Türkiye’de yangın riski giderek büyürken, son 25 yıllık veriler ve gelecek projeksiyonları tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Kentmetre A.Ş.’nin hazırladığı kapsamlı analiz, yangınların artık yalnızca ormanlık alanları değil, kent merkezleri ve tarım bölgelerini de tehdit eden yaygın bir risk haline geldiğini ortaya koydu.
Kentmetre A.Ş. tarafından yapılan araştırmalar neticesinde, Türkiye’nin son 25 yıllık yangın karnesi ve önümüzdeki döneme dair çarpıcı risk projeksiyonları kamuoyuyla paylaşıldı. NASA FIRMS verileri ve iklimsel modellemelerle hazırlanan kapsamlı analiz, yangınların artık sadece ormanlık alanları değil, kent merkezlerini ve tarım havzalarını da tehdit eden sistematik bir risk haline geldiğini ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçlarına göre, 2000’li yılların başında temel olarak Akdeniz ve Ege kıyılarında kümelenen yangınlar, zamanla İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’ya doğru genişledi. Analizler, yangınların rastgele dağılmadığını, belirli bölgelerde "süper çekirdekler" oluşturduğunu gösteriyor. Özellikle Toroslar hattı boyunca Antalya, Mersin ve Adana ekseninde oluşan yoğunlaşma, bu bölgenin yangın doygunluğunda en kritik nokta olduğunu kanıtlıyor. Ankara ve Kayseri çevresinde beliren yeni risk odakları ise yangın tehdidinin bozkır ve tarımsal alanlarda da kalıcılaştığına işaret ediyor.
RİSKLİ SAATLER
09.00-10.00 Yangınların zaman içindeki dağılımını inceleyen çalışma, dikkat çekici zirve noktalarını gün yüzüne çıkardı. Verilere göre, Türkiye genelinde en fazla yangın çıkışı sabah 09:00 ile 10:00 saatleri arasında yaşanıyor. Bu dilimi 11:00-12:00 ve akşam 20:00-21:00 saatlerindeki artışlar takip ediyor. Yıllık bazda ise 2009 yılı 19 bin 984 yangınla tarihi bir zirve olarak kaydedilirken, 2024 yılında 12 bin 90 vaka ile riskli seyrin devam ettiği görülüyor.
Araştırmanın en özgün bulgularından biri, yangın riskinin mahalle ölçeğinde dahi büyük farklılıklar gösterdiğini kanıtlaması oldu. Aynı ilçe içerisindeki mahallelerin yapı yoğunluğu ve yerleşim düzenine bağlı olarak bambaşka risk profilleri çizdiği tespit edildi. Bu durum, yangınla mücadelede artık genel önlemlerin ötesine geçilerek; mahalle bazlı, veri destekli ve proaktif stratejilerin hayata geçirilmesinin hayati önem taşıdığını gösteriyor. 2026 yılı, Türkiye için bu stratejik dönüşümün en kritik eşiği olarak değerlendiriliyor.
YANGIN RİSKİ EN YÜKSEK 20 MAHALLE:
Çanakkale – Ayvacık – Tuzla Mahallesi, Bolu – Göynük – Alan Köy. Manisa – Saruhanlı – Bahadır Mahallesi. Çanakkale – Merkez – Ulupınar Mahallesi. İzmir – Bornova – Kurudere Mahallesi. İzmir – Menderes – Kuyucak Mahallesi. Çanakkale – Eceabat – Kocadere Mahallesi. Hatay – Antakya – Karaali Mahallesi. İzmir – Buca – Belenbaşı Mahallesi. Çanakkale – Merkez – Aşağıokçular Mahallesi. Bolu – Göynük – Çaylak Mahallesi. Bilecik – Osmaneli – Kazancı Mahallesi. İzmir – Menemen – Yeşilpınar Mahallesi. Sakarya – Geyve – Taşoluk Mahallesi. Eskişehir – Seyitgazi – Oynaş Mahallesi. Bilecik – Gölpazarı – Köprücek Mahallesi. Manisa – Saruhanlı – Şehitoba Mahallesi. Tekirdağ – Şarköy – Şenköy Mahallesi. İzmir – Menderes – Akçaköy Mahallesi. İzmir – Seferihisar – Payamlı Mahallesi.