrünün kısa olduğunu birkaç gün içinde tüketilmesi gerektiğini anlattı.

Üretici Serkan Küçük, “Altınbaş kavunumuz başkadır, Kırkağaç ya da başka tür kavunlara benzemez. Raf ömrü olmadığı için kendine has bir aroması var. Kokulu, mis gibi. Ama raf ömrü yok, dolapta 3 gün içinde tüketmen lazım. Karaoğlanlıya ait ata tohumumuz bu bizim. Başka yerlerde, başka topraklarda olmuyor zaten. Yani bölgemizin kavunu çok aromalı, kokulu. Yanından geçtiğinizde bile kokusunu alabilirsiniz. Mis gibi kavun. Ama raf ömrü yok. Sezonda bu aylarda olur, 20 gün, 25 gün falan bir süresi var. Bu kavun tarlası gibi direkt kırma olmuyor. Sıraya her gün içinde geziliyor. Sabahları ezanla gidiyoruz tarlaya, 2 saatte olgunlarını topluyoruz. Gökleri kalıyor. Yani bu ayrı bir iş. Diğer kavun işleri gibi değil. Her gün sabah salatalık gibi, bamya gibi günlük çalışılıyor.” dedi. Kavunun adını duyan ve tadına bakan Manisa’nın her yerinden kavun almaya gelen olduğunu kaydeden Üretici Küçük, son birkaç yıldır Manisa dışından da kavunu almaya gelenlerin olduğunu söyledi.
Üretici Küçük, “Manisa ilçelerine yolluyoruz. İzmir'in bazı bölgelerine gidiyor. Köyden gençlerimiz de bu kavunları arabalara yükleyerek satışından ekmek parası kazanıyor. Gençlerimize arabaları veriyoruz. Bazen kasa bazen de tane usulü veriyoruz. Bu kavunu görüp de almamak hata. Sadece 5-6 aile olarak yapıyoruz bunu. Yani bizim buralarda derler ki, "ekim çok ama çarşıya pazara çıkarsam azdır" diye. Hastalığa çok çabuk zayıf düşüyor.

Kavunun tadına bakan bir daha geliyor
Kavunun tadını bilen çoğu kişinin hasadına başlandığını duymasıyla Karaoğlanlı’ya ‘Karaoğlanlı Altınbaş Kavunu’nu almaya geliyor.
Manisa’dan kavun almaya Karaoğlanlı’ya giden Kadir Salih, “Tadını bildiğimizden hasat başladığını duyunca bitmeden almak istedim, raf ömrü de yok çok fazla alamıyoruz. Ama yemeyenlere tavsiyem tadına bakmalarıdır.” dedi.
Manisa’dan kavun almaya gelen Zeynel Sapan ise “Manisalıyım. Buraya sadece kavun almaya geldim.Tadını unutamadık.” dedi.
