CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis'teki haftalık grup toplantısında konuştu.
Burcu Köksal'a tepki
AK Parti'ye biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz, siz Trikopis'in askerlerisiniz deyince benim "Dur Burcu, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir partisine tamam rakip olabiliriz, düşmanlık görüyor olabiliriz ama Yunan ordusunun partisi denmez." diye susturmaya çalıştım. Her fırsatta siz Fesli Deli Kadir'in Atatürk'ün cenazesine giden şu diyenlerin partisisiniz, alçaklar. "Yapma Burcu." dedim. İzmir kadın milletvekiline bunu öldürmezsem içime sinmeyecek deyince ya da AK Parti Grup Başkanvekiline küfürlerle saldırınca zor durdurduğumuz...
İskilipli Atıf'ın partisi mi dememiş? Oraya katılan şeye katılırken bir teğmen katılırken sen Atatürk düşmanlarını seçtin, İskilipli'yi seçtin, Fesli Deli Kadir'i seçtin, Trikopis'çileri seçtin. Sana sahip çıkan partini bırakıyoruz demiş. Şimdi daha önceki Topuklu Efe'deki gibi ya AK Parti'ye katılacaksın ya diğerleri gibi içeri atılacaksın da bir günde, burada belediye başkanlarımızı ziyaret edip en güzel şeyleri söylerken, arıyorum dün size gelmiş diyorum, o kadar mutluydu ki seni öve öve bitiremedi diyor. Çıkmış diyor ki: "Partide siyaset imkanım kalmadı." Seni bu koltuğa oturttum. Oralara oturttuk, buralara oturttuk. Miting yaptık. Üç kere Afyon'da miting yapmışım. Seçimi kazanmış, ilk tebriğe gitmişiz. Yeter ki Afyon'u tutsun diye. Diyor ki: "Geçmişi unutmadılar. Beni koltuğumdan etmek için aday yaptılar." Aday yaparken Afyon'u kazanamam, Grup Başkanvekilliği'ni bırakmayayım demiş. Bırakma, kaybedersen yerin hazır ama sen kazanacaksın demişim. Önce ben inanmışım. Önce ben, sonra o.
Geçenlerde annesi hastalanmış. Annesi şimdi beni izliyordur. Takılıyorum teyzeye. Kumandanın pilleri 6 yıldır bitmiyor diye. Sadece Halk TV açık. Her grubu ağlayarak izleyen, o 2 yaşındayken'den beri MS hastası olan, geçen sefer AK Parti'ye geçiyor söylentilerinde kaskatı katılan, sinir krizi geçiren teyzeme ben 2 ay önce evinde ziyarete gittim. Elini öptüm. Defalarca öptü beni. O anne ve oradan sonra beni yemeğe götürdü. Her seferinde övgüler, övgüler, övgüler, övgüler. Şimdi diyor ki orada siyaset imkanım kalmadı. Son konuşmasında AK Parti grubuna diyor ki: "MS hastası anneme küfrettiniz, alkışladı bu AK Parti grubu." diyor. Bekliyor ki yarın Afyon'a gidince onu Mustafa Kemal'in kurduğu partinin grubu değil, o annesine küfredeni alkışlayanların, bunun da gelin alın beni be, yolsuz dediniz, rüşvetçi dediniz, dolandırıcı dediniz, teslim olmayacağım, alın beni içeri diye meydan okuduğu gruba gidiyor. Ve diyor ki ve diyor ki: "Özgür Özel beni tehdit etti." Ona sadece şunu dedim: 6 ay önceki gidişinde demiştim, şüphen kocandansa ayrılırsın, bu parti ailen olur sana sahip çıkar, senin hırsız olduğuna inanmıyorum, o laf o.
Bu sefer de dedim ki: "Ey Burcu Hanım, 2 yıl kolay geçmez ama çabuk geçer. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olunca sakın gelip kapımızda yalvarma." Bu tehditse, daniskasını ediyorum ulan! Daniskasını ediyorum! Hadi bakalım. Cumhuriyet Halk Partisi tehditten yılanların, teslim olanların değil, hep birlikte ayağa kalkanların, iktidara yürüyenlerin partisidir. Bu partinin iktidar yürüyüşü süngünün üstüne yürüyerek başladı. Düşman kurşununa açık yüreğiyle, göğüsüyle yürüyenlerle başladı. Yürüyelim arkadaşlar!