Küresel piyasalarda ABD'nin uzun vadeli tahvil alım operasyonları ve zayıflayan dolar endeksiyle birlikte kıymetli madenlerde başlayan üç haftalık ralli güç kazanıyor. 20 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla A Haber canlı yayınında piyasaların perde arkasını aktaran İslam Memiş, ABD ekonomisinin 40 trilyon dolara ulaşan borç yükü ve artan jeopolitik riskler nedeniyle Fed'in faiz artırım alanının kalmadığına dikkat çekti.
Ons altının 4 bin 500 ve 4 bin 600 dolar bandında kritik teknik dirençlerle karşılaştığını belirten Memiş, sağlıklı bir yükseliş trendi için kısa vadeli kâr satışlarının ve teknik düzeltmelerin normal olduğunu ifade etti. Piyasaların henüz gerçek bir küresel enflasyonu ve jeopolitik çatışma maliyetlerini tam olarak fiyatlamadığını vurgulayan analist, yıl sonuna kadar ons altında 5 bin dolar seviyesinin yeniden test edilmesini beklediğini kaydetti.
İç piyasadaki fiziksel altın dinamiklerine değinen Memiş, Kapalıçarşı ve serbest piyasada benzeri görülmemiş bir fiyatlama modelinin ortaya çıktığını duyurdu. Şubat ayında 1 kilogramlık külçe altında 12 bin 500 dolara kadar çıkan fiziki işçilik priminin, yerli yatırımcının altın bozdurma eğilimi ve zayıf fiziki talep nedeniyle eksi 674 dolara kadar gerilediğini aktardı.
Türkiye'nin şu anda küresel ölçekte en ucuz fiziki altına erişim sağlanan pazar konumuna geldiğini vurgulayan Memiş, işçilik farkının önümüzdeki haftalarda eksi 1.000 dolara kadar inebileceğini ve bu tablonun uzun vadeli yatırımcılar için büyük bir maliyet avantajı yarattığını belirtti.
Kapalıçarşı'da 6 bin 900 TL bandında dengelenen gram altının petrol fiyatlarındaki yükseliş ve dış politikadaki kırılganlıklardan destek aldığını söyleyen İslam Memiş, bu hareketlerin gecikmeli bir telafi süreci olduğunu bildirdi.
Kısa vadede dalgalanmalar yaşansa dahi altının yatırımcısına zaman ve reel getiri kazandırdığını hatırlatan Memiş; ağustos ayı içinde 7 bin TL'nin test edilmesinin ardından, yılın kalan bölümünde 8 bin TL seviyesinin ana hedef olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.