Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Üzümde TMO var, zeytinde yok! Zeytin üreticisini kim koruyacak?

Üzümde TMO var, zeytinde yok! Zeytin üreticisini kim koruyacak?

Manisa’nın tarımdaki iki büyük ürünü üzüm ve zeytin. Kuru üzümde fiyatların üreticinin aleyhine düşmesi halinde Toprak Mahsulleri Ofisi bu yılda olduğu gibi devreye girerek alım fiyatı açıklıyor. Zeytin ve zeytinyağında ise aynı şekilde çalışan bir fiyat ve alım güvencesi bulunmuyor. Türkiye’nin sofralık zeytin üretiminde ilk sırasında yer alan, 33,5 milyon zeytin ağacına sahip Manisa’da üretici şimdi şu soruyu soruyor: Üzüm üreticisini koruyan bir sistem varsa, zeytin üreticisi için neden benzer bir güvence yok?

Üzümde TMO var, zeytinde yok! Zeytin üreticisini kim koruyacak?
KAYNAK: özcan özkan
Okunma Süresi: 4 dk

Manisa denildiğinde tarımda ilk akla gelen ürünlerin başında üzüm ve zeytin geliyor. Her iki ürün de binlerce ailenin geçim kaynağı ve Manisa ekonomisi için büyük önem taşıyor. Ancak üreticinin fiyat konusunda korunmasına gelindiğinde iki ürün arasında önemli bir fark bulunuyor. Kuru üzüm fiyatları üreticiyi mağdur edecek seviyeye düştüğünde Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bu sezonda da olduğu gibi  devreye girerek fiyat açıklıyor ve ürün alıyor. Zeytin ve zeytinyağında ise üreticinin karşısında aynı şekilde piyasaya müdahale eden bir kamu alıcısı bulunmuyor. 

TMO ÜZÜMÜ NASIL ALIYOR?

TMO’nun asıl görev alanı hububat ve bakliyat. Ancak gerekli görülmesi halinde TMO’ya başka tarım ürünlerinde de alım görevi verilebiliyor.

Kuru üzümde de sistem böyle işliyor. Piyasa fiyatı üreticinin aleyhine geliştiğinde TMO özel olarak görevlendirilerek piyasaya girebiliyor.

Örneğin 2025 yılında kuru üzüm fiyatlarının düşmesi üzerine TMO, 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için 120 TL alım fiyatı açıklamıştı. Ama TMO’nun her yıl üzüm almak gibi zorunlu bir görevi bulunmuyor; karar piyasa şartlarına göre veriliyor. 

ZEYTİNDE NEDEN YOK?

Asıl tartışma da burada başlıyor. TMO’nun zeytin almasını kesin biçimde engelleyen bir durum bulunmuyor. Ancak bugüne kadar zeytin ve zeytinyağı için üzümdeki gibi düzenli bir kamu alım sistemi oluşturulmuş değil.

Zeytinde destekler, kooperatifler ve serbest piyasa daha fazla öne çıkıyor. Sofralık zeytinin kalite ve büyüklüğüne göre çok farklı fiyatlara sahip olması da sistemi biraz daha karmaşık hale getiriyor. Ancak özellikle zeytinyağı depolanabilen ve standartları belirlenebilen bir ürün olduğu için, gerektiğinde kamu tarafından fiyatı korumaya yönelik bir sistem kurulmasının mümkün olabileceği değerlendiriliyor. 

MANİSA ZEYTİNDE DE DEV BİR ÜRETİCİ

Rakamlar zeytinin Manisa için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Manisa’da yaklaşık 33,5 milyon zeytin ağacı ve 1 milyon 231 bin dekarı aşan zeytin alanı bulunuyor. Kent, sofralık zeytin üretiminde Türkiye’nin ilk sırasında yer alıyor.2024 verilerine göre Manisa’da yaklaşık 255 bin ton sofralık, 436 bin ton yağlık zeytin üretildi. Yani Manisa yalnızca üzümün değil, zeytinin de başkentlerinden biri.

BOLLUK ÜRETİCİ İÇİN RİSKE DÖNÜŞEBİLİR

2026 yılı için Türkiye genelinde zeytin üretiminin geçen yıla göre yüzde 55,7 artması bekleniyor.

Üretimin fazla olması ilk bakışta olumlu görünse de piyasaya çok fazla ürün girmesi halinde fiyatların düşme ihtimali bulunuyor.

Üretici temsilcilerinin endişesi de burada başlıyor. Maliyetlerin altında fiyat oluşması durumunda bazı üreticilerin zeytinini toplamaktan vazgeçebileceği belirtiliyor. 

DESTEK VAR AMA FİYAT GÜVENCESİ YOK

Zeytin üreticisi tamamen desteksiz değil. Devlet tarafından dekar başına destek veriliyor ve gerektiğinde farklı destek modelleri uygulanabiliyor. Ancak destek vermek ile ürüne fiyat garantisi sağlamak aynı şey değil. TMO üzümde belirli bir fiyatla piyasaya girdiğinde tüccar ve piyasa için de bir referans fiyat ortaya çıkıyor. Zeytinde ise üreticinin elinde böyle bir güvence bulunmuyor. 

ZEYTİNE DE BİR “FİYAT KALKANI” OLABİLİR Mİ?

Üreticinin beklentisi devletin bütün zeytini satın alması değil.

Bunun yerine sezon başında maliyetler ve piyasa şartları dikkate alınarak bir referans fiyat belirlenmesi, fiyat çok düştüğünde kamu alımının devreye girmesi ya da üreticiye kilogram veya litre başına fark desteği verilmesi seçenekler arasında tartışılabilir.

TARİŞ ve diğer üretici kooperatiflerinin finansal olarak güçlendirilerek piyasada daha güçlü alıcı haline getirilmesi de başka bir seçenek olabilir. Bunlar mevcut kararlar değil, üreticinin korunması için tartışılabilecek modeller. 

ASIL SORU: ZEYTİN ÜRETİCİSİNİ KİM KORUYACAK?

Manisa’da zeytin binlerce ailenin geçim kaynağı. Kent, Türkiye’nin en büyük zeytin üretim merkezlerinden biri. Bu nedenle mesele artık zeytinin önemli bir ürün olup olmadığı değil. Mesele şu: Zeytinin fiyatı üreticinin maliyetinin altına düştüğünde kim devreye girecek? Üzümde bunun cevabı bazı yıllarda TMO oluyor. Zeytinde ise üretici aynı güvenceyi bekliyor. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız