Dijitalleşen finansal ekosistemle birlikte dolandırıcılık yöntemlerinin de evrilmesi, ceza hukuku mevzuatında tanzim projelerinin hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor. Son dönemde internet arama motorlarında "12. Yargı Paketi IBAN kiralama cezası" ve "Banka hesabını başkasına vermenin cezası düşüyor mu 2026" niyetleriyle gerçekleştirilen yoğun arama trafiği, Meclis ihtisas komisyonundan saniyeler önce geçen tescilli yasa metniyle karşılık buldu. Hukukçular, siber dolandırıcılık şebekelerinin ağına düşen hesap sahipleriyle, suçu organize eden asıl faillerin ceza sayaçlarında fahiş ayrışmaya gidilmesinin ceza adaleti tüzüğüne uygun bir adım olduğunu tahlil ediyor.
Kabul edilen yeni madde uyarınca Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158. maddesine yeni bir fıkra eklenecek. Düzenleme doğrultusunda; dolandırıcılık suçuna iştiraki, yalnızca kendisine veya bir başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka, kredi kartı, kripto varlık veya ödeme hizmeti sağlayıcıları nezdindeki hesap bilgilerini başkasına vermekle sınırlı kalan sanıkların cezası yarı oranında indirilecek.
Yasama tüzüğündeki geçiş hükümlerine göre, kanun yürürlüğe girmeden önce yerel mahkemelerce mahkum edilmiş olup dosyası İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ceza dairelerinde bulunan sanıklar hakkında bozma kararı verilerek dosyaları ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bekleyen dosyalar da ivedilikle ilk derece mahkemelerine iletilecek. Hali hazırda dosyası infaz aşamasında olan hükümlüler ise mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren 6 ay içinde mağdurun uğradığı zararı aynen iade eder veya tazmin ederse, TCK 168 etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak yarı yarıya ceza indirim kalkanından faydalanabilecek. Zarar tamamen giderilinceye kadar infazın durdurulması sayaçları işletilemeyecek.
Düzenlemenin detaylarına ilişkin kurumsal açıklamalarda bulunan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, özellikle sosyal medya mecralarında "hesabını kirala, komisyon kazan" gibi tuzak vaatlerle en çok gençlerin mağdur edildiğini ifade etti. Gençlerin hukuki sonuçları öngöremeyerek banka hesaplarını suç örgütlerine açtığını ve eğitim ile meslek hayatlarını bitiren fahiş cezalarla karşılaştıklarını hatırlatan Yüksel, hiç kimsenin "Ben bilmiyordum" diyerek sorumluluk kalkanı arkasına gizlenemeyeceğini mühürledi.
Düzenlemenin kesinlikle bir cezasızlık veya af tüzüğü olmadığını vurgulayan Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, organize suç örgütlerine karşı yürütülen kalkan hatlarında en ufak bir gevşeme olmayacağını şu sözlerle mühürledi: "Burada özellikle ifade etmek isterim ki hazırlanan düzenleme, dolandırıcılık suçunu planlayan, organize eden, yöneten, vatandaşları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan baronlar bakımından herhangi bir değişiklik öngörmemektedir. Bu kişiler hakkında mevcut cezai yaptırımlar ve bütçe kota cezaları aynen uygulanmaya devam edecektir. Organize dolandırıcılıkla mücadelemizde en küçük bir geri adım söz konusu değildir. Bu adım sadece suça katkısı sadece hesap bilgilerini vermekle sınırlı kalan, asıl parayı kazanamayan kişiler için ölçülü bir ceza sayaç adaleti sağlamaktadır.