Sosyal güvenlik sisteminin o karmaşık ve sürekli değişen labirentlerinde aslında çalışan lehine işleyen çok güçlü bir formül yatıyor. Halk arasında 'yıpranma payı', resmi dilde ise 'fiili hizmet süresi zammı' olarak bilinen bu can simidi, ağır ve riskli şartlarda bedeni, zihni yıpranan vatandaşa "Sen diğerlerinden daha çok yoruldun, daha erken dinlenmeyi hak ediyorsun" diyor.
SGK'nın son güncellemeleriyle kapsamı iyice genişleyen ve 45 farklı meslek dalına yayılan bu sistem; çalıştığınız her 360 gün (yani tam 1 yıl) için mesleğinizin zorluk ve tehlike derecesine göre hanenize ekstra 60, 90 hatta 180 gün ekliyor. İşin en can alıcı tarafı ise şu: Eklenen bu süreler sadece prim gününüzü şişirmekle kalmıyor, doğrudan nüfus cüzdanınızdaki yaşınızdan, yani o beklemekten usandığınız emeklilik yaşınızdan düşülüyor.
Bu cazip haktan yararlanıp emekli maaşına yıllar öncesinden kavuşmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken çok ince ama hayati bir çizgi var. Kurumun o tehlikeli statüdeki bordrolu personeli olmak tek başına yetmiyor.
Diyelim ki bir demir-çelik fabrikasında, ağır sanayi tesisinde veya bir hastanede çalışıyorsunuz. Eğer işiniz klimalı bir ofiste, masa başı evrak işleriyse maalesef bu haktan yararlanamıyorsunuz. SGK'nın kuralı çok net: Riski fiilen yaşayacaksın! Fırının başında ter döken işçi, radyasyon odasındaki teknisyen veya sahada alevlerin arasına dalan itfaiyeci bu ek primi hak ediyor. Üstelik bu avantajın emeklilik yaşınızı ciddi anlamda, yıllarca geriye çekebilmesi için o zorlu meslekte en az 3.600 gün (tam 10 yıl) fiilen ter dökmüş olmanız şart. Aksi takdirde, kazanılan o ufak yıpranma payları emeklilik yaşınızı beklediğiniz kadar aşağı çekemiyor.
Hesap aslında oldukça basit ama bir o kadar da yüz güldürücü.
Normal şartlarda 60 yaşında emekli olmayı bekleyen bir vatandaş düşünün. Bu kişi, yasaya göre yılda 90 gün yıpranma payı veren riskli bir iş kolunda 20 yıl boyunca dirsek çürüttü. Her yıl kazandığı o ekstra 90 gün, 20 yılın sonunda toplamda 1.800 güne (yaklaşık 5 yıl) ulaşıyor.
Sistem bu 5 yılı alıyor, sizin 60 olan yasal emeklilik yaşınızdan tak diye düşüyor. Bir anda kendinizi 55 yaşında, SGK'dan ilk emekli maaşınızı çekerken buluyorsunuz! Özellikle yer altı maden işçileri gibi dünyanın en zor mesleğini icra edenlerde, yıpranma payı yılda 180 günü bulduğu için bu avantaj inanılmaz bir şekilde 8 yıla kadar tırmanabiliyor.
Gelelim milyonların kendi mesleğini aradığı o kritik listeye. SGK'nın güncellediği 45 meslek dalı, tehlike sınıfına göre şu şekilde öne çıkıyor:
Ateşle, Tozla ve Kimyasalla Sınananlar: Maden ve yer altı tünel işçileri (zirvede onlar var), demir-çelik, çimento, alüminyum ve cam fabrikası emekçileri, asit, kurşun, arsenik ve cıva gibi zehirli maddelerle boğuşanlar, termik santral çalışanları.
Hayat Kurtarırken Kendi Hayatını Yıpratanlar: Doktorlar, hemşireler, röntgen/radyasyon teknisyenleri ile alevlerin arasına dalan itfaiye erleri.
Güvenliğimizin Teminatları: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kahraman mensupları, emniyet teşkilatı (polisler), sahil güvenlik ekipleri, istihbarat personeli ve ceza infaz kurumu çalışanları.
Zorlu Sahalarda Ter Dökenler: Su altında yüksek basınçla çalışan dalgıçlar ve olaydan olaya koşan, sahada fiilen görev yapan basın mensupları.