Bosna Hersek’in en köklü kültürel etkinlikleri arasında gösterilen Ayvaz Dede Şenlikleri, bu yıl da binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yüzlerce yıllık bir geleneği yaşatan şenlikler, Bosna halkı için Türkiye ile kurulan tarihi bağların da önemli sembollerinden biri olarak kabul ediliyor. Binlerce insanı bir araya getiren Ayvaz Dede Şenlikleri’nin hikayesi ise Manisa’nın Akhisar ilçesinde başlıyor. Bosna’da nesilden nesile aktarılan anlatılara göre, Bosna’nın fethi için gelen Fatih Sultan Mehmed’in ordusundaki 40 şeyhten biri olarak Ayvaz Dede de Akhisar’dan yola çıkarak bölgeye ulaşıyor. Bugün Prusac’ta Ayvaz Dede’nin adına düzenlenen etkinliklerde; dualar, yürüyüşler, atlı kortejler ve kültürel programlarla geçmişten günümüze uzanan bir miras yaşatılıyor.

BOSNA HERSEK’İN AKHİSARLI AYVAZ DEDESİ
Bosna Hersek’te yüzyıllardır yaşatılan Ayvaz Dede geleneğinin izleri, Manisa’nın Akhisar ilçesinde de görülmeye devam ediyor. Akhisar Belediyesi, Bosna’nın Prusac kentinde düzenlenen Ayvaz Dede Şenlikleri ile Akhisar’ın asırlık Çağlak Festivali arasında kardeşlik bağı bulunduğunu vurgularken, iki şehir arasındaki kültürel ilişkiler karşılıklı ziyaretlerle sürdürülüyor. Ayvaz Dede’nin Akhisar’ın hangi bölgesinden olduğuna ilişkin kesin tarihî kayıtlar ise günümüze ulaşmış değil. Resmî kurumlar ve yerel kaynaklar, onu genel olarak “Akhisarlı Ayvaz Dede” olarak anıyor. Akhisar’da Ayvaz Dede’nin adını taşıyan Ayvaz Dede İmam Hatip Ortaokulu da bulunuyor. İki ülke arasındaki tarihi ve kültürel bağı simgeleyen bu mirası yaşatmak adına Akhisar Belediyesi ve Manisa Öğretmen Akademileri gibi kurumlar bölgede çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.

42 YIL ARADAN SONRA YENİDEN BAŞLADI
Bosna Hersek’te “Ajvatovica” adıyla bilinen Ayvaz Dede Şenlikleri, 500 yılı aşkın süredir yaşatılan bir gelenek olarak dikkat çekiyor. Komünizmin hüküm sürdüğü eski Yugoslavya döneminde İslâmiyet ile ilgili yasaklanan pek çok şeyin arasında bu şenlik de bulunuyordu. Ancak 1990 yılında Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte 1947'den itibaren yasaklanan şenlikler, 42 yıl aradan sonra 1990'da yeniden düzenlenmeye başlandı.

BİNLERCE İNSANLA KUTLANIYOR
Her yıl haziran ayının son pazar günü kutlanan şenlikten önce cuma ve cumartesi günleri, Bosna'nın farklı şehirlerinden gelen geleneksel kıyafetli yüzlerce atlı ile sancaklar ve tekbirler eşliğinde geçit töreni düzenleniyor. Tekbirler ve ilahiler eşliğinde oluşturulan kortej, Ayvaz Dede’nin duasıyla yarıldığına inanılan kayalığa kadar yürüyor. Kayalığın önünde Kur’an okunup dualar edilirken, tören açık havada binlerce kişinin katıldığı toplu namazla devam ediyor. Kültürel etkinlikler, ilahi programları ve geleneksel gösterilerle tamamlanan organizasyon, Bosna Hersek’in en büyük dini-kültürel buluşmalarından biri olarak kabul ediliyor.

AYVAZ DEDE’NİN HİKAYESİ
Osmanlılarla tanışmadan önce Bogomil inancına, yani Bosna Kilisesi’ne mensup olan Bosnalılar, Osmanlı dervişlerinin hayatlarının her safhasına sirayet ettiğini gördükleri İslâm inancını ve ahlakını benimseyerek kitlesel olarak Müslüman olmayı tercih etmişlerdir. Bosna fethi için gelen Fatih Sultan Mehmed’in ordusundaki 40 şeyhten biri de Ayvaz Dede’dir. Manisa Akhisar’dan bugün Doni Vakuf şehrine bağlı olan Prusac’a (Prusats) varan Ayvaz Dede’nin yöre halkının muhabbet ve itibarını kazanması çok uzun sürmez. Burada kurduğu, han gibi işleyen tekkesinde dervişleriyle halka hizmet ederek gönüllere yerleşmiştir. Eski bir rivayete göre Ayvaz Dede, Şulyaga (Šuljaga) Dağı’nın altında güçlü bir su kaynağı bulur ve bu suyu Prusac’a getirmek ister. Şehirden altı kilometre uzaklıktaki, güzel iğne yapraklı bir ormanla çevrili Şulyaga tepesinde, suyun bölgeye gelişini engelleyen 74 metre uzunluğunda, 30 metre genişliğinde büyük bir kaya vardır. Köye indirmek istediği su kemeri için engel teşkil eden bu kayanın insan gücüyle kırılması imkânsız olduğundan Ayvaz Dede Allah’a dua etmeye başlar. İnanışa göre 40 gün 40 gece dua ve ibadetle Rabbine yalvarır. 40. günün sabahında Kur’an-ı Kerim okurken uyuyakalır. Rüyasında iki koçun büyük bir gürültüyle tokuştuğunu görür. Ayvaz Dede bu gürültü ile uyandığında kayanın 3-4 metre genişliğinde ikiye ayrıldığını fark eder. Ayvaz Dede 1467’de, yarılan kayanın içinden geçen ahşap tomruklardan (hortum) oluşan bir su tesisatı inşa eder. 3 bin 560 ahşap hortumdan oluşan bu tesisatı kayanın içinden geçirerek şehre su getirmeyi başarır. Vefatının ardından su kemerinin akıbeti meçhul olmakla birlikte, ilk sıhhi tesisat armatürlerinin, mezarı ve tekkesi Prusac’da olan âlim ve şeyh Hasan Kafi Pruşçak (Pruščak) tarafından yapıldığı bilinir. Tesisat 1785’in başında Bosnalı vali Miralem Paşa tarafından yenilenmiştir. Prusac’daki ilk modern su tesisatı ise 1931’de inşa edilmiştir. Ayvaz Dede’nin bu kerameti sayesinde susuzluk sorunu bertaraf edildiği gibi bölge halkı kendilerine himmet eden bu ihtiyarın dinini kabul edip Müslüman olur. Prusac küçük bir köy iken bu hadiseden sonra büyümüş, Ayvaz Dede’nin doğduğu Akhisar’ın ismini alarak bir kadılık merkezine, yani kazaya dönüşmüştür. Şeyh Hasan Kafi Pruşçak gibi birçok önemli şahsiyet burada dünyaya gelmiştir.









