Manisa’nın tarımsal üretim gücü denildiğinde akla ilk olarak üzüm ve zeytin gelse de, kanatlı hayvan sektörü ilin ekonomik yapısında en az bu ürünler kadar kritik bir rol üstleniyor. Türkiye’nin en önemli beyaz et ve yumurta üretim merkezlerinden biri olan Manisa, sahip olduğu yüksek kapasite, modern üretim tesisleri ve yaygın sözleşmeli üretim ağıyla hem iç piyasayı besliyor hem de ihracat yoluyla dünya pazarına katkı sunuyor. Ancak 2026 yılı başında alınan ihracat kısıtlama kararları, bu güçlü yapıyı ciddi şekilde sarsmış durumda.

50 MİLYONDAN FAZLA KANATLI HAYVAN BULUNUYOR
Resmi verilere göre Manisa’da 50 milyondan fazla kanatlı hayvan bulunuyor. İl genelinde toplam 917 işletmede faaliyet gösteren 2.051 kümes, üretimin omurgasını oluşturuyor. Bu işletmelerin büyük kısmını etlik tavuk üretimi yapan tesisler oluştururken, yumurta ve hindi üretimi de önemli bir yer tutuyor. Manisa, broiler (etlik tavuk) ve hindi üretiminde Türkiye birincisi konumunda bulunurken, yumurta üretiminde ise ikinci sırada yer alıyor.

GENİŞ ÜRETİM AĞI
Sektörün sahadaki temsilcilerinden Manisa Tavuk Yetiştiricileri Birliği (MAYTEB) Başkanı Mehmet Fatih Füzün, Manisa’daki kanatlı hayvan ve yumurta ilgili verilerden bahsetti. Füzün’ün verdiği bilgilere göre ilde 815 etlik tavuk işletmesine ait 1.757 kümes bulunurken, ticari yumurta üretimi yapan 39 işletmede 170 kümes faaliyet gösteriyor. Hindi yetiştiriciliğinde ise 63 işletmeye ait 124 kümes üretim yapıyor. Bu geniş üretim ağı, Manisa’yı yalnızca Türkiye için değil, bölgesel ve küresel gıda arzı açısından da stratejik bir merkez haline getiriyor. İlçeler bazında bakıldığında üretimin belirli merkezlerde yoğunlaştığı görülüyor. Etlik tavuk üretiminde Salihli yaklaşık 6 milyonluk kapasitesiyle ilk sırada yer alırken, Akhisar 5,7 milyon, Köprübaşı 4,8 milyon, Turgutlu 4 milyon ve Saruhanlı 3,7 milyonluk kapasiteyle öne çıkan diğer ilçeler arasında bulunuyor. Yumurta üretiminde ise Saruhanlı 4,5 milyonluk kapasitesiyle lider konumda. Bu ilçeyi Akhisar, Salihli ve Turgutlu takip ediyor. Bu dağılım, Manisa’da kanatlı sektörünün yalnızca belirli bölgelerde değil, geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir üretim ağına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak tüm bu güçlü yapıya rağmen sektör son aylarda ciddi bir darboğazdan geçiyor. Ticaret Bakanlığı tarafından Şubat 2026’da alınan ve iç piyasada artan fiyatları dengelemeyi amaçlayan tavuk eti ihracatını durdurma ve ardından kısıtlama kararı, üreticiler üzerinde ağır bir baskı oluşturdu. Özellikle ihracata yönelik çalışan işletmeler için bu karar, üretimin sürdürülebilirliğini tehdit eden bir unsur haline geldi” dedi.

İHRACAT OLMAYINCA İÇ PİYASA DENGESİ BOZULUYOR
MAYTEB Başkanı Füzün, ihracatın durmasının zincirleme bir etki yarattığını belirterek, “Firmalar da üreticiler de ciddi zarar görüyor. Üretici zaten maliyet baskısı altında, ihracat olmayınca ürün iç piyasada kalıyor ve fiyat dengesi bozuluyor. Bu durum kümeslerin kapanmasına kadar gidiyor” ifadelerini kullandı. Sektör temsilcilerine göre ihracat kapısının kapanması, yalnızca üreticiyi değil, yem sanayisinden lojistiğe kadar uzanan geniş bir ekonomik ekosistemi de olumsuz etkiliyor.

ÜRETİCİLER, GÜÇLÜ ALTYAPI VE YILLAR İÇİNDE OLUŞMUŞ ÜRETİM DENEYİMİ SAYESİNDE KAPASİTEYİ KORUMAYA ÇALIŞIYOR
Nitekim Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü tarafından hazırlanan Temmuz 2025 tarihli rapor da Manisa’nın sektördeki stratejik konumunu açıkça ortaya koyuyor. Rapora göre Manisa, Balıkesir ve Sakarya ile birlikte Türkiye’de en fazla tavuk varlığına sahip ilk üç il arasında yer alıyor. Bu veri, ilin üretim kapasitesinin ulusal ölçekte ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye genelinde 2024 yılında tavuk eti üretimi 2,5 milyon ton seviyesinde gerçekleşirken, Manisa bu üretimin önemli bir bölümünü karşılayan iller arasında bulunuyor. İlde faaliyet gösteren entegre tesisler, yem fabrikaları ve sözleşmeli üretim modeli, üretimin sürekliliğini sağlayan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle Akhisar, Salihli ve Turgutlu ilçeleri, bu entegre yapının en yoğun hissedildiği üretim merkezleri olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte sektör yalnızca ihracat kısıtlamalarıyla değil, artan maliyetlerle de mücadele ediyor. Yem, mısır ve enerji gibi temel girdilerde yaşanan fiyat artışları, üretim maliyetlerini önemli ölçüde yükseltmiş durumda. Üretici fiyatlarında artış yaşansa da bu artışın maliyetleri karşılamada yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Buna rağmen Manisa’daki üreticiler, güçlü altyapı ve yıllar içinde oluşmuş üretim deneyimi sayesinde kapasiteyi korumaya çalışıyor.

İHRACATIN YENİDEN BAŞLAMASI PİYASAYI DENGELEYECEK
Uzmanlara göre mevcut sorunların çözümü için iki temel başlık öne çıkıyor: ihracat pazarlarının yeniden açılması ve üreticilere yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi. İhracatın yeniden başlaması, hem iç piyasadaki arz fazlasını dengeleyecek hem de üreticinin gelir kaybını telafi etmesine yardımcı olacak. Aynı şekilde yem ve enerji gibi kritik girdilerde sağlanacak destekler de üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıyor.

GIDA GÜVENLİĞİ VE İHRACAT POTANSİYELİ AÇISINDAN KRİTİK BİR EŞİKTE BULUNUYOR
Tüm bu gelişmeler ışığında Manisa’daki kanatlı hayvan sektörü, Türkiye’nin gıda güvenliği ve ihracat potansiyeli açısından kritik bir eşikte bulunuyor. Sahip olduğu yüksek üretim kapasitesi ve güçlü altyapıya rağmen, mevcut ekonomik ve politik koşulların sektör üzerinde yarattığı baskı giderek artıyor. Üreticiler ise bir an önce ihracat kapılarının yeniden açılmasını ve sektörü rahatlatacak adımların atılmasını bekliyor.





