Emine Öztürk
[email protected]
DAĞLAR
Ah dağlar, ah dağlar…Uzak diyarların dertli dağları. Kim bilir, kimler ne sırlar döktü,sonsuzluğa gömdün onları. Neler duydun, neler? Kimleri aldın koynuna? Hangi tavşan sana küstü? Sahiden, haberin olmadı mı? Ne acılara şahit oldun,sen de hüngür hüngür ağladın.
YAĞ YAĞMURUM
Yağ yağmurum, yağ…İster toprağa,İster buluta…Sen nereye istersen,İstersen güneşin tam kalbineBir dirhem aşk gibi yağ. Yağ yağmurum, yağ…Okyanusun en derinine,Amazon’un vahşi sularınaEn kurak çöllere İstersen avucumdaki dualarıma,Bir dirhem gözyaşı gibi yağ.
BEDAVADAN ZENGİNLİK
Bazı şeyler parayla değil, kalple alınır… Tabiat gibi. Bedavadan lüks şeyler satın alabilirim ben…Nasıl mı? Mesela buraya her geldiğimde,şu dağın etekleri bana ait olur. Çünkü ben öyle isterim. Doğa, sonsuz renk cümbüşünü armağan eder bana. Tertemiz, mis gibi havayı çekerim içime…Benim olur, benim.
FATMA NUR ÖĞRETMEN...
Ülkemiz yine elim bir olayla gündemde…Bir öğretmen, bir öğrencisi tarafından hayattan koparıldı.Bunu yazmak bile insanın içini parçalıyor.Öğretmenlerimizin karşısında saygıyla, mahcup konuşan bizler;bugün öğretmenine hakaret eden, şiddet uygulayan ve ne yazık ki canına kasteden bir noktaya nasıl...
SUSARAK ÖĞRENDİK
Ne yani, ne olmuşÇığlık çığlığa sustuysakVe hâlâ ayakta duruyorsak dimdik. Öğrendik susmayıSesimizden çok yaralarımız konuşurken,Kalbimizi cebimize koyupYürümeyi…Her düşüşte, bir papatya bıraktık toprağa ,Kimse görmedi belkiAma bahar bizi ezberledi.