Adana'da bayiden sıfır kilometre olarak alınan bir otomobilde boya kusuru çıkması üzerine açılan davada Yargıtay 3. Hukuk Dairesi emsal niteliğinde bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, üretim kaynaklı boya kusurlarında aracın tamamen değiştirilmesinin orantısız olduğuna, bunun yerine gizli ayıp nedeniyle oluşacak değer kaybının ödenmesi gerektiğine karar verdi.
Olay, Adana'da yaşayan bir vatandaşın bayiden sıfır araç satın almasıyla başladı. Araç bir süre sonra satışa çıkarıldığında götürülen ekspertizde, sol kapı ve orta direğin boyalı, sol alt marşpiyelinin ise lokal boyalı olduğu ortaya çıktı. Firma yetkililerinden olumsuz yanıt alan tüketici, Adana 3. Tüketici Mahkemesi'ne başvurarak aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etti.
Dava dosyasına giren bilirkişi raporunda, otomobilin belirtilen bölgelerinde boya akması olduğu ve bu nedenle boya kalınlığının referans değerlerinin üzerine çıktığı ifade edildi. Raporda, söz konusu kusurun imalat süreçlerinden kaynaklandığı ve tüketicinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı vurgulandı.
Yerel mahkeme, araçtaki sorunun "gizli ayıp" niteliğinde olduğunu belirterek tüketiciyi haklı buldu ve sıfır aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine hükmetti. Davalı şirket ise boyanın standartlara uygun olduğunu savunarak kararı temyiz etti.
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin misliyle değişim kararını orantısız bularak bozdu. Yüksek mahkeme, kusurun kullanıcıdan değil imalat aşamasından kaynaklanan bir gizli ayıp olduğunu doğruladı.
Ancak kararda, boya kusurunun aracın kullanım amacı olan yolcu taşımaya, sürüş konforuna veya emniyetine olumsuz bir etkisi bulunmadığına dikkat çekildi. Bu doğrultuda, aracın tamamen değiştirilmesi yerine yalnızca ikinci el piyasa değerinde oluşan kaybın tazmin edilmesi gerektiği hükme bağlandı.