Açıklamada, toplumun birçok alanında yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekilerek son dönemdeki okul saldırılarının yarattığı derin acıya da değinildi. Hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenler anılırken, şiddetin bireysel değil; toplumsal, siyasal ve yapısal nedenlerle büyüdüğü ifade edildi.
Sağlık emek örgütlerinin yıllardır yaptığı uyarıların karşılık bulmadığı belirtilen açıklamada, bu durumun sağlık kurumlarında şiddeti daha da yaygınlaştırdığı kaydedildi. Hekimlere yönelik saldırıların sıradanlaştığı, hatta zaman zaman meşrulaştırıldığına dikkat çekildi.
Türk Tabipleri Birliği’nin 69 ilde 1105 hekimin katılımıyla yaptığı araştırma, sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu tabloyu gözler önüne serdi. Buna göre hekimlerin yüzde 59,3’ü çalışma hayatında şiddete maruz kaldığını belirtti. Katılımcıların yüzde 57,7’si sözlü ve psikolojik şiddet yaşadığını, yüzde 21,7’si ise fiziksel şiddete uğradığını bildirdi.
Verilere göre şiddetin en yoğun yaşandığı yerler acil servisler ve poliklinikler olurken, en sık faillerin hasta ve hasta yakınları olduğu tespit edildi. Ayrıca sağlık kurumlarında güvenlik önlemlerinin, erişim kontrolünün ve eğitim mekanizmalarının büyük ölçüde yetersiz olduğu ortaya kondu.
Açıklamada mevcut sağlık politikalarının sağlık çalışanlarını ve hastaları karşı karşıya getirdiği belirtilerek, şiddetin temelinde sistemsel sorunlar olduğu vurgulandı. Performans odaklı yapı, kısa muayene süreleri, yetersiz personel ve güvencesiz çalışma koşullarının sağlık ortamını kırılgan hale getirdiği ifade edildi.
Sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi ve kamu hastanelerinde yaşanan yoğunluk nedeniyle hem çalışanların hem de hastaların mağdur edildiği dile getirildi.
Manisa Tabip Odası, sağlıkta şiddetin sona ermesi için caydırıcı yasal düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Açıklama, “Şiddetsiz bir sağlık sistemi, şiddetsiz bir hekimlik ortamı ve şiddetsiz bir ülke mümkündür ve zorunludur” sözleriyle sona erdi.



