ZAFERLERİ AYI AĞUSTOS AYI VE DİN, VATAN, MİLLET SEVGİSİ

YAYINLAMA:

30 Ağustos Zafer bayramı münasebeti ile İslam’da savaş olur mu?  Ve yapılan savaşların vatan, millet ve İslami açıdan milli manevi boyutuyla kısaca bir değerlendirmesini yapmak istedim.  

İnsan; Allah’ın yeryüzünde halifesi, en şerefli
yaratığıdır. Bu kadar kıymetli varlığa hizmet, Allah’a itaat, zulmetmek ise
Allah’a isyan etmek kadar günahtır. 
Bunun içindir ki Kuran-i Kerimde:  “Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde
bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse bütün insanları öldürmüş olur. Kim de bir
insanın yaşamasına vesile olursa, bütün insanları yaşatmiş gibi sevap alır.” (Maide 32)

İslam Dini Beş Şeyi
Korumayı İstemektedir: 
1- Canın korunması 
2- Malın korunması 
3- Neslin korunması 
4- Dinin koruması 
5-Aklın korunması

Şairin çok güzel ifade ettiği gibi:
Muhammed’ime indirilen kitabımı kaldırtmam, 
Atalarımdan aldığım bayrağımı düşmana aldırtmam, 
Kutsal vatanıma kimseleri saldırtmam, 
Hakkın emri viran olmaz şehitliği
giderim. M. Emin YURDAKUL

Bu değerlere saldırı olursa,  savaşmak farzdır yani Allah’ın emridir. Her fert ve millet bu değerlerini korumakla mükelleftir.

Strateji: Milli gücün nerede ve ne zaman iyi kullanılacağını belirleyen sanat ve yönteme denir.
Cihat: İnsanın İslam’ı yaşamasındaki bütün engelleri kaldırması için yapacağı canla başla, malla ve kalemle yaptığı hareketlerdir. İslam dininde cihat can, mal, nesil ve
dinin korunması için yapılmalıdır.

Savaş Şekilleri:
1- Saldırı: İslam Dininde böyle bir savaş yoktur. Biz güçlüyüz, şunlar güçsüzdür onları öldürelim malların alalım, ırzlarına geçelim, keyfi olarak haksızlık zülüm yapalım diye İslam da bir savaş yoktur. 
Haçlı, siyonist emperyalistlerin bugün dahi Filistin ve değişik yerlerde yaptıkları savaşlar gibi.

2-Savunma: İslam’da yapılan savaşlar savunmadan ibarettir.
Hadis-i şerif: “Düşmanın silahıyla silahlanın.”
Kuran-i Kerimde:“Allah’a ve
Peygamberine inanırsanız; Allah yolunda canlarınızla cihat edersiniz; bilesiniz ki
bu, bu sizin için iyi yoldur.” Buyrulmaktadır.(Saf 11)

Vatan şairimiz şiirinde ne güzel ifade etmiş:
Ecdadını, zannetme asırlarca uyurdu, 
Nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu, 
Üç kıtada, yer yer kanayan izler şahit, 
Dinlenmedi birgün, o büyük Nesl-i mücahit. 
M. Akif ERSOY

Şehitleri anmak ve anlamak: O kan ki, onunla sulanmayan
toprak Vatan, onunla taçlanmayan hürriyet sancak, onunla renklenmeyen kumaş bayrak olamaz.

Vatanı kan korur, mürekkep
yüceltir
Kan şehidin, mürekkep
muallimindir.

Kan dökülmeden, kalemi tutan el, kalemi konuşturan mürekkep, mürekkebi anlamlandıran asil beyinler nerede yetişecek. Kanını vatanından esirgeyenlerin vatanlarına âit tapuları, haysiyet ve namusları olur mu! Dünyada bir benzeri
görülmemiş Çanakkale şehitlerinin, vatanları için sebil ettikleri o mübarek
kanlar kıyamete dek nesillerden nesillere aktarılacak, hep yaşayacak ve hep
yaşatılacaktır. Dillere destan o aslanların, meleklerin bile gıpta ettiği o eşsiz ve emsalsiz mertebelerini, Akif’in divitine kan çeke çeke yazdığı ve gözyaşıyla yoğurduğu mısralardan dinlemek icap ederse:

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi.
Bedrin aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

Şahâdet, milletimizin kara
sevdalı olduğu en yüce rütbe... Ona erişmek bir devlet, bir izzet, ona kavuşmak özel bir mazhariyettir. Milletimiz ona o kadar âşıktır ki, onsuz bu milleti, bu milletin hayatını, tarihini, toprağını, bayrağını, sancağını, istiklâlini
düşünmek mümkün değildir. İşte bu gerçeğin ve tespitin dizelerdeki anlatımı:

Gök kubbenin altında yatar, al kan içinde, 
Ey yolcu, şu topraklar için can veren erler:
Hakkın bu veli kulları taş türbeye girmez,
Gufrana bürünmüş yalnız Fatiha
bekler. M. Akif ERSOY

Ne kadar isterdim, ne kadar sizlerden biri olmak
Yaşayan bir ölü olmaktansa, ölmüş bir diri olmak. 
N. F. Kısakürek.

Vatan: Etrafı sınırlarla çevrili, üzerinde bir milletin değerleri ile beraber yaşadığı toprak
parçasına vatan denir. Bizim vatanımız kolay kazanılmamıştır. Her karış toprağı
şehit kanları ile yoğrulmuştur. Bu vatan için en son savaşlarda Çanakkale’de en
az 250 bin, Sarıkamış’ta da 90 bin vatan evladın şehit olmuştur.
Her vatandaşın vatanını sevmesi, sağlam inancının
gereğidir. Devleti ve milleti ile birlikte hür olarak yaşayabileceği bir vatanı
bulunmayan bir vatandaşın, inandığı gibi yaşaması da mümkün olamaz. Zira Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde: “Vatan sevgisi
imandandır.”Buyurmaktadır. Vatanı korumak kollamak ve yüceltmek iman ve şuurlu
olmaya bağlıdır.

Vatanımızın Farklılığı Ve Güzelliği: Bizim vatanımız, sıradan bir vatan değildir. Her haliyle cennet yurdu olan
vatanımızın dünyada eşi benzeri de yoktur. Yeraltı zenginlikleri, yer üstü güzellikleri, doğası, güneşi, tarihi, medeniyetlere beşik olması, jeopolitik ve
jeo stratejik önemi gibi saymakla bitirilmeyecek özellik ve güzelliklere sahiptir.
Vatanımız; binlerce yıllık
tarihi içerisinde, insanlığın farklı kültür, dinî tecrübe ve geleneklerini bağrında barındırmış. Millet olarak ta tüm inanç ve kültür farklılıklarını,
özgürlük ve saygı içerisinde yaşatılmasını insani bir görev olarak gören bir millet olmuşuz.

Vatanını önemini çok iyi idrak eden atalarımız, bu vatanı canları ve kanları pahasına
korumakla kalmamış, aynı zamanda çeşitli sanat eserleriyle süslemiş, değişik
medeniyetler kurmuş ve bu toprakları ebedi yurt haline getirmişlerdir.

“Kim bu cennet vatanın olmaz ki feda
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda,
Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,
Etmesin, tek vatanımdan beni dünyada cüda.” Mehmet Akif Ersoy

Bir milletin
hayatı ancak vatanına sahip çıktığı müddetçe devam eder. Canını seven ve
Vatanını canından aziz bilen milletler, asırlarca dünyaya hükmetmişlerdir.
Tarihte vatan sevgisinin ne yüce bir sevgi olduğunu dünyaya atalarımız
öğretmişlerdir. Şair ne güzel söylemiş:

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
 Toprak, eğer uğrunda ölen varsa, vatandır.”
İslam âleminde büyük bir
medeniyet, bu medeniyette hak, hukuk ve adalet vardı. Bugün insan haklarından
dem vurup, medeni geçinenlerin, ufacık menfaatler için işledikleri cinayetleri
kör, dilsiz ve sağır olanlar bile müşahede etmektedir.

Milli manevi değerlerimiz için tekrar böyle savaşların olmaması temennisi ile şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık afiyet, bizlerede bu değerlere bağlı şuurlu nesiller yetiştirme temennisi ile selam dua. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız