Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Yeni üzüm çeşitleri üreticiye ve ihracata umut oluyor

Yeni üzüm çeşitleri üreticiye ve ihracata umut oluyor

Türkiye'nin en önemli üzüm üretim merkezlerinden Manisa'da faaliyet gösteren Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, hem sofralık hem de kurutmalık üzüm çeşitleri geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Genetik kaynaklar ve melezleme yöntemleriyle yürütülen araştırmalar sonucunda son yıllarda Spil Karası, Efem, Sultan 1, Manisa Sultanı, Saruhanbey, Altın Sultani ve özellikle yüksek verimiyle dikkat çeken Sultan 7 çeşitleri öne çıkıyor.

Yeni üzüm çeşitleri üreticiye ve ihracata umut oluyor
KAYNAK: CÜNEYT HASÇELİK
Okunma Süresi: 5 dk

Ülkemizin en önemli üzüm üretim merkezlerinden biri olan Manisa’da Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü hem kurutmalık hem de sofralık üzüm üzerine yeni üzüm çeşitleri geliştiriyor. Bağcılık Araştırma, genetik kaynaklardan ve melezleme yoluyla üzüm çeşitleri elde ediyor. Son dönemlerde erkenci üzüm çeşidi olan Spil Karası ve Efem üzüm çeşitleri ön plana çıktı. Ayrıca sofralık ve kurutmalık özelliğiyle Sultan 1 ve Manisa Sultanı üzüm çeşitleri öne çıkıyor. Çekirdeksiz üzüm Saruhanbey ve Altın Sultani üzüm çeşitleri geliştirildi. Çekirdeksizler konusunda amiral gemi ise Sultan 7 oldu. Sultan 7 diğer üzümlere oranla yüzde 40 daha fazla verim oranına sahip.  Yapılan çalışmalarla daha kaliteli, daha verimli çeşitlerin üretilmesi noktasında üreticilere yardımcı olunuyor.  Özellikle önümüzdeki dönemlerde yeni üzüm çeşitleriyle ihracatta yeni pazarların bulunmasına katkı sağlayacak.


ÜZÜM DENİLİNCE AKLA İLK MANİSA GELİYOR 
Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Selçuk Karabat,  üzüm denilince ülkemizde ilk akla gelen şehrin Manisa olduğunu kaydetti.  Karabat, “Manisa Türkiye'de en fazla üzümün üretildiği şehirdir. Artık üzüm denince Manisa geliyor akla. Ama diğer illerde de artık yavaş yavaş artmalar başladı; özellikle Mersin sofralık üzüm üretiminde bayağı atağa geçti. Denizli belli, İzmir belli. Netice itibarıyla daha çok sofralık üzüm konusunu gündeme getirdiğimizde, bizim de sofralık üzüm ve yeni çeşitleri geliştirme üzerine yapmış olduğumuz birçok çalışma var” dedi. 


ÜYENİ ÜZÜM ÇEŞİTLERİNDE İKİ KAYNAK KULLANILIYOR 
Çalışma yaparken iki kaynaktan faydalandıklarını vurgulayan Karabat, “Birinci kaynağımız genetik kaynaklarımız. İkinci kaynağımız ise melezleme ile yapmış olduğumuz çalışmalar ve melez çeşitlerin elde edilmesi. Melez çeşitleri elde ederken de biz hem çekirdekli hem de çekirdeksiz olarak melez üzüm çeşitlerini elde etmeye çalışıyoruz. Burada tabii genetik olarak birbirine uyumlu ve daha iyi kalitede bir üzüm ürün verebileceğine kanaat getirdiğimiz üzüm çeşitlerinin melezlemesini yapıyoruz” diye konuştu. 


13 BİN MELEZ FERT DEĞERLENDİRİLİYOR 
13 binin üzerinde melez ferdin bulunduğunu ifade eden Karabat, “Netice itibarıyla geçmişte 13 binin üzerinde bizde melez fert vardı. Şimdi onların değerlendirmeleri yapıldı. Onlardan elde edilen üzüm çeşitleri de şu anda bizim piyasaya sürdüğümüz, öne çıkardığımız bazı üzüm çeşitlerini ortaya çıkardı. Ama bu melezleme çalışmalarımız bizim yoğun bir şekilde yine devam ediyor. Bu meyanda biz yine yeni üzüm çeşitlerini erkenci, orta erkenci ve geç, orta dönemde geç olmak üzere üzüm çeşitlerini, yeni üzüm çeşitlerini bulmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte hem çekirdekli hem çekirdeksiz üzüm çeşitlerini bulmaya çalışıyoruz” dedi. 


SPİL KARASI VE EFEM ÜZÜM ÇEŞİDİ ÖNE ÇIKTI 
Son yıllarda yapılan çalışmalarda Spil Karası ve Efem üzüm çeşitlerinin ön plana çıktığını kaydeden Karabat, “Son yıllarda, 2016 yılında en son yapmış olduğumuz çalışmada 2 üzüm çeşidimiz öne çıktı. Özellikle erkenci olarak düşündüğümüzde 2 tane üzüm çeşidi bizim melezleme çalışmalarında öne çıktı. Bu Spil Karası ve Efem çeşitleri. Spil Karasını biz daha çok sıcak bölgelerde, erkenci üzüm elde edebileceğimiz bölgeler için tavsiye ediyoruz. Tabii bu Manisa içinde erkenci üzüm veren bölgelerde üreticiye hemen erken dönemde gelir getirici ve pazara üzüm sokmasını sağlayıcı bir çeşit niteliğinde.


EFEM İHRACATTA ÖNEMLİ BİR PAZARA ULAŞACAK 
Efem üzüm çeşidinin ihracata konu olacağını söyleyen Karabat, “Efem çeşidi var. Efem çeşidi de tam orta döneme denk gelmeden ortanın, ön orta dönemin öncesinde olgunlaşan bir üzüm çeşidi. O da özellikle hafif yayla kesimleri ve Alaşehir, Sarıgöl kesimlerinde gayet iyi sonuçlar verdi ve orada yayılmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemlerde ben Efem çeşidi ile ilgili ihracat konusu da olabileceğini, iç pazar haricinde bir pazar değeri kazanacağını düşünüyorum açıkçası” dedi. 


SULTAN 7 AMİRAL GEMİ GÖREVİNİ ÜSTLENİYOR
Çekirdeksiz üzüm konusunda Sultan 7 çeşidinin amiral gemi görevi üstlendiğine dikkat çeken Karabat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz mevcut çekirdeksiz üzüm alanlarımızdan elde etmiş olduğumuz bazı üzüm çeşitlerimiz var, sofralık ve kurutmalık karakteri öne çıkan. Sultan 1 ve Manisa Sultanı diye 2 çeşidimiz var. Bunlar özellikle sofralık karakteri öne çıkan çeşitler. Onlarla ilgili üreticilerimize tavsiyelerde bulunuyoruz. Ayrıca Saruhanbey ve Altın Sultani diye 2 çeşidimiz daha var. Ama bizim bu konuda çekirdeksizler konusunda, Sultani tipli çekirdeksizler konusunda amiral gemimiz diyebileceğimiz Sultan 7 var. Sultan 7 hem kurutmalık karakteriyle öne çıkıyor ve bu verim olarak yaklaşık olarak ortalama Sultani çekirdeksizler içerisinde ortalama değerin yüzde 40 kadar üstünde bir verim kapasitesine sahip. Çekirdeksiz üzüm üreticilerimiz ve onlara fidan sağlayan fidancılarımız daha çok bu çeşidin kalemlerini kullanıyor, bunlardan fidan üretimi yapıyorlar.” 


KURUMLA İŞBİRLİĞİ 
Kurumlarla işbirliği yaptıklarını vurgulayan Karabat, “Bunların ötesinde biz tabii bazı kurumlarla, bazı şekillerde ortaklıklarımız falan oluyor. İzmir Ticaret Borsası'yla yapmış olduğumuz bir isim anlaşması şeklinde bir çalışmamız olmuştu. Geliştirmiş olduğumuz çekirdeksiz bir üzüm çeşidine Borsa Karası adı verildi. Borsa Karası diye bir çeşidimiz var. O çeşit de 4 yıl önce tescil edildi ve çekirdeksiz bir çeşit. Siyah, çekirdeksiz bir çeşit. Bu çeşit de yaygınlaşma gösterebilir” diye konuştu.

AMAÇ DAHA KALİTELİ ÜRETİM VE YENİ PAZARLAR SAĞLAMAK 
Karabat, “Üreticiye çeşitlerle ilgili çalışmalar bir ufuk açıyor tabii, onlara yeni bazı pazarlara girme konusunda yardımcı oluyor. Bu üzüm çeşitleri esasında sadece şeyle elde edilmez, yani melezleme veya seleksiyon yoluyla elde edilmez. Yine yabancı ülkelerden introdüksiyon yoluyla dediğimiz o yolla da getirilen çeşitler var. Bunlar da üreticilere yardımcı olmuş oluyor ve onlara daha kaliteli, daha verimli çeşitlerin üretilmesi noktasında ve pazarda daha kaliteli bir ürünle çıkmalarını sağlayıcı etki yapıyor. Üreticilere bu yönlü şey oluyor. Ama bizim genel anlamda çalışmalarımız dediğin zaman o zaman değişir. Bu konu işte sulamasından gübrelemesine, bitki sağlığıyla bitki korumayla ilgili yapmış olduğumuz çalışmalar, yine gıda, gıda teknolojisi yani sektöre yönelik olan çalışmalarımız var. Bunlarla da biz hem bizim bağcı olan üreticilerimize gerekse sektörde çalışan paydaşlarımıza bilgi aktarımı ve onlarla ortak çalışma zemini yaratmış oluyor” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız