AHİ EVREN GELENEĞİ
Bu yıl 14-20 Eylül tarihler arası ahiler haftası kutlanacak olması münasebeti ile bende özetle bu konudan bahsedeceğim.
Bizler yüce bir dinin, engin bir medeniyetin, şanlı
bir tarihin mensuplarıyız Allah (c.c.) biz müminler için Kur’an-ı Kerimde:
“Siz insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı bir
ümmetsiniz. İyiliği emreder kötülükten nehyedersiniz ve Allah’a inanırsınız.”
(1) Buyurmaktadır. Bu hayırlı ümmet olma
vasfımız Allah’a olan inancımız ve kötülüklerden sakınmamızdan dolayıdır.
Yeryüzünde yaşayan bütün milletlerin dinleri,
tarihleri, örf, adet ve gelenekleri vardır. Bizlerde din olarak İslam dinine
inandık, İslam’a olan inancımızdan dolayı eşsiz bir medeniyet ve ahlaki
sistemimiz; bu medeniyetten doğan güzel örflerimiz, adet ve geleneklerimiz
vardır.
Ramazan ve Kurban bayramlarımız, Cuma günlerimiz,
mübarek kandil gecelerimiz, muharrem ayında aşure yapıp dağıtmamız, Allah’a
ibadet aşkı, büyüklere saygı, küçüklere sevgi ve şefkat, yoksulları doyurmak,
hediyeleşmek gibi yardımlaşmalarla zirveye ulaşan dini hayatımızın en güzel tezahürleridir.
10. Asırda kitleler halinde İslam dinini kendi arzusu ile kabul eden milletimiz; Peygamberimiz (s.a.v) “Müslüman
Müslüman’ın kardeşidir, Müslüman Müslüman’a zulmetmez, Bir kimse Müslüman kardeşinin ihtiyacını yerine getirirse Allah’da ona yardım eder." Buyurmaktadır
Bazı Peygamberlerin Meslekleri:
Hz. Adem (a,s.): İlk ziraat mühendisi ve çiftçi idi.
Hz. Şit (a.s.): Hallac, = dokumacıların, örücülerin ve
mensucat sanayiinin ilk kurucusu idi.
Hz. İdris (a.s.): İğneyi ilk icad eden, ona delik açan, iplik geçiren olduğundan, terzilerin-konfeksiyoncuların- örücülerin piri sayılır.
Hz. Nuh (a.s.): Marangozların, gemicilerin, denizcilerin ve barbarosların piri idi.
Hz. Hud (a.s.): Tüccar idi. Bütün tüccarların piri
sayılır.
Hz. Salih (a.s.): Sürülerle develer yetiştirirdi. Sütlerini
hem içer, hem de satıp dünyalığını temin ederdi. Salih peygamberin devesi
meşhurdur.
Hz. İbrahim (a.s.): Kâbe’yi yeniden inşa edişiyle, Hz Süleyman (a. s. )'a ve Mimar Sinan'a önderlik etmiştir.
Hz. Lud (a.s.): Tarihçi idi. Seyyahların, Evliya
çelebilerin piridir.
Hz. İsmail (a.s.): Kara ve deniz avcılığı ile geçimini
sağlardı. Avcıların piri sayılır. Yetmiş dil bilirdi. Tercümanların da piridir.
Hz. İshak (a.s.): Çoban idi.
Hz. Yakub (a.s.): Çoban idi.
Hz. Yusuf (a.s.): Saati ilk icat eden, toprak mahsulleri
ofisini ilk defa kuran, bolluk zamanında depolamayı, kıtlık zamanında halka
dağıtmayı düşünen bir peygamberdir.
Hz. Eyyüb (a.s.): Ziraatçı idi.
Hz. Şuayb (a.s.): Ziraatçı idi.
Hz. Musa (a.s.): Çobanlık yapmış ve Hz Şuayb (as)'a hizmetçilik etmiştir. Bir
büyüğe hizmet etmekte peygamber mesleklerinden biridir.
Hz. Harun (a.s.): Vezir idi.
Hz. Davud (a.s.): Demiri işleyen, zırh yapan ve düzenli
ordular kuran, Calut'un ordularını mağlup eden bir kumandandır.
Hz. Süleyman (a.s.): Emir, hükümdar idi. Sazlardan zenbil yapardı. Bakır madenini ilk defa işleyen O'dur.
Hz. Zülkifl (a.s.): Ekmek pişirirdi, fırıncıların piri idi.
Hz. İlyas (a.s.): Dokumacı ve iplikçilerin piri idi.
Hz. Yunus (a.s.): Balık avlayıp geçinirdi, balıkçıların piri idi.
Hz. Üzeyr (a.s. ): Bahçıvan idi. Meyve ağaçlarını ilk defa
aşılayan fidan yetiştiren, budama işlerini insanlara öğretendir. Bağ ve bahçe
işleriyle uğraşanların piridir.
Hz. Lokman (a.s.): Doktorluk ve eczacılık mesleğinin piridir.
Hz. Zekeriya (a.s.): Marangoz idi Müsned, 2/405)
Hz. İsa (As): Avcı idi. Av aleti ile geçimini temin
ederdi. Avcıların piri idi. Aynı zamanda doktorların piridir.
Hz. Muhammed (S.A.V): Küçük yaşlarda çobanlık yapmış, daha sonra
ticaretle uğraşmış ve cihadla meşgul olmuştur.
Hadis-i Şerif: “Din kardeşine onun gıyabında yardım eden kimseye
Allah (c. c. ) hem dünyada hem de ahirette yardım eder.” Buyurmaktadır. Atalarımızda bu emrin önemini korumuş, bu Peygamber buyruğunu mesleki sahada Ahilik Teşkilatı ile yaşatmıştır.
Ahilik teşkilatlanması ile ustalar yetiştirdiği genç
sanatkârlarla İslam’ın ahlakını öğreterek onları şu altı düstur ile sanat
geleneğine bağlı iyi bir Müslüman olarak yetiştiriyorlardı.
Bu düsturlar;
Elini açık tut,
İnsanlara karşı cömert ol.
Kapını açık
tut, din kardeşinle görüş.
Sofranı açık
tut, misafirperver ol.
Dilini bağlı
tut, asla yalan söyleme.
Gözünü bağlı
tut, helalinden başkasına bakma.
Belini bağlı
tut, harama uçkur çözme.
Bu sanat geleneğinin Anadolu Selçuklularından
Osmanlıya ve günümüze kadar milletimize ve toplum hayatımıza müspet yönde büyük katkıları olmuştur.
Milletlerin örf, adetleri ve gelenekleri olduğu gibi,
şehirlerin, köy ve kasabalarında kendilerine has gelenekleri de vardır.
Yüzyıllardır devam eden mertliğin, yiğitliğin sembolü
olan Edirne Kırk pınar güreşlerimiz,
Konya’nın takva ve maneviyat yüklü Mevlevi ayinleri,
Akşehir’in insanları kederden kurtaran anıldığı zaman, tebessüm ettiren Nasrettin Hoca Şenlikleri, (Göle Yoğurt Çalmalar)
Peygamber müjdesi ile fethe müyesser olan İstanbul’un
fethi törenleri, Allah’a teslimiyetin, Nebatatta şifa aramanın 41 çeşit baharatın
karıştırılarak yapılan Manisa mesir macunun şifa olduğu gibi, sevgi, kardeşlik
ve şefkatte yumak olmanın ve şifa bulmanın sembolü olmuştur.
Ve bunlar gibi ülkemizin çeşitli yörelerine ait
geleneklerimiz vardır.
Yüce dinimizi, güzel örf ve adetlerimizi muhafaza
edelim, çünkü bu değerler bizim kimliğimizi oluşturmaktadır.
Yüce Rabbimiz bizlere, milletimize güzel günler
göstersin. İslâm dünyasına birlik ve beraberlikler versin.
Peygamberimiz
(s.a.v.)in bir hadisi şerifinde: “Kim İslâm’da iyi bir çığır (güzel örf ve adet) açarsa, hem açtığı bir çığırın sevabı, hem de kıyamete kadar o çığırda yürüyenlerin sevabı hiç bir şey eksilmeksizin kendisine verilir. Kimde kötü bir çığır açarsa hem açtığı çığırın günahını, hem de kıyamete kadar o çığırında
yürüyenlerin günahını hiçbir şey eksiltmeksizin yüklenir.” (2)
----------------------
(1)-Al-i İmran ayet
110
(2)-Buhari Müslim,
Riyazüssalihin C.1 H. No: 242