Dünya genelinde enerji lojistiğinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'ndaki abluka tüzüklerinin gevşemeye başlaması ve tarafların 60 günlük yeni bir ateşkes protokolü üzerinde uzlaşma sağladığına dair istihbarat logları, piyasalara nefes aldırdı. Jeopolitik gerilimin yumuşamasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı fahiş zirvelerinden saniyeler içinde inerek 21 Nisan'dan bu yana en düşük seviye olan 91,7 dolara geriledi. Petroldeki bu düşüş ABD 10 yıllık tahvil faizlerini yüzde 4,4315 ile son 20 günün en dip baremine çekerken, para piyasalarında Fed'in yıl sonuna kadar 1 faiz artışı yapabileceği senaryosu tescillendi.
ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 2026 yılı ilk çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) revizyon tüzüğü beklentilerin gerisinde kaldı. Öncü verilerde yüzde 2 büyüyeceği tahmin edilen ABD ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış bazda yalnızca yüzde 1,6 büyüyebildi.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) birincil enflasyon göstergesi kabul ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ise nisan ayında aylık %0,4 ile tahminlerin altında kalırken, yıllık bazda %3,3 ile beklentilere paralel gerçekleşti. Bu durum, ekonomik aktivitedeki fahiş yavaşlamaya rağmen makro enflasyon risklerinin siber piyasalarda hala çok güçlü olduğunu kuruşu kuruşuna yasal olarak kanıtlıyor.
Piyasalardaki bu veri cümbüşünü değerlendiren Ekonomist Muhammed Bayram, ABD Başkan Yardımcısı Vance’ın ateşkes tüzüğüne yönelik açıklamalarının ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye kısıtlamalarını esnetmesinin saniyeler içinde güvenli liman algısını değiştirdiğini belirtti. Savaşın yarattığı makro ekonomik tahribat nedeniyle Fed ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz silahını katı tutabileceğini aktaran Bayram, bütçe tahminlerini revize etmek zorunda kaldıklarını açıkladı.