Altın fiyatlarında önceki seansta başlayan toparlanma kısa sürdü. ABD’den gelen enflasyon verilerinin faiz artışı beklentilerini kısmen azaltmasıyla 4.200 dolar seviyesini test eden ons altın, bu bölgede kalıcılık sağlayamadı.
Ekim ayına yaklaşık 4.175 dolardan başlayan ons altın, gün içerisinde 4.162 dolar civarında işlem gördü. Aralık vadeli ABD altın kontratları ise 4.192 dolar seviyesinde seyretti.
Değerli metal, eylül ayını yüzde 6’nın üzerinde kayıpla tamamlamıştı. Yeni ayın ilk işlemlerinde görülen sınırlı yükseliş ise önceki ayda yaşanan kaybı telafi etmeye yetmedi.
Altın fiyatlarının yükselişini sınırlayan başlıca unsur, ABD tahvil getirilerindeki artış oldu. Faiz getirisi sağlamayan altın, tahvil faizleri yükseldiğinde yatırımcılar açısından daha yüksek fırsat maliyetiyle karşı karşıya kalıyor.
ABD’nin 30 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,66 seviyesine kadar yükselerek 2002’den bu yana görülen en yüksek düzeylere ulaştı. 10 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5,30’un üzerine çıktı.
Tahvil piyasasındaki satışların sürmesi ve doların güçlü kalması, ons altının yukarı yönlü hareketini sınırlandırıyor. Doların değer kazanması, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getiriyor.
Altın piyasasında kısa vadeli yön açısından cuma günü açıklanacak ABD tarım dışı istihdam verisi yakından takip edilecek. Rakamlar, Amerikan iş gücü piyasasının gücü ve ABD Merkez Bankasının faiz politikası hakkında yeni işaretler verecek.
ABD’de ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde değişmeden kalmıştı. Eylül verisinin beklentilerin üzerinde veya altında gelmesi, faiz tahminlerinin yeniden fiyatlanmasına neden olabilir.
Verinin güçlü gelmesi halinde:
ABD tahvil getirileri yükselebilir.
Dolar endeksi güç kazanabilir.
Fed’in yeni faiz artırımlarına yönelik beklentiler artabilir.
Altın üzerindeki satış baskısı devam edebilir.
İstihdam artışının beklentilerin altında kalması durumunda ise faiz artırımı beklentileri zayıflayabilir ve altında tepki alımları görülebilir. Bunlar kesin fiyat tahmini değil, verinin piyasalara olası etkilerini gösteren senaryolardır.
ABD’de açıklanan son enflasyon verilerinin tahminlerden daha düşük gelmesi, Fed’in ekim ayında faiz artırma ihtimalini azalttı. Piyasa fiyatlamalarında ekim toplantısındaki artış olasılığı yüzde 45’ten yüzde 37’ye geriledi.
Buna karşılık aralık ayında faiz artışı yapılabileceğine ilişkin beklentiler güçlü kalmaya devam ediyor. Piyasalarda aralık toplantısında artış olasılığının yüzde 89 civarında fiyatlandığı aktarılıyor.
Faizlerin uzun süre yüksek kalması veya yeni bir artış yapılması, kısa vadede altın açısından olumsuz bir görünüm oluşturabilir.
Petrol Fiyatları ve Enflasyon Riski İzleniyor
Petrol fiyatlarındaki hareketlilik de altın piyasasının yönü açısından önem taşıyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini artırarak tahvil getirilerini yukarı taşıyabiliyor.
Petrolün gerilediği dönemlerde enerji kaynaklı enflasyon baskısının azalacağı beklentisi altına destek verebilir. Ancak tahvil getirileri ve dolar güçlü kalmaya devam ettiği sürece petroldeki düşüşten gelen desteğin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.WisdomTree Emtia Stratejisti Nitesh Shah, yüksek faiz ve güçlü doların kısa vadede altının önünde engel oluşturduğunu belirtti. Shah, tahvil piyasasındaki oynaklığın ise belirsizlik dönemlerinde altının koruma aracı olarak rolünü güçlendirebileceğini ifade etti.