Ara
Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri CHP İlçe Başkanı Arçak: Saruhanbey Camii’nin kaç tane ruhsatı var?

CHP İlçe Başkanı Arçak: Saruhanbey Camii’nin kaç tane ruhsatı var?

CHP Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arçak, basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme dair açıklamalarda bulundu. Toplantıda yerel siyasete ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Arçak geçen dönem Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaya cevap vererek “Caminin kaç tane ruhsatı var? Bunun cevabını versinler. Mesela bu caminin her minaresinin niye ayrı ayrı ruhsatı var? Bunun cevabını versinler.” dedi.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk


Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arçak, düzenlenen kahvaltı programında basınla bir araya geldi. Arçak, toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Önceki dönem Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi’nin sosyal medyadan Saruhan Camii ile ilgili yaptığı paylaşıma cevap veren Arçak “Sayın Çerçi sürekli işte elinizdeki belgelerle şuraya başvurun, buraya başvurun diyor ama ben yaklaşık 4 yıla yakın bir ilçe başkanlığı yaptım. Kendisi de o dönemde belediye başkanıydı. Ben hem Cengiz Ergün hakkında hem de Mehmet Çerçi hakkında sayısız defa suç duyurusunda bulundum.  Hatırlayın Cengiz Ergün mecliste ‘sayıştay denetmenlerine çöktüler’ ifadesini kullandı. Yani devletin görevlilerine ‘çöktüler’ ifadesini kullandı. Benim damadımın başındaki şirkete çöktüler ifadesini kullandı. Ben TCK 301'den suç duyurusunda bulundum. Yine işlem yapılmadı. 3’üncü defa dönemin belediye başkanlarına suç duyusunda bulunduk. Fakat soruşturma izni bile alamadık.  O yüzden Mehmet Çerçi’nin biraz bu konuya değinmesi lazım. Şunu söylesin. Ben ortaya çıkacağım, belgeleri sunacağım. Mehmet Çerçi de benimle beraber İçişleri Bakanlığı'na gelerek ‘Benim için soruşturma izni verin Sayın Bakanım diyebilecek mi?’ diyebilecek mi?” dedi.


“Camiler ümmetin sığınma alanlarıdır”


Saruhan Camii hakkında açıklama yaptıklarında kendilerine karşı saldırıya geçildiğini iddia eden Başkan Arçak “Hemen geçmişi hatırlatıyorlar ki kendilerince ki o hatırlatma da doğru bir hatırlatma değil. İşte camileri ahır yapan zihniyet gibi bir söylemlerle karşılaşıyoruz. Bakın, camiler kışla da olur, okul da olur, hastane de olur. Her şey olabilir. Çünkü cami dediğimiz Ümmeti Muhammed'in sığınma alanıdır. Bu dünyanın birçok noktasında, Müslüman toplumlarda, Filistin'den tutun, Doğu Türkistan'ına kadar böyledir. Biz Milli Mücadele Döneminde eğer silah depolanması gerekiyorsa camilerde silah depolandı. Süvarilerin atlarının orada durması gerekiyor, soğuktan korunması gerekiyorsa durdu. Çünkü camiler sığınma yerleridir.  Bizim bir cami ile sorunumuz olabilir mi?”  ifadelerini kullandı.


“Karşımızda cami yıkan bir zihniyet var”


Saruhan Camii yapılırken orada bulunan caminin yıkıldığını belirten Arçak “Fakat ben şu soruları sormak istiyorum. Bu cami yıkılırken, bu alan yapılırken burada bir cami yıkmışlar mı, yıkmamışlar mı? Mesela bunun bir cevabını versinler bize. Yani bizi camilere karşı gelmekle suçlayan bu zihniyet kendisi cami yıkan bir zihniyet. Ki biz bunu Türkiye'de çok çok uzun yıllar evvel yine yol açma çalışmalarında birçok tarihi cami yıkan bir iktidarla da karşı karşıyaydık. O iktidar da dini kullanan bir iktidardı. Şimdi gelinen noktada yine cami yıkan bir zihniyet var ve yine bu iktidar camileri ve dini kullanmak için ve mağdur edebiyatı üzerinden halkımızı etkilemeye çalışmak için mücadele veriyorlar. Bu arkamızdaki caminin kaç tane ruhsatı var? Bunun cevabını versinler.  Mesela bu caminin her minaresinin niye ayrı ayrı ruhsatı var? Bunun cevabını versinler. Bu caminin minarelerine niye doğrudan temin yapmışlar? Bunun cevabını versinler. Niye ihaleyle yapmamışlar.” ifadelerine yer verdi.

“İlkcan bey sanırım belediye başkanı olmak istiyor”


Başkan Arçak açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Fakat ne yazık ki iktidar partisinin bazı yetkilileri kendilerini şahsi menfaatlerine düşerek parlatabilmek Adına böyle sivil çıkışlar yalan yanlış çıkışlara imza atıyorlar. İlkcan Bey anladığım kadarıyla bir sonraki dönemin belediye başkanı adayı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla ya da bir milletvekili adayı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla ve ondan dolayı böyle sivil çıkışlar yapıyor. Daha önce ben ilçe başkanıyken önceki dönemde beni bazı AK Partililer bu durumla suçluyordu. Kendini parlatmaya çalışıyor diyordu. Ben asla kendimi parlatmaya çalışmadım. Söylediğim her şey doğruydu. Hepsi belgeliydi,  hukukiydi. Ve hakkımda açılan tüm davalar düştü. Tüm davalardan da beraat ettim.  Ama zat-ı muhterem sürekli iftira atıyor, sürekli sataşıyor. Bizim hizmetlerimizi eleştiriyor ve biz bu hizmetleri yapmıştık. Onlar tabela değiştirdiler. Yeni yer gibi açıyorlar diye eleştiride bulunuyor ki külliyen yalan.” 


“Biz kul hakkı yemeyiz”


“Semih Başkanım birçok projenin açılışını gerçekleştirdi. Birçok hizmeti duyurdu. O broşürde dikkatinizi çeken bazı yerler vardır. Mesela daha önceki dönemden gelen bazı hizmetler vardı. Diyor ki Semih Başkan bu daha önceki dönemde vardı. Biz üzerine koyarak devam ettik. Bakın kimsenin hakkını yiyemiyor. Anlatıyor bu daha önce vardı. Biz üzerine koyarak devam ediyoruz diyor. Yani sanki ilk defa yapıyormuş gibi bir duruma sokmuyor bizleri. O yüzden merak etmesin. Biz hak yemeyiz, kul hakkı yemeyiz, Sezar'ın hakkını Sezar'a veririz. Bizim yaptığımız hizmetlerin birçoğu, birçoğu bu dönemde yapılan geri vardır, binası yoktur, binası vardır, harabe durumdadır. Gerçekten bu noktada belediyemizin ekipleri en başta belediye başkanımız olmak üzere çok ciddi çalışmalar yürütüyorlar.”


“Manisa’da güvenlik sorunu görmüyorum”


“Cumhuriyet Halk Partisi olarak Genel Başkanımızdan ilçe başkanlarımıza kadar birçok noktada olaylar, hadiseler gerçekleşmeden kamuoyunu aslında bilgilendirmeye, bilinçlendirmeye çalışıyoruz.  Saldırıları gerçekleştirenler çocuk ve burada bakın suçlu çocuk ibaresini kullanmıyoruz. Suça sürüklenen çocuk ibaresini kullanıyoruz. Vefat edenlerin birçoğu da yine evladımız, çocuklarımız. Ben Manisa ile alakalı şahsıma da bir avukat olarak ben burada emniyet görevlilerimize teşekkür ediyorum. Emniyet mensuplarımıza, emniyet müdürlerimize çok teşekkür ediyorum. Bizim emniyet müdürlerimiz başka yerden tayin çıkıp buraya geldiklerinde birçoğu böyle oldu. Bir bakıyorsunuz Manisalı olmuşlar. Ve sürekli halkın içindeler. Bizlerin de içindeler. Siyasilerin de STK'ların da içindeler. Sürekli fikir tahsisinde bulunuyoruz. Ben bir avukat olarak söyleyebilirim ki Manisa'da ciddi bir güvenlik sorunu görmüyorum. Emniyetimizin de çok güzel çalıştığını görüyorum. Fakat bu son olaylarda Manisa özelinde söylemiyorum ama ben bir baba olarak, bir kız babası olarak korktum. Ve etrafımdaki birçok kişi çocuklarını okula göndermedi. Mesela bugün de birçok tanıdığım insan çocuklarını okula göndermediler. Bu olay toplumda bir infial yarattı. Hükümetin bu noktada ciddi çalışmalar yapması gerekiyor. Hem mevzuat kısmında bir çalışma yapılması gerekiyor. Hem uygulama noktasında bir çalışma yapılması gerekiyor. Hem de ıslah noktasında bir çalışma yapılması gerekiyor.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *