Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Kurtuluş Savaşı’nda Düşmana Karşı Destan Yazmıştı: Manisalılar Parti Pehlivan’ı Rahmetle Anıyor

Kurtuluş Savaşı’nda Düşmana Karşı Destan Yazmıştı: Manisalılar Parti Pehlivan’ı Rahmetle Anıyor

Kurtuluş Savaşı’nda düşmana karşı destan yazmıştı: Manisalılar Parti Pehlivan’ı rahmetle anıyor Parti Pehlivan kimdir? Parti Pehlivan'ın gerçek adı ne?

Kurtuluş Savaşı’nda Düşmana Karşı Destan Yazmıştı: Manisalılar Parti Pehlivan’ı Rahmetle Anıyor
Okunma Süresi: 3 dk

Manisa’nın işgal yıllarında düşmana karşı büyük kahramanlıklar sergileyen Parti Pehlivan lakaplı Mehmet Baskak, vefatının 82. yılında anılıyor. Güreş müsabakalarında tüm ödülleri aldığı için ‘parti’ lakabı verilen Mehmet Pehlivan, Manisa’da baş gardiyanlık yaptığı yıllarda şehrin işgal edilmesi üzerine 14 idamlık mahkumu kaçırarak bir çete kurmuş ve Yunanlılara karşı büyük başarılar elde etmişti. 6 Ağustos 1941’de Manisa’da vefat etti.

Serez'in kuzeyinde, Yunanistan'ın Orta Makedonya bölgesinde bulunan Aşağı Cuma adlı kasabada doğdu. Küçük yaşta memleketinde yaygın bir spor olan güreşe merak saldı ve kısa zamanda pehlivan oldu. Olağanüstü bir güreşçi olarak her zaman turnuvaların galipleriyle güreşti. “Parti” lakabını güreş müsabakalarında verilen ödülleri kaçırmadığı için aldı. İlerleyen zamanlarda yerel ahaliden bir Rum'u öldürdüğü için Makedonya dağlarına çıkmak zorunda kaldı. Uzun yıllar boyunca dağlarda Bulgar ve Yunan komitacılara karşı Türk ve Müslüman halkın yanında savaştı, zaman zaman II. Abdülhamid'in baskıcı yönetimine karşı Hristiyanlarla birleşmek zorunda kaldı. İttihat ve Terakki Cemiyeti Serez şubesinin bir üyesi olarak Mustafa Kemal'in de bulunduğu Hareket Ordusu'na katıldı, 31 Mart Ayaklanması'nı bastırılmasında görev aldı. Irak Cephesi'nde İngiliz kuvvetlerine ve Arap düzensiz birliklerine karşı savaştı. Kut savaşında bir subay olarak görev aldı. Savaştan sonra Şehir Hapishanesinin baş gardiyanı olarak Manisa'ya döndü.


MANİSA’DA ÇETE KURDU, YUNANLILARLA SAVAŞTI
15 Mayıs 1919'da Yunan işgal kuvvetlerinin İzmir'e ayak basmasından bir gün sonra Manisa Mutasarrıfı Giritli Hüsnü (Hüsnüyadis) Bey'in İzmir'e gidip Yunan kuvvetlerine teslim olması üzerine Manisa Hapishanesi gardiyanı Parti Pehlivan, 14 idamlık ve müebbetlik mahkumu kaçırarak çetesini kurdu. Kurduğu çete Bergama Baskını'na katıldı ve Milne Hattı'nın doğusuna çekildi. Alaşehir kongresinden sonra çetesi ile birlikte Çerkes Ethem ile Yunan Ordusuna karşı savaştı. Padişah yanlıları tarafından çıkarılan Ahmet Anzavur İsyanı'nın bastırılmasında Çerkes Ethem birliklerinin yanında görev aldı. Çerkes Ethem'in ihanetini öğrendikten sonra bağlarını kopardı ve ihanetin bir parçası olmadığını belirterek Türk Milli Ordusu'na teslim oldu. 1 Ocak 1921'de Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya Çerkez Ethem'in ihanetiyle içine düştüğü durumu anlatan bir mektup yazarak anlayış istedi.


REHİN ALINDA AMA BOYUN EĞMEDİ
Daha sonra 6 Haziran 1921'de İsmet Paşa tarafından affedilerek düşman hatlarının gerisinde kalması ve gerilla olarak görev yapması emredildi. Kendisi gibi Rumeli Türk'ü olan Simav Valisi'ne katıldı. Daha sonra, Demirci ve Simav ilçelerinde görevli 11. Akıncı müfrezesinin komutanlığına atandı. Birinci Dünya Savaşı'nda dul kalan, Molla Mehmed'in kızıyla, yöredeki Anadolu Türklerinden destek toplamak için evlendi. Eşi Yunan Ordusu tarafından yakalandı ve yaklaşık bir yıl rehin tutuldu. Yunan subayları birçok kez onu Yunan tarafına çekmeye çalıştı, ama o her zaman çok sert bir dille reddetti.


İSTİKLAL MADALYASI İLE ÖDÜLLENDİRİLDİ
Yunan kaynaklarına göre kendisi ve çetesi, Albay Plastiras ve Gonatas komutasında kalan kuvvetlerin peşindeydi, 12 Eylül 1922'de Yunan-Türk Savaşı'nın son savaşı olan Uzunkuyu'da çatıştılar. Savaştan sonra esir mübadelesi ile Anadolu'daki eşiyle birleşti ve kısa bir süre sonra 1912'den beri görmediği Serezli'deki ailesi, Yunanistan-Türkiye Mübadelesi ile Manisa'ya geldi. Daha sonra, göstermiş olduğu kahramanlıklardan dolayı ünlü İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Çerkez Ethem ile birlikte eşkıyalık yaptığı gerekçesiyle İstiklal Mahkemeleri'nde yargılandı, karısının küpesine kadar el konuldu. Ancak affedildi ve tüm eşyaları iade edildi. Cumhuriyetin ilanından sonra hizmetlerinden dolayı Manisa'nın Hacıhaliller mahallesinde kendisine toprak verilmiş ve vefatına kadar Manisa'da yaşadı. 6 Ağustos 1941'de vefat etti. 

HABER MERKEZİ