Toprak adeta suya doydu, haftalar öncesine kadar çatlayan o kurak araziler yerini yemyeşil bir denize bıraktı. Kış aylarını "Acaba emeklerimiz heba mı olacak?" endişesiyle geçiren Arabanlı üretici, son günlerdeki sağanaklarla derin bir 'oh' çekti. Sadece Gaziantep'in değil, Türkiye'nin en stratejik tarım havzalarından biri olan ve tek başına ülkenin sarımsak ihtiyacının yüzde 25'ini karşılayan bu bereketli topraklarda şimdilerde hummalı bir çalışma var.
Zira kendine has keskin aroması, iri dişleri ve raf ömrüyle Avrupa Birliği'nden (AB) bile coğrafi işaret tescili almayı başaran Araban sarımsağı, yağan yağmurlarla birlikte kalibresini inanılmaz bir boyuta taşıdı.
Çizmelerini giyip çamur deryasına dönen tarlaya inen çiftçi şu sıralar gözünü kırpmadan nöbette. Yağışların getirdiği bereketin yanında bir de fazla nemden kaynaklı 'pas' hastalığı riski doğunca, traktörler kontak kapatmaz oldu.
Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Altun'un sahadan aktardığı o tablo aslında her şeyi özetliyor. "Bu sene rahmetimiz bol oldu" diyen Altun, üreticinin ürünü korumak için yağmur çamur demeden amansız bir ilaçlama mesaisi verdiğini üstüne basarak vurguluyor. Düne kadar kuraklık yüzünden karalar bağlayan o çiftçi, şimdi kaliteli ve dolgun başlar elde etmenin, fire vermeden hasada ulaşmanın o tatlı telaşı içinde.
Takvimler hızla ilerliyor. Yaklaşık bir ay sonra, o meşhur yeşil sarımsağın taze kokusu tüm bölgeyi saracak. Hemen ardından, 15 Mayıs gibi asıl büyük söküm, yani sofralık kuru sarımsakların hasadı başlayacak. Ancak 30 bin dönümlük araziden fışkırması beklenen bu 50 bin tonluk devasa rekolte öncesi, üreticinin karar alıcılardan tek ve çok net bir talebi var: İthalat kapılarının kapatılması.
Başkan Altun'un "Araban'da Türkiye'ye yetecek kadar sarımsak var" çıkışı oldukça kritik bir dönemece işaret ediyor. Hasat döneminde dışarıdan mal getirilmesinin yerli üreticiye vurulacak en büyük darbe olduğunu hatırlatan Altun, "İthal mal gelmezse çiftçi ürününü hakkı olan fiyata satar. Üstelik tüketici de bu kaliteli ürünü çok daha uygun fiyata alır. Biz yurt dışına ihracat da yapacağız ama bilin ki bizim ürünümüz Türkiye'mize fazlasıyla yeter. İnsanlarımız kendi toprağının mahsulünü yesin" diyerek sektörel bir rest çekiyor.