Üzümde belirsizlik bitti

YAYINLAMA:

 

Manisa’da bugün bağcıya ne sorarsanız sorun, söz dönüp dolaşıp aynı yere geliyor:

“Üzüm kaç para olacak?”

Çünkü üzüm Manisa için sıradan bir tarım ürünü değil.

Üzüm; Saruhanlı’nın, Alaşehir’in, Salihli’nin, Sarıgöl’ün, Turgutlu’nun, Şehzadeler’in, Yunusemre’nin ekonomisi demek. Köydeki çiftçinin borcu, işçinin yevmiyesi, esnafın alışverişi, çocuğun okul masrafı demek.

Kısacası üzümün cebine girecek para, dönüp dolaşıp Manisa’nın cebine giriyor.

İşte bu yüzden bu yıl üzüm fiyatı meselesi, yalnızca bağcıyı değil bütün Manisa’yı ilgilendiriyor.

Geçen yıl farklı bir tablo vardı.

Zirai don nedeniyle ürün ciddi şekilde azaldı. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Manisa’da 2025 yılı çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi 148 bin 27 ton olarak tahmin edildi. Piyasa üreticinin aleyhine dönünce TMO devreye girdi ve 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için 120 TL/kg alım fiyatı açıkladı.

Bu yıl ise durum tam tersine döndü.

Bağlarda ürün bol.

Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur’un kamuoyuna açıkladığı sektör beklentisine göre bu yıl kuru üzüm rekoltesinin 300-310 bin ton civarında olabileceği konuşuluyor. Bu rakam henüz kesinleşmiş resmî nihai rekolte değil. Ancak gerçekleşirse geçen yılın iki katından fazla ürün anlamına geliyor.

İşte üreticinin korkusu da burada başlıyor.

Normalde ürünün bol olması güzel haber olmalı.

Ama tarımda işler her zaman böyle yürümüyor.

Ürün az olduğunda çiftçi mahsulünü kaybediyor, ürün çok olduğunda ise fiyatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Bu yıl yaşanan tam olarak bu.

120 LİRADAN 80 LİRAYA NASIL GELDİK?

Geçen yıl TARİŞ, 9 numara kuru üzüm için 120 TL açıklamıştı. Sonrasında TMO da aynı kalite üzüm için 120 TL’den piyasaya girdi.

Bu yıl TARİŞ’in açıkladığı rakam ise 80 TL.

Ama burada önemli bir ayrıntı var.

Bu 80 lira, geçen yılki 120 lira ile birebir aynı türden bir fiyat değil.

TARİŞ bu yıl kalite farkı gözetmeden kilogram başına brüt 80 TL ön alım, yani avans fiyatı açıkladı. Piyasadaki gelişmelere göre daha sonra hesaplaşma yapılabilmesi mümkün. Dolayısıyla “Üzümün kesin fiyatı 80 lira oldu” demek teknik olarak doğru değil.

Fakat piyasanın psikolojisi teknik açıklamalarla yürümüyor.

Çiftçinin kulağına kalan rakam şu:

80 lira.

Tüccarın kulağına kalan da aynı.

İhracatçının önünde duran ilk ciddi rakam da aynı.

Dolayısıyla TARİŞ’in açıkladığı 80 lira, nihai fiyat olmasa bile piyasada bir referans oluşturma tehlikesi taşıyor.

Asıl endişe de burada.

GEÇMİŞTE TARİŞ NE DEDİ, TMO NE YAPTI?

Geçmiş yıllara baktığımızda TARİŞ’in açıkladığı rakamla TMO fiyatının her zaman aynı olmadığını görüyoruz.

Mesela 2022 yılında TARİŞ kalite ayrımı yapmadan 20 TL avans açıklamıştı. TMO ise 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için 27 TL fiyat verdi. Yani TMO’nun fiyatı TARİŞ avansının yaklaşık yüzde 35 üzerinde kaldı.

2024 yılında ise piyasa fiyatları üreticinin lehine yüksek seyrettiği için TMO kuru üzüm alımına hiç ihtiyaç duymadı. Bu bilgi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın TBMM’ye verdiği resmî cevapta da yer alıyor.

2025’e geldiğimizde ise TARİŞ 9 numara için 120 lira açıkladı, piyasa üreticinin aleyhine dönünce TMO da 120 liradan müdahale etti.

Yani geçmiş bize çok açık bir şey söylüyor:

TARİŞ’in fiyatı önemlidir ama TMO’nun fiyatını birebir belirlemez.

Bu nedenle bugün açıklanan 80 liraya bakıp, “TMO da 80 lira açıklayacak” demek doğru olmaz.

AMA MALİYETLER DE YERİNDE DURMADI

Bir de üreticinin maliyeti var.

TÜİK’in son açıkladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ne göre tarımda kullanılan girdilerin maliyeti Haziran 2026 itibarıyla geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32,06 arttı.

Bu rakam doğrudan “üzüm üretim maliyeti yüzde 32 arttı” anlamına gelmez. Tarımın tamamındaki ortalama girdi hareketini gösterir.

Ama çiftçinin yaşadığı maliyet baskısını anlamak açısından önemli.

Şimdi basit düşünelim.

Geçen yıl TMO’nun fiyatı 120 liraydı.

Sadece TÜİK’in açıkladığı yüzde 32,06’lık genel tarımsal girdi artışını bu rakama uygulasak, geçen yılın 120 lirasının bugünkü karşılığı yaklaşık 158,5 lira oluyor.

Ama bugün üreticinin önünde 158 lira değil, TARİŞ’in açıkladığı 80 liralık avans duruyor.

İşte çelişki burada.

Maliyet yükseliyor, ürün artıyor, fiyat ise aşağı yönlü baskı altında kalıyor.

TMO KAÇ LİRA AÇIKLAR?

Gelelim herkesin merak ettiği soruya.

Manisa’da 100 lira civarında rakamların konuşulduğunu biliyoruz.

Ancak bugün itibarıyla TMO’nun 2026 kuru üzüm fiyatına ilişkin resmî bir açıklaması yok.

Dolayısıyla “TMO 100 lira verecek” demek doğru değil.

Fakat geçmiş yıllar, bugünkü piyasa ve yüksek rekolte birlikte değerlendirildiğinde bir tahmin yapmak mümkün.

Ben bugün için 100-110 TL bandını ihtimal dahilinde görüyorum.

Neden?

Çünkü TARİŞ’in 80 liralık avans fiyatı piyasada aşağı yönlü bir çıpa oluşturdu. Ürün miktarı geçen yıla göre çok daha yüksek. Dünya piyasasında da Türkiye’nin fiyat rekabetini koruması gerekiyor.

Ama diğer taraftan TMO’nun 80-90 lira gibi piyasanın zaten oluşabileceği seviyelerden fiyat açıklamasının da müdahale açısından fazla bir anlamı olmaz.

TMO geçen yıl zaten piyasanın üretici aleyhine gelişmesi üzerine “piyasalarda istikrarın sağlanması ve üretici mağduriyetinin önlenmesi” gerekçesiyle devreye girmişti.

O halde TMO devreye girecekse, piyasaya gerçekten yön verecek bir rakam açıklaması gerekir.

Benim açımdan 120 lira hâlâ güçlü bir ihtimaldir.

Hatta üreticiyi korumak açısından geçen yılki 120 liranın altına inilmemesi çok daha anlamlı olur.

Fakat yüksek rekolte nedeniyle bunun maliyeti geçen yıla göre çok daha ağır olacaktır.

FİYATTAN DA ÖNEMLİ BİR SORU VAR

Burada yalnızca “TMO kaç lira açıklayacak?” diye sormak yetmez.

Bir başka soru daha sormamız gerekiyor:

TMO kaç ton üzüm alacak?

Bence bu, fiyat kadar önemli.

Çünkü 300 bin ton civarında ürün bulunan bir piyasada yüksek fiyat açıklayıp çok az miktarda alım yapmakla, gerçekten piyasayı düzenleyecek miktarda ürün almak arasında büyük fark var.

Geçen yıl TMO’nun fiilen aldığı ürün miktarı sınırlıydı. Bakanlığın TBMM’ye verdiği yanıta göre 5 Kasım 2025 itibarıyla 9, 8 ve 7 numarada toplam alım yaklaşık 7 bin 529 ton seviyesindeydi.

Bu yıl ürün gerçekten 300 bin ton seviyesine çıkarsa daha farklı bir piyasa ile karşı karşıya kalacağız.

Bu nedenle TMO’nun açıklayacağı rakamın yanında alım kapasitesi ve alım şartları da en az fiyat kadar önemli olacak.

MANİSA’NIN BEKLEDİĞİ SADECE BİR RAKAM DEĞİL

Meseleyi çok karmaşık hale getirmeye gerek yok.

Geçen yıl ürün azdı, fiyat 120 liraydı.

Bu yıl ürün çok.

TARİŞ 80 lira avans açıkladı.

Tarımsal girdiler bir yılda yüzde 32,06 arttı.

Üretici fiyatın düşmesinden korkuyor.

Tüccar TMO’yu bekliyor.

İhracatçı dünya piyasasını hesaplıyor.

Ve Manisa’nın gözü Ankara’da.

TMO’nun açıklayacağı fiyat, yalnızca bu yıl üzümün kaç liradan satılacağını belirlemeyecek.

Çiftçinin gelecek yıl bağına aynı parayı harcayıp harcamayacağını da belirleyecek.

Çünkü üretici bir yıl boyunca buduyor, ilaçlıyor, suluyor, işçi tutuyor, gübre atıyor, üzümü kesiyor, sergiye yatırıyor.

Sonunda tek bir şey istiyor:

Emeğinin karşılığını almak.

Ürün bol diye üreticinin emeğinin ucuzlaması doğru değil.

Ama dünya piyasasını yok sayarak fiyat belirlemek de mümkün değil.

TMO’nun görevi tam burada önem kazanıyor.

Üretici ile piyasa arasında denge kurmak.

Benim beklentim TMO’nun 100-110 liranın altında kalmaması, üreticiyi gerçekten korumak isteniyorsa 120 liralık geçen yıl seviyesinin mümkün olduğunca korunmasıdır.

Ama tekrar söylüyorum:

Rakam tek başına yetmez.

TMO kaç liradan alacak kadar, kaç ton alacağını da söylemeli.

Çünkü Manisa artık söylentiden yoruldu.

TARİŞ 80 lirayı söyledi.

Şimdi sıra TMO’da.

Ve bu kez açıklanacak rakam yalnızca üzümün fiyatı olmayacak.

Manisalı bağcının bir yıllık emeğinin fiyatı olacak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız