Bir Tıkla Satın Alınan Yakınlık

YAYINLAMA:

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırdı. Bilgiye ulaşmayı hızlandırdı, mesafeleri kısalttı, dünyayı avuçlarımızın içine sığdırdı. Ancak farkında olmadan değiştirdiği başka bir şey daha var: İnsan ilişkileri…

Bugün artık yalnızca bir sanatçıyı, bir oyuncuyu ya da bir içerik üreticisini takip etmiyoruz. Onların özel paylaşımlarını görmek, canlı yayınlarına katılmak, herkesten önce içeriklerine ulaşmak için ücretli abonelikler satın alıyoruz. Dijital dünyanın sunduğu bu sistem, her geçen gün daha fazla hayatımızın içine giriyor.

Elbette emek veren herkes, emeğinin karşılığını almalıdır. Buna itiraz etmek mümkün değil. Asıl üzerinde durulması gereken konu ise ücretli aboneliklerin giderek bir ihtiyaç gibi görülmeye başlanması.

Özellikle çocuklar ve gençler için bu durum çok daha farklı bir anlam taşıyor. Sevdikleri bir isme daha yakın hissedebilmek, arkadaşlarının konuştuğu içerikleri kaçırmamak ya da dijital bir topluluğun parçası olabilmek adına abonelikler sıradan bir harcamaya dönüşüyor. Oysa çoğu zaman satın alınan şey bir içerikten çok, “yakın olma” hissi oluyor.

Yetişkinler de bu değişimin dışında değil. Farkında olmadan her ay yenilenen üyelikler, dijital platformlar ve özel içerikler derken hem bütçeler hem de zaman sessizce ekranlara aktarılıyor.

Belki de dijital çağın en büyük yanılsaması, yakınlığın satın alınabileceğine bizi inandırmasıdır. Oysa insanı insana bağlayan şey bir abonelik değil; aynı masada edilen sohbet, birlikte geçirilen zaman ve paylaşılan gerçek hayatın ta kendisidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız