Aylardır dükkan kepenkleri açılırken de kapanırken de en çok konuşulan mevzu aynı: Bağ-Kur'lunun omuzlarındaki o ağır 9 bin gün yükü ne zaman hafifleyecek? Bakanlık koridorlarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Ancak masadaki taslaklar ve sosyal güvenlik uzmanlarının uyarıları, 7200 güne inme ihtimalinin herkesin yüzünü aynı oranda güldürmeyeceğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Eğer hesaplamanızı doğru yapmazsanız, "Erken emekli oluyorum" sevinci yerini yıllarca sürecek bir bekleyişe bırakabilir.
SGK Uzmanı Özgür Erdursun'un o çarpıcı analizine göre, meclise gelecek bu yeni yasanın tartışmasız tek ve en büyük kazananı 8 Eylül 1999 öncesi sisteme dahil olan "EYT'li" Bağ-Kur'lular olacak.
Neden mi? Çünkü bu gruptaki vatandaşların önünde takılacakları herhangi bir yaş sınırı bulunmuyor. Düzenleme hayata geçtiği an, erkeklerde 9 bin olan prim gün şartı 7 bin 200'e düştüğünde, eksik günü olan binlerce esnaf anında emeklilik dilekçesini SGK'ya verebilecek. Hatta masadaki "Genel İndirim" senaryosu kabul görürse, mevcut tüm şartlardan 1.800 gün düşülebilir. Bu da halihazırda 7.200 gün şartına tabi olan kadın sigortalılar için o mecburi kotanın 5.400 güne gerilemesi; yani kelimenin tam anlamıyla devrim niteliğinde bir erken emeklilik demek!
İşin can sıkan, hevesleri kursakta bırakan kısmı ise 9 Eylül 1999 tarihinden sonra iş yeri açan, şirket ortağı olan kitleyi ilgilendiriyor.
Prim gününüzün 9 binden 7 bin 200'e inmesi, maalesef tek başına o emekli maaşının bağlanmasına yetmiyor. Erdursun, bu gruptaki vatandaşların kadınlarda 58, erkeklerde 60 ve 2008 sonrasında 65'e kadar uzanan o katı yaş şartını beklemek zorunda olduğunun altını kalın çizgilerle çiziyor. Yani priminizi 7200 günde tamamlasanız dahi, eğer yaşınız dolmadıysa sistem size "bekle" diyecek. Bu büyük düzenlemenin gerçek bir avantaja dönüşmesi, sokağın beklentisini karşılaması için mutlaka ama mutlaka "kademeli emeklilik" formülüyle desteklenmesi şart.
Erken emeklilik planları yaparken esnafın gözden kaçırdığı, ancak iş resmiyete bindiğinde karşılarına devasa bir duvar gibi dikilecek olan asıl tehlike ise "ihya" (geçmişe dönük borçlanma) bedelleri.
Geçmiş yıllarda primlerini ödeyemediği için günleri dondurulan ve silinen on binlerce Bağ-Kur'lu var. 7 bin 200 gün avantajını kullanıp aradaki boşluğu kapatmak isteyen bir esnaf, bu günleri devletten güncel asgari ücret üzerinden satın almak zorunda. Hesaplamalara göre ihya bedelleri 300 bin TL’den başlayıp, dondurulan sürenin uzunluğuna göre tam 1,5 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor! Bu astronomik rakamlar, vatandaşın emeklilik planlarını altüst edecek en kritik maliyet kalemi olarak o masada duruyor.