Asya'nın en yüksek ve sismik açıdan en hareketli noktalarından biri olan Tibet Platosu, orta şiddette yeni bir depremle sarsıldı. Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) tarafından paylaşılan son dakika verilerine göre, Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'ne bağlı Nagqu kentinin 210 kilometre doğu-kuzeydoğusunda 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.
Deprem, 27 Ekim 2026 Salı günü UTC saatiyle 18:57:53'te (Türkiye Saati ile 21:57:53) gerçekleşti. Bölgedeki sismik izleme ağları tarafından anlık olarak kaydedilen sarsıntı, kırsal ve dağlık yerleşim alanlarında hissedildi.
Yerin 10 Kilometre Derinliğinde Kaydedildi
USGS ve uluslararası sismoloji merkezleri tarafından paylaşılan teknik detaylar şu şekildedir:
- Büyüklük: 5.4 (mb)
- Merkez Üssü: 210 km Doğu-Kuzeydoğu - Nagqu, Çin (Tibet Özerk Bölgesi)
- Koordinatlar: 32.539° Kuzey / 93.903° Doğu
- Tarih ve Saat: 27 Ekim 2026 – 18:57:53 (UTC) / 27 Ekim 2026 – 21:57:53 (TSİ)
- Derinlik: 10,0 km (Sığ odaklı)
Depremin yerin 10,0 kilometre gibi sığ bir derinlikte gerçekleşmiş olması, sismik enerjinin yüzeyde ve merkez üssüne yakın dağlık alanlarda daha belirgin hissedilmesine neden oldu.
Saha Çalışmaları ve Hasar Durumu
Sarsıntının ardından Çin Ulusal Afet Azaltma Komitesi ve yerel acil durum ekipleri tarafından bölgede tarama çalışmaları başlatıldı. Depremin meydana geldiği alanın yüksek rakımlı ve seyrek nüfuslu bir dağlık bölge olması sebebiyle ilk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı veya ağır yapısal hasar bildirilmedi.
Bölgedeki sert kış şartları ve yüksek altitude göz önünde bulundurularak arama-kurtarma ve inceleme ekiplerinin teyakkuzda kaldığı bildirildi.
Tibet Platosu ve Tektonik Sıkışma Analizi
Tibet Platosu, Hint Levhası'nın kuzeye doğru ilerleyerek Avrasya Levhası ile çarpıştığı Himalaya tektonik kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bu devasa jeolojik sıkışma, bölgede sık sık sığ odaklı orta ve büyük şiddette depremlerin meydana gelmesine yol açmaktadır. Uzmanlar, 5.4 büyüklüğündeki bu sarsıntının plato üzerindeki fay hatlarında meydana gelen sürekli stres birikimi ve salınımının bir sonucu olduğunu vurguluyor.