ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş 27. gününde tüm şiddetiyle devam ederken, müzakere görüşmeleri iddiaları da gündemdeki yerini koruyor.
TRUMP NATO'YA ATEŞ PÜSKÜRDÜ
Dünya savaşın bir an önce bitmesini beklerken ABD Başkanı Donald Trump'tan dikkat çeken bir mesaj daha geldi. Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Trump, NATO'ya resmen ateş püskürdü.
"İRAN KONUSUNDA HİÇBİR YARDIMLARI OLMADI"
Trump "NATO ülkeleri, İran konusunda yardım etmek için hiçbir şey yapmadı. ABD'nin NATO'ya hiçbir ihtiyacı yok. Bu çok önemli dönüm noktasını asla unutmayın" ifadelerini kullandı.
TRUMP-NATO KRİZİ
İran savaşı bağlamında Trump ile NATO arasındaki gerilim, esas olarak ABD’nin müttefiklerinden askeri destek istemesi ama karşılık bulamaması üzerinden şekilleniyor. Trump, özellikle Hürmüz Boğazı’nı açmak ve İran’a karşı operasyonları genişletmek için NATO ülkelerini sürece dahil etmek istedi ancak Avrupa başta olmak üzere birçok ülke bu savaşa doğrudan katılmayı reddetti.
Bu durum Trump’ın sert çıkışlarına neden oldu. NATO ülkelerini “yetersiz” ve hatta “korkak” olarak nitelendiren Trump, ABD’nin ittifak için büyük mali ve askeri yük taşıdığını, buna rağmen kritik bir savaşta yalnız bırakıldığını savunuyor.
NATO tarafı ise bu savaşı ABD’nin başlattığı ve yeterince istişare edilmemiş bir süreç olarak görüyor. Avrupa ülkeleri, İran’la doğrudan çatışmaya girmenin bölgesel savaşı büyüteceğini, enerji krizini derinleştireceğini ve kendi güvenliklerini riske atacağını düşünüyor.
Sonuç olarak İran savaşı, Trump’ın “müttefikler de savaşmalı” yaklaşımı ile NATO’nun “sınırlı destek, doğrudan çatışmadan kaçınma” çizgisi arasında ciddi bir görüş ayrılığı yaratmış durumda; bu da ittifak içinde açık bir güven ve strateji krizine dönüşüyor.
NATO İRAN SAVAŞINA DAHİL OLDU MU?
NATO, İran’a karşı yürütülen savaşta doğrudan taraf olmuş değil. İttifak olarak ortak bir askeri operasyon kararı alınmadı ve NATO’nun resmi çizgisi, çatışmaya kurumsal düzeyde dahil olmamak yönünde. Bu durumun en önemli nedeni, NATO’nun kolektif savunma mekanizmasının ancak bir üye ülkeye doğrudan saldırı olması halinde devreye girmesi ve İran’la yaşanan gerilimin bu kapsamda değerlendirilmemesi.
Buna rağmen bazı NATO üyesi ülkeler, özellikle ABD’ye lojistik destek sağlama, üslerini açma veya istihbarat paylaşımı gibi sınırlı katkılar sunabiliyor. Ancak bu destekler NATO şemsiyesi altında değil, ülkelerin kendi ulusal kararları doğrultusunda gerçekleşiyor. Avrupa ülkelerinin büyük bölümü ise İran’la doğrudan çatışmaya girmekten kaçınıyor; bunun bölgesel savaşı büyüteceği, enerji krizini derinleştireceği ve kendi güvenliklerini riske atacağı görüşü öne çıkıyor.
Sonuç olarak NATO, İran savaşında aktif bir askeri taraf değil; daha çok diplomatik dengeyi korumaya çalışan, üyeleri arasında farklı yaklaşımların bulunduğu ve bu nedenle ortak bir müdahale kararı alamayan bir pozisyonda duruyor.
ABD-İSRAİL'İN İRAN SALDIRILARI
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.