BEDAVADAN ZENGİNLİK
Bazı şeyler parayla değil, kalple alınır…
Tabiat gibi...
Bedavadan lüks şeyler satın alabilirim ben…
Nasıl mı?
Mesela buraya her geldiğimde,
şu dağın etekleri bana ait olur.
Çünkü ben öyle isterim.
Doğa, sonsuz renk cümbüşünü armağan eder bana.
Tertemiz, mis gibi havayı çekerim içime…
Benim olur, benim.
Hele şu papatyalar…
“Bir emrin var mı kraliçem?” diye sorarlar her gelişimde.
Ben de onlara,
“Siz var olun yeter” derim.
Toprak ayağımın altına kilim gibi serilir.
Bazen yeşil bir halı olur bu…
Ben geliyorum diye.
Benim sahne halım kırmızı değil,
her daim yeşildir.
Çok zenginim…
Çok.
Hiç gökyüzü sizi kanadınızdan tutup yukarı çıkardı mı?
Beni çıkardı…
Aramızda sır bu.
Bir de şurada kocaman bir ağaç var…
Ara ara dertleşiriz.
Bir keresinde sırtımı yasladım ona.
Ne güzeldi o duygu…
Sırtını birine yaslamak.
Velhasıl kelam…
Muhatabım çok kıymetli.
İyi ki doğa var.