Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Manisa'nın nüfusu yaklaşık 1 milyon 475 bin kişiye ulaştı. Bu nüfusun yaklaşık 280 binini 0-14 yaş grubu, 900 binini 15-64 yaş arasındaki çalışma çağındaki nüfus, 194 binini ise 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlar oluşturuyor. Ancak özellikle son çıkan EYT kanunuyla birlikte emeklilik yaşı 40’lara kadar düşerken emekli vatandaş sayısı da katlandı. Buna karşılık çocuk ve genç nüfusunun toplam nüfus içindeki payı giderek azalırken, doğurganlık hızındaki düşüş de bu değişimin önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale geleceğine işaret ediyor.

ÜRETİM GÜCÜ AÇISINDAN ENDİŞE VERİCİ TABLO
Türkiye'nin en önemli üzüm üretim merkezi olan Manisa; zeytin, kiraz, sebze ve birçok tarım ürününün yanı sıra organize sanayi bölgeleriyle de ülke ekonomisinin lokomotif şehirleri arasında yer alıyor. Ancak nüfusun yaşlanması, uzun vadede hem tarım hem de sanayide ihtiyaç duyulan iş gücünün azalması riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, çalışma çağındaki nüfusun daralmasının özellikle emek yoğun sektörlerde üretimi zorlaştırabileceğini, nitelikli iş gücü ihtiyacının ise her geçen yıl daha fazla hissedileceğini belirtiyor. Demografik değişimin yalnızca üretim değil, sosyal güvenlik sistemi açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

ÖNCELİKLİ GÜNDEM EMEKLİ MAAŞLARI
Son yıllarda “emekli kenti” haline gelen Manisa’da yılda iki kez artan emekli maaşları da öncelikli gündem maddelerinden biri. TÜİK’in Haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından emekli maaşlarına altı aylık enflasyon farkı doğrultusunda yaklaşık yüzde 17,76 oranında zam yapılacağı kesinleşti. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Manisa Şube Başkanı Nazif Gündüz, “Emeklinin asıl gündemi zam oranı değil, bu zammın hayat pahalılığı karşısında erimesidir. Türkiye'de yaklaşık 5,7 milyon emekli, en düşük emekli aylığı olan 20 bin TL seviyesinde yaşam mücadelesi veriyor. Toplam emeklilerin yaklaşık yüzde 90'ı ise 25 bin TL'nin altında maaş alıyor” dedi.

EMEKLİLER ÇOCUKLARINA MUHTAÇ
Manisa’da 470 bin emekli vatandaş olduğunu belirten Gündüz, “Kâğıt üzerinde yapılan zamlar, çarşıda ve pazarda aynı etkiyi göstermiyor. Çünkü evi kira olan emekli; kira, gıda, elektrik, doğalgaz gibi giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Bu durum emekliyi çocuklarına muhtaç bırakıyor ya da mezara kadar çalışmak zorunda bırakıyor. TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarının vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı gerçek hayat pahalılığını tam olarak yansıtmadığı yönünde ciddi tartışmalar bulunuyor. Emekliler, maaşlarının resmi enflasyona göre değil, gerçek yaşam maliyetine göre artırılmasını talep ediyoruz. Emekli artık rakamlarla değil, hayatın gerçeğiyle yüzleşiyor. Beklenti yalnızca maaş artışı değil; insan onuruna yakışır bir yaşamı mümkün kılacak, alım gücünü koruyan kalıcı sosyal politikaların hayata geçirilmesidir. Çünkü mesele sadece enflasyon değil; emeklinin satın alma gücünü yeniden ayağa kaldırmaktır” ifadelerini kullandı.

