Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfus artış hızındaki gerilemeye dikkat çekerek önümüzdeki dönemi “Aile ve Nüfus Yılı” olarak değerlendireceklerini açıklaması, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu demografik dönüşümü yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre doğum oranlarındaki düşüşün temel nedenleri arasında evlilik yaşının yükselmesi, ekonomik belirsizlikler, barınma maliyetleri, kadınların iş gücüne katılımının artması ve çocuk yetiştirme giderlerindeki yükseliş yer alıyor. Özellikle gençlerin uzun süre eğitim hayatında kalması ve kariyer planlarını öncelemesi, çocuk sahibi olma yaşını ileriye taşıyor.

YAŞAM ŞARTLARI ZORLAŞTIRIYOR
Manisa’da da benzer bir sosyolojik dönüşüm dikkat çekiyor. Bir yandan sanayi kenti kimliğiyle göç alan kentte genç nüfusun önemli bir bölümü çalışma hayatına erken yaşta dahil olurken, diğer yandan artan yaşam maliyetleri aile kurma kararlarını erteliyor. Konut fiyatları ve kiralardaki yükseliş, çocuk bakım giderleri ve ekonomik kaygılar, birçok çiftin çocuk sahibi olma planlarını gözden geçirmesine neden oluyor. Kentte çekirdek aile modelinin yaygınlaşması ve geleneksel geniş aile desteğinin zayıflaması da çocuk bakım yükünü artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

DOĞUM SAYISI SON 5 YILDA 3 BİN 200 AZALDI
TÜİK verilerine göre Manisa’da doğum sayısı 2015 yılında 19 bin 435 ile son yılların en yüksek seviyelerinden birine ulaşırken, sonraki dönemde düzenli bir düşüş yaşandı. Kentte 2020 yılında 16 bin 911, 2024 yılında 14 bin 521 ve 2025 yılında ise 13 bin 714 doğum gerçekleşti. Veriler, yalnızca son beş yılda yaklaşık 3 bin 200 doğumluk bir azalmaya işaret ediyor.
