Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait medeni durum istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. 15 yaş ve üzeri nüfusu kapsayan veriler, Türkiye’de evlilik ve boşanma oranlarının bölgelere göre belirgin şekilde farklılaştığını ortaya koydu.
Açıklanan rakamlara göre Türkiye’de 19 milyon 861 bin 472 kişi hiç evlenmedi. 41 milyon 271 bin 735 kişi evli, 3 milyon 567 bin 484 kişi boşanmış, 3 milyon 860 bin 754 kişi ise eşini kaybetmiş durumda. En büyük grubu evli nüfus oluştururken, hiç evlenmeyenlerin sayısının da dikkat çekici seviyeye ulaştığı görüldü.
EVLİLİKTE ZİRVE GAZİANTEP’İN
Kaba evlenme hızında Türkiye ortalamasının üzerinde yer alan Gaziantep, en fazla evlilik oranına sahip iller arasında ilk sırada yer aldı. Uzmanlar, genç nüfus oranının yüksekliği ve geleneksel aile yapısının güçlü olmasının bu tabloda etkili olduğunu belirtiyor.
Evlenme oranının en yüksek olduğu iller şu şekilde sıralandı:
Gaziantep
Osmaniye
Şanlıurfa
Adıyaman
Kahramanmaraş
Hatay
Aksaray
Konya
Kilis
Batman
Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki illerde genç nüfusun fazla olması ve erken yaşta evliliklerin daha yaygın görülmesi istatistiklere yansıdı.
BOŞANMA ORANINDA İZMİR İLK SIRADA
Boşanma oranlarının en yüksek olduğu il ise İzmir oldu. Batı ve kıyı illerinde boşanma hızının Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiği dikkat çekti.
Boşanma oranının en yüksek olduğu iller şöyle:
İzmir
Antalya
Denizli
Muğla
Uşak
Aydın
Eskişehir
Karaman
Mersin
Manisa
Turizm merkezleri olan Antalya ve Muğla’da nüfus hareketliliğinin yüksek olması, bireysel yaşam tarzının daha yaygın olması ve şehirleşme oranının artışı boşanma oranlarını etkileyen faktörler arasında gösteriliyor.
BÖLGESEL FARK DİKKAT ÇEKİYOR
TÜİK verileri, Türkiye’de evlilik ve boşanma oranlarının coğrafi olarak belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da evlilik oranları daha yüksek seyrederken, Batı illerinde boşanma oranlarının daha fazla olduğu görüldü. Uzmanlara göre bu farkın arkasında eğitim düzeyi, ekonomik koşullar, şehirleşme oranı, kadınların iş gücüne katılımı ve toplumsal yapı gibi birçok etken bulunuyor.
Açıklanan veriler, Türkiye’de aile yapısının dönüşüm sürecine işaret ederken, sosyal politikaların şekillenmesinde de önemli bir referans olarak değerlendiriliyor.