Ara

Akdeniz Anemisi ve Demir Dengesi: Dikkat Edilmesi Gerekenler

YAYINLAMA:

 

Ülkemizde “Akdeniz Anemisi” olarak bilinen talasemi, özellikle Akdeniz havzasında sık görülen kalıtsal bir kan hastalığıdır. Vücut, kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıyıcısı olan hemoglobini yeterince üretemez. Bu durum hafif taşıyıcılık (talasemi minor) şeklinde kendini gösterebileceği gibi, daha ağır formlarda (talasemi intermedia veya major) ciddi anemiye yol açabilir. Hastalığın en kritik yanlarından biri, demir metabolizmasındaki hassas dengedir. Yanlış yaklaşımlar hem demir eksikliğini derinleştirebilir hem de vücutta tehlikeli demir birikimine (yüklenmesine) neden olabilir.

Talasemi taşıyıcılarında (minor) kan değerleri sıklıkla demir eksikliği anemisiyle karıştırılır. Bu nedenle mutlaka hemoglobin elektroforezi testiyle kesin tanı konulmalıdır. Demir eksikliği gerçekten varsa ve talasemi taşıyıcılığıyla birlikteyse, doktor kontrolünde demir desteği verilebilir. Ancak talasemi major veya intermedia gibi ağır formlarda düzenli kan transfüzyonu alan hastalarda durum tamamen tersine döner: Vücut zaten fazla demir yüklenir. Bu yüzden demir takviyesi kesinlikle yapılmamalıdır.

Beslenmede  Dikkat  Edilecek Temel  İlkeler

1. Demir alımını kontrollü tutun

Kırmızı et, sakatat (karaciğer, böbrek), istiridye gibi yüksek hem-demir içeren gıdaları sınırlayın.

Beyaz et (tavuk, hindi), balık (dikkatli miktarda), yumurta ve bitkisel proteinleri (tofu, baklagiller) tercih edin.Demir emilimini artıran C vitamini kaynaklarını (portakal, mandalina, kivi,yeşil  biber) demir içeren öğünlerle aynı anda tüketmeyin. Bunları ara öğünlerde alın.

 

2. Demir emilimini doğal yollarla azaltın

Yemeklerle birlikte siyah çay veya yeşil çay içmek faydalıdır; içindeki tanenler demir emilimini önemli ölçüde düşürür. Süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir) de demir emilimini azaltırken, aynı zamanda kemik sağlığı için gerekli kalsiyumu sağlar. Özellikle ağır talasemilerde osteoporoz riski yüksek olduğundan kalsiyum ve D vitamini alımına özen gösterin.

 

3. Folik asit ve diğer destekleyiciler

Talasemide folik asit ihtiyacı artar çünkü vücut sürekli yeni kırmızı kan hücreleri üretmeye çalışır. Ispanak, roka, brokoli, kuşburnu, portakal gibi folat açısından zengin besinleri sofranızdan eksik etmeyin. Doktorunuz   gerek  görürse  folik asit takviyesi önerebilir. Çinko  ve D vitamini eksikliği de sık görülür; düzenli kan tahlilleriyle takip edilmelidir.

 

4. Genel sağlıklı beslenme kuralları

Taze sebze, meyve ve tam tahıllarla dengeli bir Akdeniz diyeti uygulayın (ama ironik şekilde, bu hastalığa adını veren “Akdeniz” burada düşük demir vurgusu taşır).

Hazır gıdalar, demirle zenginleştirilmiş tahıl ve kahvaltılık gevreklerden uzak durun. Transfüzyon alan hastalarda düşük demir diyeti şart olmayabilir; önemli olan düzenli şelasyon (demir atıcı) tedaviye uymaktır. Beslenme burada destekleyici rol oynar.

Pratik Öneriler ve Uyarılar

Her anemi belirtisinde (halsizlik, yorgunluk, solukluk) kendi kendinize demir hapı kullanmayın.

Taşıyıcıysanız evlenmeden önce eşinizin de tarama yaptırması çok önemlidir; her iki ebeveyn taşıyıcıysa çocukta majör talasemi riski yüksektir.

Düzenli takip şart: Kan sayımı, ferritin, demir bağlama kapasitesi ve vitamin düzeyleri yılda en az bir kez kontrol edilmeli.

Egzersiz ve yeterli sıvı alımı da genel iyilik halini destekler; ancak aşırı yorucu aktivitelerden kaçının.

Akdeniz anemisi ömür boyu süren bir durumdur ancak doğru takip, bilinçli beslenme ve modern tedavilerle (kan transfüzyonu, demir şelasyonu, gerekirse kemik iliği nakli) hastalar kaliteli bir yaşam sürdürebilir. Özellikle ülkemizde taşıyıcılık oranı yüksek olduğu için  farkındalık büyük önem taşır.

Unutmayın: Beslenme, tedavinin yerini almaz ama tedavinizi en iyi şekilde destekler. Şüphe duyduğunuzda mutlaka bir hematoloji uzmanı ve klinik diyetisyenle görüşün. Sağlığınız en değerli varlığınız; onu bilinçli seçimlerle koruyun.

 

Sağlıkla kalın…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *